2. Hukuk Dairesi 2013/10816 E. , 2013/15480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Yenipazar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :27.09.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı kocanın temyizinin harcı ve kaydı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı kadının temyizinin incelenmesine gelince; Dava kamu hukuku adına Cumhuriyet savcısı
**2. Hukuk Dairesi 2013/10816 E. , 2013/15480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Yenipazar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :27.09.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı kocanın temyizinin harcı ve kaydı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı kadının temyizinin incelenmesine gelince; Dava kamu hukuku adına Cumhuriyet savcısı tarafından davanameyle açılan akıl hastalığı sebebine dayalı evlenmenin mutlak butlanına (TMK md. 145/1) karar verilmesine ilişkindir. Kamu adına mutlak butlan sebebine dayalı olarak dava açan Cumhuriyet savcısının bu davanın duruşmalarına katılması zorunludur (HMK md. 70). Mahkemece bu yön nazara alınmadan Cumhuriyet savcısının yokluğunda yargılamaya devamla hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir (HUMK md. 439/2). SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, davalı kocanın temyizinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 04.06.2013 (Salı KARŞI OY YAZISI Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. Mad. 145/3) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanılarak Cumhuriyet savcısı tarafından açılmıştır. Mahkemece duruşma günü davayı açan Cumhuriyet savcılığına usulüne uygun tebliğ edilmemiş ise de, Cumhuriyet savcısı 09.11.2010, 28.12.2010, 08.03.2011 ve 31.03.2011, tarihli duruşmalara katılmış, daha sonraki duruşmalara katılmamıştır. Hal böyleyken mahkemece davalıların katılımıyla yargılamaya devam edilmiş ve 27.09.2011 tarihli oturumda tarafların yokluğunda davanın kabulüne karar verilmi Mahkemenin, davanın davacısı sıfatında bulunan Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılımını sağlamak gibi bir görevi bulunmamaktadır. Mahkemenin görevi duruşma gününü davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ etmektir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu hukuk davasının duruşmasında hazır bulunmak zorundadır. Karardan sonra yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70. maddesinde de “Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır” hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu bir hukuk davasının duruşmasına gelmezse, davalı/davalılar, dosyanın işlemden kaldırılmasını (HMUK md. 409/1, HMK md. 150/1) veya tahkikata Cumhuriyet savcısının yokluğunda devam edilmesini isteyebilir. Cumhuriyet savcısı tarafından davaname ile açılan evliliğin iptali davaları nüfus davası olarak nitelendirilemeyeceğinden, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 30/d bendi kapsamında da değildir. Cumhuriyet savcısının açtığı hukuk davasının duruşmalarına gelmemesinin müeyyidesi, davalı/davalılar tarafından takip edilmesi halinde Cumhuriyet savcısının yokluğunda görülmesi veya taraflarca takip edilmemesi halinde ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Mahkemenin, duruşmaya gelmeyen Cumhuriyet savcısını duruşmaya getirmek için zor kullanma yetkisi söz konusu değildir. (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001 sh. 856) Taraflarca takip edilmeyen davanın o tarihte yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılması ve yasal süre içerisinde yenilenmemesi halinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve hükmün bu sebeple bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.