Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2836 E. , 2024/7211 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2836 Karar No : 2024/7211 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Mad. Kimya Tekstil Nak. Gıda San. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Müdürlüğü İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2836 E. , 2024/7211 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2836 Karar No : 2024/7211 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Mad. Kimya Tekstil Nak. Gıda San. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Müdürlüğü İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunun ilgili maddeleri gereğince toplamda 209.656,83 TL para cezası verilmesine yönelik Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı şirket tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 9. maddesi uyarınca, ... Sulh Ceza Hakimliği'nin vermiş olduğu görevsizlik kararının kesinleşme tarihi olan 09/09/2019 tarihinden itibaren 30 gün içinde işbu davanın açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden uzun bir süre sonra 17/07/2020 tarihinde açılan davanın, süreaşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ruhsat sahası dışında herhangi bir faaliyetin olmadığı, şirketlerinin sevk fişlerinde eksik beyan edilen herhangi bir üretimin mevcut olmadığı, idari para cezasına karşı süresinde Sulh Ceza Mahkemesine itirazda bulunduğunu, ... Sulh Ceza Hakimliği tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın resen gönderileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle taraflarınca yenden dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın dosyanın resen geç gönderilmesinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde;" çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesi nedeniyle davacı tarafından ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... D.İş sayılı görevsizliğine ilişkin kararının 09/09/2019 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren 30 gün içinde görevli mahkemede dava açılması gerekirken 31/08/2020 havale tarihli dilkeçe ile açılan davanın süresinde olmadığı bu nedenl temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33. maddesi ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Diyarbakır ili, ... ilçesinde bulunan s:... sayılı II(a) grubu (Kalker) işletme ruhsatı davacı adına düzenlenmiştir. Davalı idare tarafından yapılan incelemeler sonucunda, ÇED ve GSM koordinatları dışında üretim yapıldığı, 2017 yılında toplam 2.358,36 ton eksik beyanda bulunulduğu, faaliyetlerin projesine uygun olarak yürütülmediği, imlalat haritasının uygun olmadığı, pasa ve bakiyelerin faaliyet raporu ve imalat haritasında uygun olarak beyan edilmediği hususlarının tespit edilmesi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunun ilgili maddeleri gereğince toplamda 209.656,83 TL para cezası verilmesine yönelik Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işlemi tesis edilmiştir. Davacı şirket tarafından verilen para cezasına karşı ... tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edilmiştir. ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve... D.İş sayılı kararıyla, davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizliğine ve dosyanın resen ... Nöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu kararın davalı kurum olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na ve davacı şirkete 19/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen bu karara karşı itiraz edilmemesi üzerine 09/09/2019 tarihinde kesinleştiği, daha sonra ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D.İş sayılı ve ... tarihli işlemiyle, ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dava dosyasının ... İdare Mahkemesine gönderilerek... sayılı dosyasında kayıt aldığı görülmektedir. ... Sulh Ceza Hakimliği'nden gelen dosyada İdare Mahkemesine hitaben düzenlenmiş bir dilekçe bulunmaması nedeniyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dilekçenin reddine karar verildiği, davacı şirket tarafından Mahkemelerine hitaben düzenlenen 31/08/2020 havale tarihli dilekçede, 3213 sayılı Maden Kanunun ilgili maddeleri gereğince toplamda 209.656,83 TL para cezası verilmesine yönelik Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle ... tarihinde bakılmakta olan bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde;" çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesi mevcuttur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır. Bu ek fıkranın gerekçesinde, değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir. Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden, Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk hâline getirildiği anlaşılmaktadır. Anayasa'nın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları kuşkusuzdur. Devletin işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesinin zorunlu olduğu ortaya çıkmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde;" Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesi mevcuttur. Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde dava açma süresi uygulaması konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenilmesi üzerine konunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından görüşülmesi sonucunda verilen ve 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulaması gerektiğine ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemelerin ve idarenin bu karara uyması zorunludur. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından dava konusu olan, 3213 sayılı Maden Kanunun ilgili maddeleri gereğince toplamda 209.656,83 TL para cezası verilmesine yönelik Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve E... sayılı işleminin tesis edildiği, davacı şirket tarafından dava konusu para cezası işlemine karşı ilk olarak 14/02/2019 tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliği ... D.İş sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu davada "davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizliğine ve dosyanın resen ... Nöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmesine" karar verilerek, bu kararın 19/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen bu karara karşı itiraz edilmemesi üzerine 09/09/2019 tarihinde kesinleştiği, daha sonra ... Sulh Ceza Hakimliği'nin... D.İş sayılı ve 17/07/2020 tarihli işlemiyle, ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dava dosyasının ... İdare Mahkemesine gönderilerek... sayılı dosyasında kayıt aldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; dava konusu işleme karşı başvurulan adli yargı hakimliğince başvurulacak mercinin neresi olduğu ayrıca başvurusu süresinin de belirtilmediği gibi resen görevli ... Nöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durumda, konusu işlemin tesisini müteakiben davanın süresi içerisinde açıldığı, dava ... Sulh Ceza Hakimliğinde görülmekte iken değişen yasa maddesi uyarınca anılan hakimlikçe görevsizlik kararı verildiği ve kararda davacının başvurması gereken görevli ve yetkili mercin belirtilmediği, ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dava dosyasının... İdare Mahkemesine gönderilerek ... sayılı dosyasına kaydedildiği tespit edildiğinden, Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." amir hükmüne aykırı olarak, verilen karar sonrasında davacı hakkında, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan süreye ilişkin hükümlerin de uygulanamayacağı açık olup, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 19/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Uyuşmazlığın düğünlendiği nokta, adli yargının görev ret kararından yaklaşık bir yıl sonra verilen dilekçe ile açılan davada süre ret kararı verilip verilmeyeceği konusunda olup, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararıyla, Anayasanın 40. maddesin uyarınca idari işlem veya yargı kararlarında başvurulacak makamın ve başvuru süresinin gösterilmediği durumlarda, başvuru koşulunun süresiz olmadığı, 2577 sayılı Kanunun genel hükümlerine tabi olunması gerektiği, bu sürenin de 60 gün olduğu içtihat edilmiştir. Olayda, bu süre geçmiş olduğundan bu yönden verilen ve temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.