19. Ceza Dairesi 2016/13054 E. , 2017/5057 K. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'nın anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca iki kez 833,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2015 tarihli ve 2014/951 esas, 2015/445 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 18/08/2016 gün ve 5365 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı eki…
**19. Ceza Dairesi 2016/13054 E. , 2017/5057 K.** **"İçtihat Metni"** 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'nın anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca iki kez 833,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2015 tarihli ve 2014/951 esas, 2015/445 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 18/08/2016 gün ve 5365 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/09/2016 gün ve KYB. 2016 / 348072 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1 ve 2. fıkrasında, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.”, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri gözönünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 61/8. maddesi, "...Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur..." hükmüyle, verilecek adli para cezasının, önce gün üzerinden belirlenmesi ve neticeten sanığın ekonomik sosyal durumuna göre bir gün karşılığı gelirine göre ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunmasını düzenleme altına almıştır. Kanun yararına bozmaya konu edilen dosyada; sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından hazırlandığı iddia edilen, ancak üzerinde şirket kaşesi olmadığı gibi, sanığın ismi veya imzası da bulunmayan, sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında kendi hazırladığını kabul etmediği, 03.01.2008 tarihli (aynı günlü) iki adet sözleşmenin katılan rızası dışında hazırlanması eylemine dair, mahkemece sanık hakkında atılı suçu işlediği gerekçesiyle 29.06.2015 günlü karar celsesinde verilen hükümde; sanığın 1000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 62.maddesi gereği cezanın 1/6 oranında indirilerek 833 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, CMK'nın 231. maddesini uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar celsesinden iki gün sonra, gerekçeli karar yazılmadan hemen önce, "kısa kararın düzeltilmesi tutanağı" başlıklı yazıyla, sanık hakkında verilen 1000 TL cezanın önce 2 kez 1000 TL yapılmasına ve neticeten 2 kez 833 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş, gerekçeli kararda ise sanık hakkında neticeten iki kez 833 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. Ancak, Mahkemece kısa kararda sanığın yüzüne karşı açıklanan 1 adet 1000 TL adli para cezasından TCK 62 gereği yapılan indirimle 1 adet 833 TL adli para cezasına hükmedilen kararın, "kısa kararın düzeltilmesi tutanağı" adlı belgeyle 2 adet 1000 TL adli para cezasına çıkartılması, usul ve yasada yer almayan bir uygulama olup, mahkeme kısa kararını açıkladıktan sonra, bu şekilde bir karar almaya da yetkili değildir. Bu nedenle verilen cezanın iki katına çıkarılmasının, yok hükmünde olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2015 tarihli ve 2014/951 esas, 2015/445 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümlerdeki uygulamaların çıkarılmasına, sanık ...'nın, 5809 sayılı Kanun'un 63/10. maddesi gereğince alt sınırdan 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, tayin olunan cezada TCK'nın 62/1 gereği 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 41 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 52/2 maddesi gereği günlüğü 20 TL'den çarpılması suretiyle neticeten 820 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 29/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.