10. Hukuk Dairesi 2025/15480 E. , 2026/1954 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1034 E., 2025/1420 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/80 E., 2024/50 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlana…
10. Hukuk Dairesi 2025/15480 E. , 2026/1954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1034 E., 2025/1420 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/80 E., 2024/50 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davalı şirket, 1999 yılında market, giyim, mobilya beyaz eşya, restoran vs içeriğindeki mağazalar zincirinin ... Şubesini açtığını, mağazada işe alınan işçiler ile 1999/Temmuz-Ağustos aylarında görüşmeler yapıldığını, işe alınanların Ağustos ayında haftada bir kaç kez, 01.09.1999 tarihinden itibaren tüm iş günü mağazanın yerleştirilmesi, stantların hazırlanması, düzenlenmesi için işverence iş yerinde fiilen çalıştırıldığını, iş yerinin müşteriye açılmasının 27.09.1999 tarihinde, resmi açılışı ise 01.10.1999 tarihinde yapıldığını, bildirimlerin farklı tarihlerde yapıldığını, davacının bildirimlerinin mağazanın açıldığı gün başlamış gibi yapıldığını, davacının 01.09.1999 tarihinden işten çıkarıldığı tarihe kadar davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığının tespitini, Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davacı vekili 30.03.2023 tarihli dilekçesi ile hizmet tespitine konu dönemin 01.09.1999 - 27.09.1999 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespiti ile Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ticaret ve ... Şirketinin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/290 Esas sayılı dosyasından iflasına karar verildiği, iflas idare memurlarının atandığı, İflas İdare Memuru Av. ...'ya dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır. Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde;... A.Ş. ünvanlı iş yeri 27.09.1999 tarihinde ilgili Kanun kapsamına alındığını, davacı yanın iddia ettiği tarihlerde Kurum kayıtlarında çalışmasına rastlanılmadığını, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin bildirimsiz çalışmalar için söz konusu olduğunu, davacının çalışması bildirimsiz olmayıp, geç bildirim şeklinde olduğunu, bu durumda hak düşürücü sürenin işlemeyeceğinin de Yargıtay’ın rutin uygulaması olduğunu, görüş değişikliği nedeniyle verilen kararın hakkaniyetli olmadığını, hukuki istikrar ilkesini zedelediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.