Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; makul sürede yargılanma hakkının, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 29/5/2014, 2/5/2014, 2/6/2014, 10/5/2014, 16/5/2014 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 2014/5985 numaralı başvurunun kabul edilebilir olduğuna, esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Komisyonca 2014/6843, 2014/6902, 2014/7865, 2014/7867, 2014/7869, 2014/8117 numaralı başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 2014/6843, 2014/6902, 2014/7865, 2014/7867, 2014/7869, 2014/8117numaralı başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Farklı tarihlerde yapılan 2014/6843, 2014/6902, 2014/7865, 2014/7867, 2014/7869, 2014/8117numaralı bireysel başvuru dosyalarının aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle 2014/5985 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2014/5985 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:Başvurucu Hüsnü Neslioğlu 23/5/2002 tarihinde, diğer başvurucular ise 16/5/2002 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Başvuruculardan İsmail Soylu 23/5/2002 tarihinde tutuklanmış, 2/7/2002 tarihinde salıverilmiştir. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 23/5/2002 tarihli iddianamesi ile mükerrer bilet kullanma sonucu zimmetine para geçirdiği iddiasıyla başvurucular hakkında kamu davası açılmıştır. Aydın Ağır Ceza Mahkemesinin 11/5/2007 tarihli kararı ile başvurucuların beraatine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 2/3/2010 tarihli ilamı ile hüküm bozulmuştur. Bozmaya uyularak yürütülen yargılama sonucunda Aydın Ağır Ceza Mahkemesinin 27/2/2013 tarihli kararı ile " Gişe memuru olan sanıklar hakkında mükerrer bilet kullanarak zimmetlerine para geçirdikleri iddia edilmektedir... uyulan bozma ilamı gereğince aldırılan bilirkişi raporunda da yapılan incelemeler sonucunda sanıkların zimmet yada ihtilasen zimmet fiilini işledikleri yolunda bir bulgu ve sonuca varılmadığının bildirildiği görülmüştür. Bu deliller karşısında, amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi olan "şüpheden sanık yararlanır (in dubio proreo)" ilkesi ve AİHS'nin 6/2 maddesinde garanti altına alınan masumiyet karinesi uyarınca sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerini gösterir mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların beraatine karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle başvurucuların beraatine karar verilmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Ceza Dairesinin 13/2/2014 tarihli ilamı ile onanmıştır.