T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2025 NUMARASI : ...Esas ...Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... İFLAS İDARE MEMURU : 1 -... İFLAS İDARE MEMURU : 2 -...…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2025 NUMARASI : ...Esas ...Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... İFLAS İDARE MEMURU : 1 -... İFLAS İDARE MEMURU : 2 -... İFLAS İDARE MEMURU : 3 -... DAVANIN KONUSU : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müflis ... A.Ş. ile davacı arasında "Taşıma Amaçlı Açık Arazi Sözleşmesi" akdedildiğini, müflis şirketin kira paralarını ödememesi sebebiyle ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... İcra sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı iflas erteleme kararı gerekçe gösterilerek ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararıyla icra takibinin iptal edildiğini, herhangi bir kira edimini yerine getirmeyen müflis şirketin ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla iflasının açılması akabinde ... İcra Müdürlüğü ... İflas (eski ... İcra Müd. ... İflas) sayılı dosyaya, 05/03/2020 tarihli dilekçeyle davacı Teşekkül'ün 01/05/2017 - 01/03/2020 tarihleri arasında işleyen kira bedeli ve ferileri olmak üzere toplam 1.372.090,39 TL alacağının kaydı talep edildiğini, 30.10.2010 tarihli sıra cetvelinden de görüleceği üzere tüm bedelin kabul edildiğini, iflas kararı ve ödenmeyen kira bedeli ve ferilerine rağmen müflis şirket veyahut iflas masası tarafından herhangi bir şekilde kiraya konu mecurun tahliye edilmeye yanaşılmadığını, şifahi ikna çabaları ile 15/03/2024 tarihinde iflas idaresi tarafından 4 adet anahtarın davacı teşekkül personeline tutanak eşliğinde teslim edildiğini, taşınmazın 15/03/2024 tarihinde tahliye edilmesi sebebiyle davacı Teşekkülün 25/03/2024 tarihli dilekçeyle bakiye kira bedeli ve feriileri olmak üzere toplam 4.475.275,07TL alacağının masaya kaydedilmesinin talep etmiş olduğunu, 11/02/2025 tarihli ek sıra cetvelinde ise "talep yargılamayı gerektirir" açıklamasıyla taleplerinin reddedildiğini, mecura ilişkin tam ve eksiksiz tahliye işleminin 15/04/2024 tarihinde gerçekleştiğini, anahtarların bu tarihte kiraya veren davacı Teşekkül'e teslim edildiğini, bu itibarla tahliye tarihine kadar işlemiş kira ve ferilerinin masaya kaydedilmesi gerektiğinden 4.475.275,07 TL alacağın tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunulduğunu ancak talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini, davacı tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile sıra cetveline itiraz davası açtığını, davacı tarafın alacak talebinin müflis ile 29/01/2015 tarihinde imzalanan taşıma amaçlı açık arazi sözleşmesi gereğince ödenmeyen kira bedelleri, cezai şart ve işlemiş faiz alacaklarına dayandığını, taşınmazın açık alan olduğunu, davacı tarafın 2019 yılında müflis şirketin iflas ettiğini bildiğini, 2019 yılından beri müflisin faaliyeti bulunmadığını, davacı tarafın taşınmazın boş olduğunu bilmesine rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak kira bedeli işleterek iflas idaresinden talep ettiğini, davacının işbu davayı açmasına iflas idaresinin sebebiyet vermediğini, davacının iflas masasına alacak kayıt dilekçesi ile başvurusunda İİK m.219/2-2 uyarınca alacağını teşvik edici bilgi ve evrak sunmadığından reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Davacının alacak kayıt talebinde bulunduğu dönemin 01/03/2020 tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğundan iflastan sonra oluşan bir alacak olduğu ve iflas masasının da kira sözleşmesi ilişkisini de devam ettirdiği, bu yüzden de dava konusu edilen 01/03/2022 tarihi ile 15/03/2024 tarihleri arasındaki kira alacağı ve bu döneme ilişkin alacağın iflastan sonra doğan ve masa borcu niteliğindeki kira alacağı olduğundan ve bu alacak türlerinde de görevli mahkeme genel hükümlere göre belirleneceği, kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1.a maddesine göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu, görev dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözönüne alınması gerektiği gerekçesi ile; 1-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. ve 115. maddeleri gereğince Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın görev nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-) Görevli Mahkemenin ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-)Kararın kesinleşmesine mütakiben HMK'nın 20. maddesinde belirtilen iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi 'ne gönderilmesine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Sıra cetveli itiraz davasına bakmakla görevli mahkemenin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235.maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanunla düzenlendiğini, bu nedenlerle, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğuna, dava dosyasının yeniden görülmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkemenin kararının haksız ve mesnetsiz olduğunu, sıra cetveline itiraz davalarının Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği 2004 Sayılı İİK'nın amir hükmü olduğunu, bu nedenlerle ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.-... K. sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmek üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, kayıt kabul istemiyle açılmıştır. Davaya konu alacak; 01/03/2020 - 15/03/2024 tarihleri arasında işleyen kira bedeli ve cezai şart alacağı talebine ilişkindir. Müflis yönünden talep edilebilecek alacaklar üç gruba ayrılır. Bunlar; iflastan önce doğan iflas alacakları, iflastan sonra iflas masasının teşekkülü neticesinde iflas masasınca yapılan masraf ve giderlerin oluşturduğu masa alacakları ve iflas tarihinden sonra doğan genel alacaklardır. İflas alacakları; İcra ve İflas Kanunu'nun 184/1. maddesinde; "İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer." hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflâs alacaklarıdır". İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçlarıdır. İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1212). İflas alacakları, iflas tarihinden önce doğan müflis borçlarıdır. Bu alacakların ödenmesi için açılan dava kayıt kabul davası olarak adlandırılmaktadır. İflas tarihinden önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifadeyle iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nun 235. maddesinden alan davalardır. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu davalarda görevli mahkeme İİK'nun 235. maddesi uyarınca iflas kararı verilen yer Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. İflas tarihinden sonra doğan genel alacaklar; Müflisin, iflasın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflas alacağı olmayıp, iflas masasından istenemez. Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. Masa borçları; Masa borçları ise; muhatabının masa olduğu, masa üzerine doğan ve masanın doğrudan sorumlu olduğu borçlardır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur". İflas açıldıktan sonra müflisin, masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkan yoktur. Bu nedenle masa alacağı müflisin değil, iflasın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar iflas masası ya da masa adına iflas idaresi tarafından yapılan borçlardan olup, masa alacağının müflisle ilgisi bulunmadığından bu borçlardan iflas masası sorumludur. Masa borçları, iflasın açılmasında itibaren tasfiye aşamasında masa adına yapılan ve masa tarafından ödenmesi gereken borçlardır. Örneğin; iflas idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde yaptığı borçları, iflas idaresinin haksız iktisap ve haksız fiillerinden doğan borçları, iflas masası için tutulan avukatın vekalet ücreti, masanın tasfiyesi aşamasında kanun gereği doğan vergi ve resimler, masadaki malın değerinin korunması için yapılan giderler, müflise ait işyerinde iflasın açılmasından sonra çalışmaya devam eden işçinin bu döneme ait ücreti, müflis şirketin kiracı olduğu işyerinin iflasın açılmasından sonraki kira alacağı...gibi. (Mahmut Coşkun, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, s:925) İflas tarihinden sonra ancak müflis şirketin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde yaptığı borçların masa borcu olarak değerlendirilebileceği Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21/09/1995 tarihli 1995/7081 E. 1995/7295 K sayılı kararında da "...İflas idaresi masa menfaatlerini gözeterek müflise ait fabrika ve işyerini işletmeye devam ederse, işletme nedeniyle doğan borçlar masa borcudur..." şeklinde açıklanmıştır. İİK'nın 248.maddesinde; "İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır." düzenlemesi gereğince iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası tarafından yapılan masa borçları, tüm iflas alacaklarından daha önce ve tam olarak ödenir. Masa alacaklarının tespiti masanın işidir. İflas alacakları ve masa alacaklarının sorumlusu masa olup münferit alacaklılar ve müflis bunlardan sorumlu değildir. Masa alacakları öncelikle ödenir. İflas idaresi masa alacaklısının talebini reddederse, alacaklı masaya karşı genel mahkemede dava açabilir veya takip yapabilir, yoksa sıra cetveline itiraz davası açamaz. (Mahmut Coşkun, s:925) Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır (Kuru, s. 1213). Masa alacaklarının tam olarak ödenmesinden sonra iflas alacaklarının ödenmesine geçilir. Satış bedeli masa alacakları karşılanmadan iflas alacaklılarına dağıtılmaz. Alacağın rehine bağlı olması durumu değiştirmez. Masa alacaklarından sonra iflas alacakları ödenerek tasfiye gerçekleştirilir. Masa alacakları, iflas alacaklarından önce ve tam olarak ödenmeleri gerektiğinden ayrıca masa alacaklılarının borçlusu doğrudan doğruya iflas idaresi olduğundan bu alacaklar sıra cetvelinde yer almaz. Sıra cetvelinde yer verilen alacaklar sadece iflas alacaklarıdır. Masa alacaklarına sıra cetvelinde yer verilmez ise de, bunlara pay cetvelinde yer verilir. Pay cetveli, malların satış bedelleri tahsil edildikten ve sıra cetveli kesinleştikten sonra iflas alacaklılarının iflastan düşen paylarını göstermek üzere düzenlenen ödeme planıdır. Sıra cetveline karşı açılmış bütün davalar sonuçlanmadan pay cetveli düzenlenemez. Masa alacaklarının ödenmesinden sonra iflas alacaklılarına kesinleşen sıra cetvelinde yer aldıkları sıraya göre düzenlenen pay cetveline göre ödeme yapılır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesinin 2024/228 esas, 2024/780 karar sayılı karar ilamı) Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2013/7401 esas, 2013/8088 karar sayılı, 17.12.2013 tarihli kararı da; "İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda genel mahkemelerce tespit edilecektir. (İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müraacat Yolları, Öztek Selçuk, yayımlanmamış doçentlik tezi, s. 37) Dairemizin 02.02.2012 tarih ve 2011/4952 E, 2012/680 K sayılı ilamı da bu yöndedir. İİK'nda masa borçları için İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan HUMK'nın 1 ve 8. madde hükümlerindeki parasal sınıra göre Asliye ya da Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir." değerlendirmesini içermektedir. Bu genel açıklamalardan sonra; taraflar vekilleri görevsizlik kararı veren ...Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararının yerinde olmadığını ileri sürmüşler ise de; davacının dava dilekçesi ve iflas masasına vermiş olduğu 25/03/2024 tarihli kayıt kabul dilekçesine konu işleyen kira bedeli ve bu dönemlere ilişkin cezai şart (4.475.275,07TL) alacağının, 01/03/2020 - 15/03/2024 tarihleri arasına ilişkin olduğu, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2019 tarih ...Esas ... Karar sayılı kararı ile müflis ...A.Ş. hakkında iflas erteleme davasının reddine ve davacı şirketin iflasına ve iflasın 18/12/2019 saat.12:21'de açılmasına karar verildiği ve davacı şirketler vekillerince temyizden feragat akabinde kararın 28/09/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı ...nün işbu istinafın konusu davaya ilişkin ikinci alacak kayıt talebi olarak 25/03/2024 tarihli olarak 01/03/2020 - 15/03/2024 tarihleri arasında işleyen kira bedeli ve cezai şart alacağı talebi, iflas idaresinin 11/02/2025 tarihli ek sıra cetveli ile alacağın yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda; davacının alacak kayıt talebinde bulunduğu dönem 01/03/2020 tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu, iflastan sonra oluşan bir alacak olduğu ve kira sözleşmesi ilişkisinin de devam ettiği dikkate alınarak ilk derece mahkemesince kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1.a maddesine göre sulh hukuk mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/07/2025 tarih, ... Esas ...Karar sayılı kararına karşı, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harçları peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.26/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.