8. Ceza Dairesi 2024/14268 E. , 2024/4538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/496 Esas, 2016/552 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/496 Esas, 2016/552 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayı
**8. Ceza Dairesi 2024/14268 E. , 2024/4538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/496 Esas, 2016/552 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/496 Esas, 2016/552 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 05.09.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17878 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17878 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 24/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, anılan karara karşı yukarıda belirtilen usullere aykırı olarak itiraz süresinin gösterilmediği gibi itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı itiraz hakkı tanınmayan kamu davasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu haliyle sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması hâlinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.11.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2015 tarihli ve 2015/38449 soruşturma, 2015/682 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 24.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, evrakın infazı için Eskişehir Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin denetim süresi esnasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 tarihli ve 2015/28449 Soruşturma, 2016/5980 Esas, 2016/4879 sayılı iddianamesi ile Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.07.2016 tarihli ve 2016/496 Esas, 2016/552 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 05.09.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği D. Hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği ''kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma'' suçundan mahkum olduğunun bildirilmesi üzerine Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli 2016/496 Esas, 2016/552 Karar sayılı ek kararı ile hükmün aynen infazına karar verildiği, hükümlünün itirazı üzerine Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli 2019/309 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine kararına kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun, itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlayamayacağından şüphelinin denetim süresi esnasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince açılan kamu davasında, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup, hükmün aynen infazına dair Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli 2016/496 Esas, 2016/552 Karar sayılı ek kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine dair Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli 2019/309 Değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun oldukları tespit edilerek, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/496 Esas, 2016/552 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi. ...