Başvuru, gerekçeli kararın süresinde yazılmaması nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, gerekçeli kararın süresinde yazılmaması nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 19/12/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, oybirliği sağlanamaması nedeniyle başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvuru Süreci Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştır. Başvurucu, darbe teşebbüsünün gerçekleştirildiği tarihte Çiğli Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesindeki Muharebe Arama Kurtarma Timinde kursiyer astsubay olarak görev yapmaktadır. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında, aralarında başvurucunun da bulunduğu farklı rütbelerdeki askerî personel ile sivil kişilerin darbe girişimiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen eylemlerine yönelik olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) 2016/61972 sayılı dosyasında soruşturma yürütülmüştür. Bu soruşturma sırasında başvurucu Anayasa'yı ihlal, yasama organına karşı suç, Hükûmete karşı suç, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçları ile Cumhurbaşkanı'na suikast veya fiilî saldırı suçuna teşebbüsten 12/8/2016 tarihinde tutuklanmıştır. Yürütülen soruşturma sonucunda Başsavcılık 21/10/2016 tarihli iddianamesiyle aralarında başvurucunun da bulunduğu 263 askerî personel ve 4 sivil kişi hakkında Anayasa'yı ihlal, yasama organına karşı suç, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açmıştır. Bu dava Mahkemenin 2016/203 sırasına kaydedilmiştir. Başsavcılık 21/10/2016 tarihli iddianameyle haklarında kamu davası açılan ve aralarında başvurucunun da bulunduğu 149 kişi hakkında Mahkemenin E.2016/203 sayılı dosyasıyla birleştirilmek üzere ayrı bir iddianame daha düzenlemiştir. Bu iddianameye konu olan kişilerin tümü hakkında Cumhurbaşkanı'na suikast veya fiilî saldırı suçuna teşebbüsten, bir kısmı hakkında ayrıca silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçu ya da Hükûmete karşı suçtan, başvurucu da dâhil olmak üzere diğer kişiler hakkında ayrıca Hükûmete karşı suç ve silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarından kamu davası açılmıştır. Her iki iddianamede, darbe girişiminin yaşandığı sırada Cumhurbaşkanı'na suikast düzenlemek üzere Marmaris'e gittikleri iddiasıyla haklarında Cumhurbaşkanı'na suikast veya fiilî saldırı suçuna teşebbüsten Muğla Ağır Ceza Mahkemesinde ayrı kamu davası açılan bazı sanıkların olay öncesi başvurucunun görev yaptığı askerî birlikte bulundukları sırada başvurucudan bomba mühimmatı hususunda teknik bilgi aldıkları, başvurucunun suikast eylemine katılacak bu kişileri olaydan kısa süre önce araçla helikopter pistine taşıdığı, helikoptere askerî mühimmat yüklediği ve birlik içinde nöbet tuttuğu, bu suretle darbe girişimine aktif olarak katıldığı, Cumhurbaşkanı'na suikast girişiminde bulunan kişilerin eylemlerine iştirak ettiği ve Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) yöneticisi olduğu iddia edilmiştir. Mahkemenin E.2016/203 sayılı davası devam etmekteyken İzmir ve diğer il başsavcılıkları tarafından darbe girişimiyle bağlantılı eylemler veya FETÖ/PDY yöneticiliği/üyeliği suçları nedeniyle bazı kişiler hakkında yürütülen soruşturmalar sonucunda, bu kişiler hakkında açılan kamu davaları da hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle Mahkemenin E.2016/203 sayılı davasıyla birleştirilmiştir. Böylece birleşen davalarla birlikte 284 sanık hakkında yargılama yapılmıştır. Yargılama sonucunda Mahkeme 21/5/2018 tarihinde, başvurucu hakkında Anayasa'yı ihlal suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, Cumhurbaşkanı'na suikast veya fiilî saldırı suçuna teşebbüsten 20 yıl hapis cezasına ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına hükmetmiştir. Mahkeme aynı kararında başvurucu dışındaki 136 sanık hakkında daha hüküm kurmuş, 147 sanık hakkındaki kamu davasının ayrılmasına karar vermiştir. Hükümden sonra başvurucu müdafii, başvurucunun salıverilmesi ile mahkûmiyet kararlarına yönelik istinaf kanun yoluna başvurduğunu bildiren ve gerekçeli kararın tebliğ edilmesi istemleri içeren 23/5/2018 tarihli iki dilekçeyi Mahkemeye sunmuştur. Hükümle verilen tutukluluk hâlinin devamı kararlarına yönelik olarak başvurucu müdafiinin itiraz başvurusu İzmir Ağır Ceza Mahkemesince 11/6/2018 tarihinde reddedilmiş ve bu karar başvurucu müdafiine 29/6/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ret kararının ilgili kısmı şöyledir:"Atılı suçun vasıf ve mahiyetine, mevcut delil durumuna, delillerde ve tutuklama nedenlerinde herhangi bir değişiklik bulunmamasına, mahkeme kararının gerekçesine, takdirine ve verilen ceza miktarına göre kaçma şüphesinin varlığına göre yerinde görülmeyen itirazların ayrı ayrı reddine... [karar verilmiştir.]"B. Bireysel Başvuru Sonrası Süreç Kısa kararın 21/5/2018 tarihinde verilmesinden sonra UYAP kayıtlarına göre 4/6/2018 tarihinde yazılmaya başlanan gerekçeli karar 18/12/2018 tarihinde 893 sayfa hâlinde tamamlanmıştır. Gerekçeli karar başvurucuya 21/12/2018 tarihinde, başvurucu müdafiine ise 11/1/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu müdafii gerekçeli istinaf dilekçesini 3/1/2020 tarihinde Mahkemeye sunmuştur. Mahkemenin E.2016/203 sırasında görülüp karara bağlanan dava, sonradan devredildiği İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin E.2016/1 sırasına kaydedilmiştir. Haklarında hüküm kurulan sanıklara yönelik katılanlar ile sanıklar ve müdafileri tarafından yapılan istinaf başvuruları, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince (Bölge Adliye Mahkemesi) bir kısım sanık yönünden duruşmasız; aralarında başvurucunun da bulunduğu diğer sanıklar yönünden duruşmalı olarak incelenmiştir. Başvurucu hakkında kurulan hükümler de dâhil olmak üzere incelenen tüm istinaf başvuruları 21/2/2020 tarihinde esastan reddedilmiştir. Aynı kararda başvurucunun tutukluluk hâlinin de devamına karar verilmiştir. Anılan karar başvurucu ve müdafiine tefhim edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar katılanlar ile aralarında başvurucunun da bulunduğu sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmiş olup başvurucu hakkındaki hükümler Yargıtayın 31/3/2022 tarihli kararıyla onanmıştır.