Ceza Genel Kurulu 2020/435 E. , 2022/285 K. "" Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında ... 16. Asliye Ceza Mahkemesince 18.03.2015 tarih ve 648-237 sayı ile, eylemin kasten öldürme suçuna teşebbüsü oluşturabileceği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 21.04.2016 tarih ve 424-137 sayı ile sanığın kas…
**Ceza Genel Kurulu 2020/435 E. , 2022/285 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında ... 16. Asliye Ceza Mahkemesince 18.03.2015 tarih ve 648-237 sayı ile, eylemin kasten öldürme suçuna teşebbüsü oluşturabileceği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 21.04.2016 tarih ve 424-137 sayı ile sanığın kasten öldürme suçuna teşebbüsten TCK’nın 81/1, 29, 62, 53, 63 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Hükmün sanık ve müdafisi ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 23.06.2020 tarih ve 666-1423 sayı ile TCK’nın 53. maddesinin uygulanması bakımından ve teşebbüs hükmüne dair uygulama maddesinin karara eklenmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 16.09.2020 tarih ve 72570 sayı ile; “Suç tarihinde mağdur ...'nin, sanığın annesini aralarında çıkan tartışma sırasında elindeki demir boruyla darbetmesinin hemen akabinde olay yerine gelen sanık ...'ın da demir boruyla mağdurun kafasına vurarak yaşamsal tehlike geçirecek ve kafatası kemiğinde hayati fonksiyonlarını (3) orta derecede etkileyen lineer kırık (çatlak) oluşacak şekilde yaraladığı olayda; taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek boyutta ciddi bir husumetin mevcut olmaması, kavganın hareketli ortamında hedef seçme imkânının olmadığı ve yaralamanın tek darbe ile gerçekleştirildiği gözetildiğinde, dosya kapsamına göre mağdurun özellikle hayati bölgelerinin hedef alındığına, etkili bir engel hâl nedeniyle eylemin tamamlanamadığına ilişkin somut delil bulunmaması karşısında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığı, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi dikkate alınarak silahla yaşamsal tehlike geçirecek şekilde kasten yaralama suçundan uygulama yapılması ve temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca aynı Kanunun 3. ve 61. maddesindeki ilkeler gözetilerek neticeye etkili olacak biçimde alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması yerine, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması; tanıklar ... ve ...'ın görevli mahkemece yeniden beyanları alınarak değerlendirilmesi ve gerekçeli kararda hangi tanığın beyanına üstünlük tanındığının nedenleriyle birlikte açıklanması gerektiğinin gözetilmemesinin yasaya aykırı bulunduğu” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.