12. Ceza Dairesi 2022/7220 E. , 2025/3073 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1332 E. - 2021/2443 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin re…
**12. Ceza Dairesi 2022/7220 E. , 2025/3073 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1332 E. - 2021/2443 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 26.10.2016 tarihli dilekçe ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne müracaat eden sanığın, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 19.06.1996 tarih ve 5900 sayılı kararı ile tescilli 1. derece doğal sit alanında kalan 1432 sayılı parselde römork üzerinde köfte satış hizmetine ilişkin izin talebi ile ilgili olarak yapılan incelemeler sonucu kurul uzmanları tarafından hazırlanan 21.03.2017 tarihli raporun "3.2 Kullanım durumu" başlığında, "Zeminde tesviye işlemi yapılarak bir kısmında kilit parke taşı döşendiğinin, kenarlarının bordür taşı ile sabitlenmiş olduğunun, bir kısmının yine bordür taşı ile çevrili olup, içerisinin toprak dolgu olduğunun, geri kalan kısmının ise mıcır döşeli olduğunun, kilit parke taşı ile döşeli alan içerisinde kısım kısım hazır doğal çim ekilerek yeşil alan oluşturulduğunun, alan içerisinde yaklaşık bir kamyon yükü kadar toprak, bir römork yükü kadar çiftlik gübresi, bir römork yükü kadar kum ve yarım römork yükü kadar da kilit parke taşının farklı yerlerde stoklanmış olduğunun, alan içerisinde 34 adet sonradan dikilmiş fidanlar olduğunun, ayrıca 10 adet fidan dikimine hazır hale getirilmiş "çanak" tabir edilen fidan çukurunun açılmış olduğunun, ayrıca alan içerisinde ocak bacası bulunan, tekerlekli seyyar, sacdan imal edilmiş metal büfe bulunduğunun, alanın Çine Adnan Menderes Barajına bakan yönünde tek kademeli teras (seki) oluşturulduğundan dolgu işlemleri yapıldığının, alanda dolgu ve tesviye işlemleri yapıldığının" tespit edildiği, anılan rapora istinaden suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, belirlenen müdahalelere ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında Çine Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 tarihli ve 2018/350 Esas sayılı iddianamesi ile dava açıldığı, sanığın savunmasında, isnat edilen eylem nedeniyle daha önce yargılandığını beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, "Sanık hakkında aynı fiil nedeniyle mahkemenin 2015/154 Esas sayılı dosyasından yargılama yapılıp karar verildiği anlaşıldığından açılmış olan davanın 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi gereğince reddine" karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında açılan davanın, Çine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/154 Esas sayılı dosyasında yargılamaya konu olduğundan bahisle mükerrer kabul edilerek reddine karar verilmiş ise de; Çine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/154 Esas sayılı dosyasında 2016/510 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilip dava dosyasının halen temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğu, ancak gerekçeli karar ve iddianame içeriğinden suç tarihinin 09.07.2014 olup, iddianamesinin 25.02.2015 tarihinde düzenlendiği, iddianamede 'davaya konu taşınmazda zemin düzleme ve doldurma işlemlerinin' dava konusu yapıldığı görülmekle, gerek suç tarihi gerekse dava konusuna göre eylemin farklı tarihteki uygulamalara ilişkin olup mükerrer olmadığı ve iddianame düzenlenme tarihine göre de hukuki kesinti sonrası eylemlere ilişkin değerlendirme yapması gerekirken red kararı verildiği, bir an için tesviye ve dolgu işleminin önceki yargılamaya konu olduğu kabul edilse dahi tespit edilen ve halen devam eden fiziki/inşai müdaheleye konu diğer işlemlerin yeni birer eylem olup mükerer olmadığı görülmüş, sanığın, dosya kapsamı ve kurumlara başvuru dilekçe içeriklerinden alanın sit kapsamında olduğunu ve izin alması gerektiğini bilmesine rağmen henüz izin almadan davaya konu müdaheleleri yaptığının sabit olduğu, gerek yerinde yapılan tespitler gerekse eki fotoğraflardan yapılan müdahelelerin 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde düzenlenen tescil edilen sit alanının topoğrafya ve silüetini bozacak ve zarar verici nitelikte olduğunun kabülü gerektiği" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çine Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.