18. Hukuk Dairesi 2016/3145 E. , 2016/8786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, 1.500 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünü
**18. Hukuk Dairesi 2016/3145 E. , 2016/8786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, 1.500 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, üst kat komşusu olan davalının dairesinden davacının banyosuna aşırı derecede su sızınısı olması nedeniyle, davacı dairesinin banyo, tuvalet tavanının tamamı ve duvarlarını rutubet ve küf kapladığını, boyalarının aktığını, eşyalarının rutubetten bozularak kullanılamaz duruma geldiğini, hasarın salonda da başladığını, davalının haksız fiili nedeniyle birçok maddi zarara ve sağlık sorunlarını maruz kalmasının davacının aylık geçimlerini nasıl sağlayacağı şeklinde derin düşüncelere girmesine, elem ve üzüntü yaşamasına sebep olduğunu ileri sürerek 1.500 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 818 Sayılı Borçlar Kanununun 49. maddesi (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi) uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için, davalının kusurlu davranışı sonucu davacının kişilik haklarının saldırıya uğraması gerekir. Somut olayda davalının banyosundan sızan su nedeniyle davacı dairesinde oluşan hasar ve zararın davacıların kişilik haklarına yönelik bir özelliği bulunmayıp doğrudan doğruya malvarlığı (mülkiyet) hakkına tecavüz niteliği taşıdığı gözetilmeden, manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.