Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu Erzurum ili, ....... ilçesi ...... Mah. ......ada, ....... numaralı parsel üzerinde bulunan tapuda tek katlı betonarme su şişeleme ve arsası olan taşınmazın, müvekkilinin .......... A.Ş.'nin ortaklarından olduğunu ve söz konusu şirketin hakim ortağının ise ...........olduğunu ve hakimiyetini kötüye kullanıp şirket malvarlığının tamamını herhangi bir genel kurul kararı olmaksızın sattığını bu nedenle söz konusu satış işleminin iptali gerektiğini, .......... A.Ş. 'nin malvarlığının mühim bir kısmı değil tamamının ... tarafından temsil yetkisine dayanarak satıldığını, ... A.Ş. 'nin malvarlığının mühim bir kısım değil tamamının ... tarafından satıldığını, bu satışın şirket tarafından kesilen ... sayılı fatura ile ... İnşaat Gayrimenkul Ltd. Şti. 'ye fatura edildiğini, söz konusu fatura içeriği olan su deposu, isale hattı ve su şişeleme tesisi satışları da yoklukla malül olduğunu, söz konusu satış bedelinin dahi şirket tarafından tahsil edilmediğini, davanın kabulü ile Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Pafta, ....... Ada, ......... Parselde yer alan taşınmazın tapusunun iptali ile ... Lojistik Hizm. Tic. San. A.Ş. adına tesciline, ... nolu fatura ile toptan satışı yapılan 240 ton su deposunun 2100 metre isale hattının, 1.377 metrekare şu şişeleme tesisi satışının yok hükmünde olduğunun tespitine, yargılama gideri ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 05/06/2015 tarihinde usulüne uygun bir biçimde dava konusu taşınmazı iktisap etmiş ve ödemesini gerçekleştirdiğini, karşı tarafın bu bağlamda tapuda satış işlemini gerçekleştiren adına böyle bir dava açmakta taraf ehliyeti bulunmadığını, davacı yanın işbu davayı açmak bakımından taraf ehliyeti olmadığından davanın husumet nedeniyle usulden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamından; Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Lojistik Hizmetleri Tic. San. A.Ş. ortaklarından olduğunu, şirket malvarlığının tamamını herhangi bir genel kurul kararı olmaksızın satıldığını, satış işleminin iptalinin gerektiğini, önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışının şirket genel kurulunun devredilemez, vazgeçilemez yetkilerinden olduğunu, ... A.Ş. 'nin malvarlığının tamamının satıldığını, şirket tarafından kesilen ... sayılı fatura ile davalı ... Ltd. Şti'ne fatura edildiğini, bu nedenle satışın geçersiz olduğunu, satış bedeli olarak satış senedinde çok daha düşük bir bedel gösterilerek muvazaanın ortaya konulduğunu, Erzurum ili, ... ilçesi, ....... ada, ......parselde yer alan taşınmazın tapusunun iptali ile, ... A.Ş. adına tesciline, ... nolu fatura ile toptan satış yapılan 240 ton su deposunun, 2100 metre risale hattının 1377 m2 su şişeleme tesisinin satışın yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmiş, davalı ... Ltd. Şti vekili ise cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 05/06/2015 tarihinde usulüne uygun bir biçimde dava konusu taşınmazı iktisap edip, ödemesi gereken bedeli de ödediğini, Anonim Şirketlerde dava konusu işlemin tarafı olmayan ... 'ın davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, 03/09/2014 tarihli şirket kararına göre bu kararın Genel Kurul İdaresini yansıtan bir karar olduğunu, davacı ...'ın dava konusu taşınmazın satılması ile bu yetkinin ...'a verilmesinden haberdar olduğunu, kötü niyetli bu davanın açıldığını beyan etmiş, davacı ... vekilinin cevaba cevap dilekçesinde; yokluk ve butlan hallerinde herhangi bir süreye tabi olmaksızın şirket ortağı müvekkilinin davayı açmaya ehil olduğunu beyan etmiş, davalı tarafın 2. cevap dilekçesinde; işlemin yoklukla sakat olduğu iddiasının yersiz olduğunu, dava konusu işlem bakımından satışı yapılan ve satın alan kişilerin resmi senede imza atarak hukuki sonuç doğurma noktasında şeklen geçerli ve kurucu nitelikteki iradelerinin bulunduğunun sabit olduğunu, taşınmaz satış işleminin usulüne uygun ve yetkili temsilciler tarafından yapıldığını " Yönetim Kurulu Kararı ve Genel Kurul Kararı altında imzası bulunan davacının bu davayı açmakta iyi niyetli olmadığını " iddia etmiştir. ... A.Ş.'nin 06/03/2014 tarihli Genel Kurulu'nun 7 numaralı kararında ..., ....... ve ........'ın kendilerine ait hisseleri devrederek şirketten ayrıldıkları ve bu hususun oy birliği ile kabul edildiğini, alınan Genel Kurul Kararı'na göre davacı hisselerini devrederek Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 26/12/2014 tarih ... sayılı esasının ...... sayfasında ilan edildiği, ... A.Ş. ile ilgili olarak bu tarihten sonra herhangi bir ilanın mevcut olmadığı, davacı taraf TTK 'nın 595.maddeye dayanmıştır, ancak bu düzenleme Limited Şirketlere ilişkin bir düzenlemedir, Limited Şirketlere ilişkin düzenlemeler kıyas yoluyla Anonim Şirketlere uygulanmaz aksine 6102 Sayılı TTK 'nın 644. maddesi gereği Anonim Şirketlere ilişkin hükümlerin Limited Şirketlere uygulanacağı belirtilmiştir. Davalı vekilinin 19/04/2019 tarihli celsede; şirkete ait defterlerde bir kısım defter kayıtları üzerine A4 kağıdı yapıştırıldığı, tekrar düzenlenip imzalandığı, çünkü şirketin genel kurul kararlarının Ticaret Sicil Gazetesinde ilan etme zorunluluğu olduğu, o yıllara ait herhangi bir ilanın mevcut olmadığını belirtmiş, Davalı vekilinin talebi üzerine ve mahkememizce de uygun görülerek Grafoloji Uzmanı bilirkişi duruşmada resen dinlenmiş, şirkete ait ticari defterler gösterilmiş, söz konusu bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak şirketçe alınan kararlar belirtilip, 06/07/2014 tarihli Genel Kurul Gündem Maddeleri başlığı adı altında; " Yeni Yönetim Ve Denetim Kurullarının seçim ve tespitine geçildi, ...'ın başkan ...'ın başkan yardımcısı ...'ın Yönetim Kurulu üyesi olarak 3 yıllığına seçildiğini, Denetim Kurulu'na ise ...'ın 3 yıllığına seçildiğinin hüküm altına alındığı, şirket defterinin bir çok sayfasında mevcut sayfalar üzerine A4 kağıdı yapıştırılmak suretiyle, tahrif edildiği anlaşılmıştır." 06/03/2014 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı adı altında bizzat ...'ın imzasının bulunduğu, bu tutanak Erzurum ....... Noterliği'nde 18/12/2014 tarih ve .........yevmiye numarası ile tasdik edilmiştir. 06/03/2014 tarihli bizzat imzaladığı genel kurul evraklarında şirket ortaklığından ayrılan ve bunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ilan edilmesi sonrasında, davacı ... 'ın şirket ortaklığı devam etmediğinden, herhangi bir hukuki menfaati de olamayacağından, Aktif Husumet Yokluğundan davasının reddine karar vermek gerekmiş, ihbar olunan ... A.Ş.'nin 26/10/2018 tarihli dilekçesinde davalı ... İnşaatın herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan etmiş ise de; " ... A.Ş. ile ... Ltd. Şti. arasında 05/06/2015 tarihinde ....... ada, ...... nolu parselin satışı ile ilgili satış sözleşmesinde ... A.Ş. 'yi temsilen ...'ın hissesinin tamamını 546.000,00 TL bulundurulduğunda bunun aksini ispat edecek herhangi bir delil sunmamıştır. Kısacası davacı taraf dava konusu satım sözleşmesinin tarafı değildir, yine bu şirkette ortaklığı da dava açıldığı zaman mevcut değildir, ... A.Ş. bir Anonim Şirket olduğundan, davacı ... hisselerini devrederek şirketten ayrılmıştır." gerekçesi ile "Davacı tarafın davasının aktif husumet yokluğundan reddine" şeklinde karar verilmiştir.