2. Hukuk Dairesi 2024/5154 E. , 2024/5807 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/417 E., 2024/699 K. KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/260 E., 2022/659 K. Taraflar arasındaki protokol hükmünün kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adl…
**2. Hukuk Dairesi 2024/5154 E. , 2024/5807 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/417 E., 2024/699 K. KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/260 E., 2022/659 K. Taraflar arasındaki protokol hükmünün kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların boşandıklarını, boşanma sonucunda ortak çocukların velâyetinin anneye verildiği ve her biri için aylık 15.000,00'er TL olmak üzere 30.000,00 TL iştirak nafakasına, aylık 20.000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, ayrıca çocukların eğitim masrafları için aylık 1.200 Euronun müvekkili tarafından ödemesine karar verildiğini, bunun yanı sıra İstanbul'da 2 adet taşınmaz, İspanya ülkesinde bulunan 2 adet lüks aracın devrinin müvekkili tarafından davalıya yapıldığını, davalıya 2.000.000,00 TL tazminat ödendiğini, davalının müvekkilinin İspanya ülkesinde bulunan bir evde bila bedel ikamet ettiğini, bu daireyi kiraya vererek Türkiye'ye yerleştiğini, haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin sosyal ekonomik durumunda değişiklikler olduğunu, futbolu bıraktığını, yorumculuk kontratının sona erdiğini, düzenli bir gelirinin olmadığını, nafaka ödemelerini yapmak için ikamet ettiği konut haricindeki tüm taşınmazlarını ve aracını, satmak zorunda kaldığını, bu süreçte davalının gelirinde artış olduğunu, davalının bir çok taşınmaz ve aracının olduğunu, müvekkilinin yeni bir evlilik yaptığını, bu evlilikten bir çocuğunun olduğunu, ekonomik sıkıntı çektiğini, davalının yoksulluğunun ortadan kalkmış olması ve müvekkilinin yoksulluğa düşmesi nedeniyle davalarının kabulüne, eğitim masraflarına ilişkin boşanma ilamının 7 nolu maddesinin h bendinde belirlenen aylık 1200 Euronun davalının Türkiye'ye yerleştiği 01.01.2019 tarihinden geçerli olacak şekilde kaldırılmasına, aksi halde davanın açıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı kadın cevap dilekçesinde özetle; davacının ekonomik durumunda hiç bir değişiklik olmadığını, davacının boşanmayı sağlayabilmek için imzaladığı protokol ile çocuklarının eğitim giderlerini üstlendiğini, bu giderleri ödememesi karşısında davacının davasının iyi niyet, sözleşmeyle bağlılık ve sözleşmenin devamlığı ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, davalının uzun yıllar profesyonel olarak futbol oynadığını, 40-50 milyon dolar civarında para kazandığını, bu kazancını mahkemeden saklayarak dava açmasının iyiniyet kaidesi ile bağdaşmadığını, müvekkili ve çocuklar lehine hükmedilen nafakaları 3 yıldan fazla bir zamandır ödemediğini, bunun için icra takibinde bulunmak zorunda kaldıklarını, çocuklar için iştirak nafakasının aylık 4.000,00 TL'ye indirilmesi için İzmir 11. Aile Mahkemesinde dava açtığını, gayrimenkulünü bilerek ve isteyerek satmış olmasının nafakanın azaltılması için geçerli bir hukuki neden olmadığını, nafakanın azaltılması için geçerli mal varlığının bilerek kötü niyetle eksiltilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, müvekkilinin çocuklarını İspanyada dünyaya getirdiğini, İspanya'da özel okulda öğrenim görmekte iken masraflarının ağırlaşması nedeniyle Türkiye'ye dönmek zorunda kaldığını, çocukların Türkçe eğitim görmediklerini, müvekkilinin 2 çocuğu ile baş başa ve tek başına kaldığını, davacının çocuklarını görmeye dahi gitmediğini, çocukları ile ilgilenmediğini, Türkçe bilmeyen çocuklar için çeşitli branşlarda özel ders aldırıldığını, davanın İspanya'da ticari faaliyette olan şirketi bulunduğunu, çocukların eğitim giderlerini ödememesini gerektirecek herhangi bir sosyal ve ekonomik değişikliğinin olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının halen futbol yorumcusu olarak çalıştığı, tarafların ortak çocuklarının eğitim hayatlarına halen devam ediyor olmaları, davalının ekonomik durumunda meydana gelen ekonomik değişikliklerin kendisinin nafakayı ödemekten yoksun kılacak nitelikte olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı erkek vekili; hükmün tamamı yönünden bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların serbest iradeleri ile belirlenen ve hakim tarafından onaylanan protokol doğrultusunda kesinleşen anlaşmalı boşanma davasından 5 yıl sonra açılan eldeki davada, boşanma kararı sonrasında, öncesine nazaran davacının ekonomik durumunda, anlaşmalı boşanma protokolü ile kabul edilmiş olan ortak çocukların aylık 600'er Euro olan eğitim giderlerini yerine getirmesini engelleyecek şekilde öngörülemez veya katlanılamaz nitelikte olağanüstü bir değişiklik meydana geldiği ve edimler arasındaki dengenin umulmadık gelişmeler yüzünden sonradan bozulduğunun kabulünü gerektirecek gelişmeler yaşandığının davacı tarafından ispat edilemediği, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir yön görülmediği gerekçesi ile esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı erkek vekili; hükmün tamamı yönünden bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme . Uyuşmazlık, anlaşmalı boşanma protokolünde çocuklar için öngörülen ayrı ayrı aylık 600 Euro ödenmesine ilişkin maddenin kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.