4. Hukuk Dairesi 2021/27461 E. , 2024/783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/762 E., 2021/1353 K. İHBAR OLUNAN : Eureko Sigorta A.Ş vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.01.2012 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki konut sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilm
**4. Hukuk Dairesi 2021/27461 E. , 2024/783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/762 E., 2021/1353 K. İHBAR OLUNAN : Eureko Sigorta A.Ş vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.01.2012 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki konut sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu bağımsız bölümden müvekkili şirkete sigortalı olan bağımsız bölüme su sızması sonucu sigortalı bağımsız bölümde maddi hasar meydana geldiğini, üst kattaki bağımsız bölümün tesisatında meydana gelen arıza sonrası akan suların sigortalı bağımsız bölüme sirayet etmesi sonucunda metal yüzeyli alanlarda oksitlenmeler, kumaş bölümde küflenme, ahşap alanlar ile eşyalarda kabarmalar, boyalı yüzeylerde lekeler oluştuğunun görüldüğünü, sigortalı konutun yazlık amacıyla kullanıldığını, yapılan ekspertiz çalışmaları ve faturalar sonucunda müvekkili tarafından sigortalısına 01.11.2010 tarihinde 14.548,49 TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olunduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 14.548,49 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından alınan ekspertiz raporunda sitenin su tesisatçısı dava dışı Lütfi Erol'un beyanına göre söz konusu hasarın müvekkiline ait daireden su sızması sonucu oluştuğunun tespit edildiğini, eksper tarafından başkaca inceleme yapılmadığını, sadece tesisatçının soyut beyanına dayalı olarak hasarın bu nedenle oluştuğunun belirlendiğini, müvekkiline ait dairenin banyo tesisatındaki arızanın dava konusu hasarın tespitinden kısa süre önce meydana geldiğini ve hemen fark edilip arızanın giderildiğini, arızanın basitliği dikkate alındığında dava konusu hasarı meydana getirmesinin mümkün olmadığını, sigortalının evinde hasara yol açabilecek arızanın binanın çatısından ve dairenin yan duvarlarından devamlılık arz eden su sızıntısı olduğunu, dava dışı sigortalının sigortalı bağımsız bölümü yazlık olarak kısa süre kullandığını, bu hususun da hasarın meydana gelme nedeninin tespitini ortadan kaldırdığından müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 12.11.2013 tarihli, 2012/26 Esas ve 2013/596 Karar sayılı kararıyla; zarar ile davalının sorumlu tutulabileceği eylem arasında illiyet bağının tespit edilemediği, meydana gelen zarardan davalının sorumluluğunun sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 12.07.2018 tarihli, 2017/3114 Esas ve 2018/7071 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda uyuşmazlık kat mülkiyeti kurulmuş olan ana taşınmazda davalıya ait bağımsız bölümden su sızması sonucu, sigortalı bağımsız bölümde meydana getirdiği hasar nedeniyle sigortalıya ödenen maddi tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Kat Mülkiyeti Yasası'nın Ek 1 inci maddesinde kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü anlaşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk mahkemesinde çözümleneceği öngörülmüştür. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup resen nazara alınması gerekir. Tüm bu nedenlerle, kat mülkiyetinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesince karara bağlanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 29.11.2018 tarihli, 2018/247 Esas ve 2018/343 Karar sayılı kararıyla; mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sigortalısı ile davalıya ait evin aynı binada olduğu, olay tarihinde davalıya ait evin dava dışı Mehmet Karatoy tarafından kiralandığı, davacının sigortalısının evinde oluşan hasarın, davacı tarafından görevlendirilen eksper tarafından tespit edildiği ve sonrasında davacı tarafından ödendiği, yapılan inceleme ve bilirkişi raporlarına göre davacının sigortalısının eşyalarının gördüğü zararın gerçekten davalının sahibi olduğu ve dava dışı kişi tarafından kullanılan daireden kaynaklanıp kaynaklanmadığının sabit olmadığı, binanın çatısının yalıtımsız olduğunun keşif mahallinde tespit edildiği ve bilirkişi tarafından da teyit edildiği, bu durumda yağışlardan kaynaklı olarak çatıda biriken suların davacının sigortalısına ait eve sızıp eşyalara zarar vermesinin ihtimal dahilinde olduğu, davacının sigortalısının evini sürekli kullanmadığı, sadece yaz mevsiminde kullanıldığı, zarar ile davalının sorumlu tutulabileceği eylem arasında illiyet bağının tespit edilemediği, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunun sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından açılan hasar dosyasında bağımsız eksper tarafından düzenlenen ekspetiz raporunda hasarın davalıya ait bağımsız bölümden kaynaklandığının tespit edildiğini, sigortalı bağımsız bölümün bulunduğu sitenin su tesisatçısı olan dava dışı Lütfi Erol tarafından da davalıya ait bağımsız bölümün banyo tesisatında meydana gelen kaçak nedeniyle hasarın oluştuğunun bildirildiğini, hasarın davalının bağımsız bölümünden meydana geldiğinin sabit olduğunu, yargılama sırasında bu tespitin aksini ispat eden delil sunulmadığını, 2010 yılında meydana gelen su arızası nedeniyle 2013 yılında yapılan keşifte hasarın tespit edilememesinin doğal olduğunu, müvekkili şirketin hasar dosyasında çok sayıda fotoğraf mevcut olduğunu, bilirkişiler tarafından bu fotoğrafların da incelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından sigortalanan bağımsız bölümde, davalıya ait olan üst kattaki bağımsız bölümden su sızması sonucu hasar meydana gelmesi ve hasar bedelinin davacı tarafından sigortalısına ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin hasara sebebiyet veren davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Dava dışı ...'ya ait olan Antalya ili...ilçesi ...Mahallesi ... 3 Sitesi No:41/1 adresinde bulunan bağımsız bölümün davacı tarafından konut sigortası ile sigortalı olduğu, sigortalı bağımsız bölümde 2010 yılının mart ayında su sızması sonucu hasar meydana geldiği, sigortalı bağımsız bölümün yazlık olarak kullanılması nedeniyle hasarın 2010 yılının eylül ayında fark edildiği, davacı tarafından yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, eldeki davanın, davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin hasara neden olduğu iddiası ile sigortalı bağımsız bölümün üst katında bulunan bağımsız bölümün maliki olan davalıdan rücuen tazminine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesinin birinci fıkrası "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yargılama sırasında sigortalı bağımsız bölümde keşif yapılmış ve keşif sonrasında düzenlenen 03.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda davacının sigortalısının bağımsız bölümünde meydana gelen hasarın nedeninin tespit edilemediği bildirilmiştir. Mahkemece de davacının sigortalısının bağımsız bölümünde meydana gelen hasarın, davalının bağımsız bölümünden kaynaklandığının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya kapsamından; hasar ihbarı üzerine yapılan ekspertiz çalışmaları sonrasında düzenlenen 09.10.2010 tarihli raporda, yazlık olarak kullanılan dairenin site içerisinde bulunan betonarme binanın giriş katında ve dubleks olarak inşa edildiği, yapılan ilk ekspertizde dairenin içerisinde yoğun rutubet kokusu olduğu, metal yüzeyli alanlarda oksitlenmeler, kumaş bölümlerde küflenmeler, ahşap alanlarda ve eşyalarda kabarmalar meydana geldiğinin belirlendiği, boyalı tüm yüzeylerin yoğun şekilde lekelendiği ve kabardığı, konut üst kat koridor orta bölgesinden ve aynı katta bulunan banyo bölümünde tavan bölgesinde yoğun su lekeleri oluştuğu, yine aynı bölgede zemin üzerinde bu kısma dolan ve zaman içerisinde buharlaşarak uçan suya ilişkin izler mevcut olduğu, konut içerisindeki hasarın üst katta ve bu katta bulunan eşyalarda yoğunluk kazandığı, üst kattaki dairenin su tesisatında meydana gelen arıza sonucunda akan suların sigortalı daireye sirayet etmesi sonucu hasar meydana geldiği tespitlerine yer verildiği, hasar dosyasında sigortalı bağımsız bölümün bulunduğu sitenin su tesisatçısı olan Lütfü Erol'un yazılı beyanı bulunduğu, 14.09.2010 tarihli bu beyanda, davalıya ait bağımsız bölümün banyosundaki musluğun duvara giren uzatma borusunun çatladığının, alt kattaki davacının sigortalısının bağımsız bölümüne uzun süre su sızdığının ve davalının bağımsız bölümündeki arızanın kendisi tarafından 2010 yılının mart ayında giderildiğinin beyan edildiği, dosyada mevcut olan sigortalı bağımsız bölüme ait fotoğrafların ve hasarın niteliğinin de bu hususu desteklediği, davalı tarafından da kendisine ait bağımsız bölümün tesisatında arıza meydana gelmediğinin iddia edilmediği, olayın gerçekleşmesinden 3 yıl sonra yapılan keşif sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda keşif tarihi itibarıyla yapılan tespitlere yer verildiği, davacı tarafından açılan hasar dosyasında yer alan tespitler, fotoğraflar, faturalar ve diğer belgelerin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından alınan 09.10.2010 tarihli eksper raporu, site görevlis...'un beyanını içeren 14.09.2010 tarihli tutanak ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgelerden davacının sigortalısının bağımsız bölümünde meydana gelen hasarın, üst katta bulunan davalıya ait bağımsız bölümden su sızması sonucu meydana geldiği sabittir. Bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişiden davacının zararının tespit edilmesi yönünde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.