10. Hukuk Dairesi 2022/8484 E. , 2023/2157 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/686 Esas, 2019/1058 Karar ... ... ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/707 Esas, 2017/763 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, dava…
**10. Hukuk Dairesi 2022/8484 E. , 2023/2157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/686 Esas, 2019/1058 Karar ... ... ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/707 Esas, 2017/763 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmek ve de temyiz eden davalılar vekillerince duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 02.11.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... mirasçıları adına gelen olmadı. Duruşmalı olarak temyiz eden diğer davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Av.... ve şirket yetkilisi ... ile davalı ... adına Av. ... ve davacılar adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemiz'e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 21.07.2014 tarihinde kazalı/müteveffa ...’in davalılardan ...’e ait ... adresindeki dört katlı binanın teras katı dış cephe boyama işini yaparken boya aparatının ucuna taktığı boya rulosu ile çalışırken alüminyumdan yapılı boya aparatının binanın yakınından geçmekte olan yüksek gerilim enerji nakil hattına temas etmesi sonucunda elektrik akımına kapıldığı, hastaneye kaldırılan ...’in tedavi altına alındığını ancak 02.08.2014 tarihinde elektrik çarpmasına bağlı olarak hayatını kaybettiğinden bahisle eş, çocuklar ve kardeş ... için 5.000,00’er TL maddi, eş için 200.000,00 TL manevi, çocuklar için 150.000,00’er TL manevi, anne ve baba için 100.000,00’er TL manevi, kardeşler için 50.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmilkerdir. II. CEVAP Davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde bir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, müteveffanın kendi işçileri olmayıp davalılardan ...’nun aldığı işte çalışırken hayatını kaybettiğini, meydana gelen kazada sorumlulardan birisinin de müteveffanın kendisi olduğunu, sorumlu olduklarını kabul etmemekle birlikte istenen maddi ve manevi tazminatların çok fahiş olduğunu, müteveffanın günlük 150,00 TL yevmiye ile çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini, davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nun işçi olarak çalışan bir boyacı olduğunu, söz konusu binanın boya işini kendi işlerinin yoğunluğu nedeniyle daha önce birlikte çalıştığı iş arkadaşı müteveffa ...’e önerdiğini, ...’in de bu işi yapabileceğini ....’e söylediğini, bunun üzerine müteveffa ...’in işi aldığını, müvekkili ... ile ... arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin sigortası olmadan çalışan müteveffa ...’in mağduriyetini gidermek için bu işi önerdiğini ve aracı olduğu için ...’un muhasebecisi ...’ı arayarak yardımcı olmalarını istediğini, ceza dosyası sonuçlanmadan müvekkilinin kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, olayın gerçekleştiği tarihin 21.07.2014 değil Ramazan Bayramının arife günü olan 27.07.2014 olduğunu, müvekkilinin müteveffa ...’in boya işine gittiğinden dahi haberi olmadığını, müteveffanın müvekkiline haber vermeden kendi alet ve malzemeleri ile boya yapmaya gittiğini, müvekkiline haber vermeden arife günü gittiği işte müteveffanın kendi hatası ve ihmali yüzünden kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili ...’ya izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, somut olayda müvekkilinin diğer davalı ... ile binanın son iki katının boyanması bakımından götürü olarak anlaşmaya vardıklarını ve müteveffanın davalı ... ve ...Ltd. Şti. bünyesinde çalışan hizmet akdine dayalı bir işçi olduğunda niza bulunmadığını, ceza dava dosyasının tahkikat aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkilinin son iki katının ruhsata aykırı ve kaçak olarak yapıldığından bahisle asli kusurlu olarak gösterilerek illiyet bağının bu şekilde kurulmasının hukuki dayanağı olmadığını, somut olayda müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu ancak manevi tazminatın fahiş olarak talep edildiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, ceza davasının bekletici mesele olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelişinde davalıların toplamda %80 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacı eşin maddi zararının 404.435,58 TL, davacı çocuk ...’in maddi zararının 146.959,69 TL, davacı çocuk ...'in maddi zararının 93.927,00 TL olarak tespit edildiğini gerekçesinde belirterek maddi tazminat talepleri arttırılmadığı için fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak eş ve çocuklar lehine 5.000,00’er TL maddi, eş lehine 40.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 30.000,00’er TL manevi, anne-baba ve 2xkardeş lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, davacı kardeş ...’ın destek kapsamında bulunmadığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, Davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. Sa. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın müvekkilinin işçisi olmayıp davalılardan ...'nun işçisi olduğunu, bu nedenle ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen %60 oranında kusurlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili hakkında ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/304-574 Esas Karar sayılı ilamı ile sahte evrak düzenlemek suçundan beraat kararı verildiğini, SGK raporunda müvekkili şirketin işveren konumunda olmadığının belirtildiğini, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacaklarını müteveffanın aldığı maaş miktarının yüksek olarak belirlendiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mazeret dilekçesi verdikleri halde bu hususun zapta geçirilmediğini, müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, davalı ...'nun ağır kusuru nedeni ile illiyet bağının ortadan kalktığını, müvekkili ile iş alan diğer davalı ... arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin eser sözleşmesi olduğunu, ... 22.Asliye Ceza Mahkemesince müvekkili hakkında verilen beraat kararı nazara alınmaksızın hatalı karar verildiğini, kusuru bulunmaması nedeni ile manevi tazminattan da sorumlu tutulamayacağını, davacının ihtiyati tedbir talebi hakkında HMK 26 ıncı maddesine aykırı şekilde karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasa yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararına karşı kanun yoluna başvuran tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, Davalı ... Mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müteveffa davalı ...'in kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebi hakkında hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının d bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi. 3. Değerlendirme Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Dosya kapsamından Dairemiz'in 02.11.2021 tarih ve 2020/7230 Esas, 2021/13346 Karar sayılı kararı ile “Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden 01.01.2017 tarihinden sonraki döneme ilişkin olmak üzere davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin ticaret sicilinden terkin edilip edilmediğinin, ticaret sicil kayıtlarında meydana gelen değişikliklerin, bu değişikliklere esas belgelerin ve yine bunlara dair ticaret sicil gazetesi ilanlarının sorulup celp edilmesinden sonra davalı şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiğinin diğer bir deyişle tüzel kişiliğinin son bulduğunun anlaşılması halinde davalı şirketin ihya edilmesi için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına dair karar alınmasını takiben ilk derece mahkemesi gerekçeli kararı, bölge adliye mahkemesi karar ilamının ihya kararı ile birlikte atanacak tasfiye memuruna yöntemince tebliğ edilmesi, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı HMK’nın 366 ıncı maddesinin yollaması ile 346 ıncı maddelesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmesi,” için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar verildiği, Dairemizce dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar vermiş olmasına karşın Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen 14.02.2022 tarihli kararla dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar verildiği, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi'ne geri çevrilmesinden sonra ve fakat İlk Derece Mahkemesi'nce Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verilmesinden önce davacılar vekilinin 18.04.2022 tarihli bir dilekçe ibraz ettiği, dilekçede özetle davalı şirketin tüzel kişiliğinin son bulduğunun anlaşılması halinde, şirketin ihyası sürecine gitmeyi düşünmediklerini, bu nedenle davalı vekili olarak dosyada kaydı bulunan ... Barosu avukatlarından Av. ...'dan terkinden sonraki dönemde davalı şirketin ihyasına yönelik bir işlem yapılıp yapılmadığının, terkin tarihinden sonraki dönemde davalı şirketi temsilini sağlayacak, usule uygun düzenlenmiş vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının sorulmasını talep ettiği, sonraki aşamada Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevabın dosyaya intikal ettiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 22.04.2022 tarihli ek kararla ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre şirketin 02.10.2018 tarihinde tasfiye sonu terk işleminin yapıldığı, şirketin ticaret sicilden terkin edilmesi ile tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle vekalet ilişkisinin de sona ereceği, şirketin ihya edilmesi halinde bunun ticaret sicil kaydında görülmesinin gerektiğinden bahisle davacılar vekilinin talebinin reddine karar verildiği, başkaca bir işlem yapılmadan dosyanın İlk Derece mahkemesince Dairemiz'e gönderildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı şirket vekiline 24.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, Bu ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... dışındaki tüm tarafların istinaf kanun yoluna başvurdukları, davalı şirketin istinaf başvuru tarihinin ise 05.02.2018 tarihi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 05.12.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verdiği, buna karşılık ilk derece mahkemesi kararının davalı şirket vekiline tebliği ve akabinde istinaf edilme tarihinden sonra ve fakat Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinden önce 02.10.2018 tarihinde davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiği ve keyfiyetin 08.10.2018 tarih ve 9676 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı açık olduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesi'nce taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek karar tarihi itibariyle Ticaret Sicili'nden terkin edilmiş olmasından dolayı tüzel kişiliği bulunmayan davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi'nce yapılacak iş, davacı tarafa davalı şirketi iş bu dava nedeniyle ihya etmesi için önel vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...