Başvuru, iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun açtığı alacak davasının sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun açtığı alacak davasının sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 1964 doğumlu olup 1992 yılından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünde (ÇAYKUR/ işveren) önce mevsimlik işçi, akabinde de kadrolu işçi olarak çalışmıştır. Başvurucu, iş sözleşmesinin feshedildiği sırada ÇAYKUR Zihniderin Çay Fabrikası Müdürlüğünde çalışmaktadır. 18/8/2016 tarihinde işveren tarafından başvurucuya gönderilen "sosyal medya hesabı üzerinden işvereni karalayıcı, itibar ve kişilik haklarını zedeleyici paylaşımlarda bulunarak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sergilediğinizden....iş akdiniz 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-e bendi uyarınca ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedilmiştir." şeklindeki yazılı bildirim ile başvurucunun iş sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu, fesih işleminin haksız olduğunu belirterek işveren aleyhine kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı talepli dava açmıştır. Davanın görüldüğü Rize İş Mahkemesi (İş Mahkemesi) 12/10/2017 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı yönünden davanın reddine, yıllık izin alacağı yönünden kabulüne karar vermiştir. Gerekçeli kararında İş Mahkemesi; davacının sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar ile ÇAYKUR Genel Müdürü İ.S.ye hakaret etmesi nedeniyle Rize Asliye Ceza Mahkemesinde hakaret suçundan yargılanarak ceza aldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı tespitinde bulunmuştur. Devamında İş Mahkemesi, söz konusu ceza yargılaması da gözönüne alındığında başvurucunun sosyal medya paylaşımları ile işverenin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf ettiği ve bu davranışı ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-b maddesine aykırı davrandığı kanaatine varmıştır. Neticeten Mahkeme; feshin haklı olduğu gerekçesiyle başvurucunun kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar vermiştir. İş Mahkemesinin gerekçesine dayanak aldığı Rize Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/495 Esas sayılı kararı incelendiğinde başvurucunun 3/7/2016 tarihinde sosyal medya hesabında paylaştığı "Bu yalancı müdür'e 8 temmuzda tekmeyi basacak kaç kişiyiz... Paylas beğen başbakan sayı görsün... Paylaş rizeli tepkini göster !! Çay'a su karışınca haram kendisinin kibirliliğine diyecek yok kendi şahsına özel asansör yaptırınca helal öyle mi? Çaykur Genel Müdürlüğünün İçinde 3 Ayrı Asansör Olmasına Rağmen Kendini Personelden Ayırıp 300 Bin Lira Harcayıp Kendisine Özel Şifreli Asansör Yaptıran Çaykur Genel Müdürü 'İmdat Sütlüoğlu'....Gir çaylığa kes taşı sat... Bu Millet Ne Eziyet Çekiyor Bi Anla Sonra Uygulamalarına Başla, Senin Keyfine Yaptırdığın Asansörün Parasını Milletten Çıkartmaya Çalışma Peçetenide Kantarınıda Şimdi Diyeceğimde Yeri Değil, Kimse Senin Şeyine Keyfine Göre Hareket Edemez, Şerefsizliğin Yavşaklığın Luzümü Yok.." şeklindeki ifadeler nedeniyle hakaret suçundan cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı görülmüştür. Kararın istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 1/6/2018 tarihinde benzer gerekçelerle kıdem ve ihbar tazminatı yönünden davanın reddine karar vermiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 13/1/2021 tarihinde hükmün onanmasına karar vermiştir. Başvurucu, nihai kararı 12/2/2021 tarihinde öğrendikten sonra 19/2/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.