19. Ceza Dairesi 2018/3908 E. , 2018/10700 K. MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın üzerin…
**19. Ceza Dairesi 2018/3908 E. , 2018/10700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “1)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek, kıymetten düşürerek, hakiki surette, 2) Gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, 3)Asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; 11.04.2014 tarihinde sanık ...’in adresine haciz için gidildiğinde haciz mahallinde bir adet ... marka PC kasası ile bir adet ... marka LCD monitor, klavye ve mouse’un bulunduğu, alacaklı vekilinin muhafaza için nakliye ve hamal temin edilmesi talebinde bulunulduktan sonra haciz mahalline hamal ve nakliye temin edilip ayrıca polisle beraber gelindiği, bu sırada mahcuzların borçlu sanık tarafından götürüldüğünün fark edildiği, bu hususun sanığa sorulduğunda sanığın “Kırıp attım” şeklinde beyanda bulunduğu, akabinde borçlu sanığın babasının gelerek haciz mahallinde bulunan yetkililere “Siz kim oluyorsunuz? Benim buradaki itibarımı zedelediniz. Ben mahkeme kararı tanımam.” şeklinde ifade de bulunduğu haciz tutanağına geçilmekle, müşteki tarafın sanığın alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla mahcuzları eksilttiği anlaşılmakla, Borçlu sanık adına kayıtlı...plaka sayılı araç ve takibe konu kambiyo senedinde kefil sıfatıyla bulunan yargılama dışı Emine Bergel’in bir kısım taşınmazları üzerine haciz konulduğu anlaşıldığından, haczedilen taşınmazların ve aracın suç tarihindeki değerleri tespit edip araç üzerinde önceden bulunan hacizler de dikkate alınarak, aracın ve gayrimenkullerin satışları halinde dosya borcunu karşılama kabiliyetleri olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tespiti yoluna gidilmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, yapılan araştırma neticesinde suçun sübut bulması durumunda ise, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nun 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.