13. Hukuk Dairesi 2015/6334 E. , 2016/11421 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirketten inşaat halindeki binada yer alan 17 numaralı bağımsız bölümü takas usulü ile satın aldığını, 24.02.2007 tarihli sözleşmeye …
**13. Hukuk Dairesi 2015/6334 E. , 2016/11421 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirketten inşaat halindeki binada yer alan 17 numaralı bağımsız bölümü takas usulü ile satın aldığını, 24.02.2007 tarihli sözleşmeye göre daire bedelinin 150.000,00 TL olarak belirlendiğini, bununla birlikte 2007 yılı Mayıs ayında teslim edilmesi gereken dairenin süresinde teslim edilmediğini, bundan ayrı bahse konu daireye çekme kat yapılması için bono verdiğini, çekme katın yapılmamasına rağmen bonoların iade edilmediğini ve icra takibine konu edildiğini, bu nedenle bir kısım bono bedellerini ödemek durumunda kaldığını, Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/31 D.iş sayılı dosyası ile inşaatın durumunu tespit ettirdiğini, zararlarının sözleşmenin eksik ifası, bir blokta bulunması gereken yasal yerler, inşa şekli ve unsurların yokluğuna dayandığını ileri sürerek ıslahen 10.000,00 TL tazminat ile eksik ve gizli ayıplı imalatlar nedeni ile belirlenen 4.587,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Bursa 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/10357, Bursa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/18040 ve Bursa 20 İcra Müdürlüğü’nün 2011/3264 Sayılı dosyaları ile takibe konulan bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece 14.587,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu Bursa 3. İcra Müdürülüğü’nün 2009/18040, Bursa 20. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3264 Sayılı icra takiplerinde davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 297. maddenin 2. fıkrası ile "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü getirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek, Mahkemece verilen kısa kararın 2 nolu fıkrasında “Davaya konu Bursa 5. İcra müdürlüğünün 2008/10357, Bursa 3. İcra müdürlüğünün 2009/18040, Bursa 20. İcra müdürlüğünün 2011/3261 sayılı takiplerinde davacının borçlu olmadığının tespitine,” denilmişken, gerekçeli kararın hüküm bölümünün 2 nolu fıkrasında “Davaya konu Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2009/18040 , Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2011/3264 sayılı icra takiplerinde davacının borçlu olmadığının tespitine” karar verildiği, böylece kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine göre, davacının sair, davalının ise tüm temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının sair, davalının ise tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 693,52 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.