12. Ceza Dairesi 2019/13611 E. , 2020/1003 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK'nın 89/1, 89/2-e, 62, 52/1, 2, 3, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'ın işlettiği, oğlu olan diğer sanık ...'in ise kaynak ustası olarak çalıştığı tamir atölyesinde tamirat …
**12. Ceza Dairesi 2019/13611 E. , 2020/1003 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK'nın 89/1, 89/2-e, 62, 52/1, 2, 3, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'ın işlettiği, oğlu olan diğer sanık ...'in ise kaynak ustası olarak çalıştığı tamir atölyesinde tamirat için müşterinin getirdiği otobüs mazot deposunda kaynak işlemi yapıldığı sırada meydana gelen patlamada işçi olan katılanın hayati tehlike geçirecek ve yüzünde sabit iz meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, asli kusurlu olan sanıkların mahkumiyetine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Bozma ilamına uyma kararı verilmediği, ancak bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilerek eylemli şekilde bozma ilamına uyulduğu anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin tazminat davası ile katılanın zararının zaten karşılanacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına itibar edilmemesi gerektiği, biri işveren diğeri işçi konumunda olan sanıkların aynı oranda kusurlu olamayacakları, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Katılanın hayati tehlike geçirecek ve yüzünde sabit iz meydana gelecek şekilde yaralandığının kabul edildiği anlaşılmakla, uygulama maddesinin TCK’nın 89/2-d-e. maddesi yerine TCK’nın 89/2-e. maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 2. bendindeki ''TCK’nın 89/2-e. maddesi” ibaresi çıkarılarak yerine “TCK’nın 89/2-d-e. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.