3. Ceza Dairesi 2022/30465 E. , 2023/1746 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1066 E., 2021/269 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebili…
**3. Ceza Dairesi 2022/30465 E. , 2023/1746 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1066 E., 2021/269 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2018/180 Esas, 2019/103 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2019/1066 Esas, 2021/269 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.06.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Tanık beyanlarının kabul edilebilir olmadığına, 2. Temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 3. Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında indirim oranının azami olarak uygulanması gerektiğine, 4. Sanık hakkında beraat kararı verilmesine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ‘Sanık hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı olduğu gerekçesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmasından sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak üzere alınan M. K. beyanı üzerine silahlı terör örgütünü kurma ve yönetme suçundan bahisle düzenlenen iddianamenin işbu dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır. Tanık A. Ö.'nün etkin pişmanlık kapsamındaki ayrıntılı beyanı ile kovuşturmadaki beyanında, sanık ile Malatya Karagöz Kız Öğrenci Yurdu altındaki SODES projesinin yapıldığı yerde tanıştığı, sanığın SODES projesi kapsamındaki seminerlere katılığı, sanığın Karagöz Kız Öğrenci Yurduna sürekli gelip gittiği, sanığa "bölgeci" olarak hitap edildiği şeklinde beyanda bulunduğu ve sanığı teşhis ettiği; tanık M. K'nin etkin pişmanlık kapsamındaki ayrıntılı beyanı ile kovuşturmadaki beyanında, sanığın fotoğrafı kendisine gösterilince hatırladığı, kermeste sanığın "bölgeci" olduğunu duyduğu ve Karagöz Öğrenci Yurdunda da sanığı gördüğü, sohbet sırasında sohbete katılanlar arasında sanığında bulunduğu şeklinde beyanda bulunduğu ve sanığı teşhis ettiği; tanık beyanları ile sanığın örgüt ile tanışma, iltisak ve örgüt faaliyetleri ve örgüt içerisinde bulunduğunu belirttiği şahıslar hakkındaki beyanları dikkate alındığında; sanığın 2005-2006 yıllarından 2014 yıllına kadar örgüte ait evlerde kaldığı, Karagözlü yurduna gittiği ve cemaat evlerine bu yurttan dağıtımların yapıldığı şeklindeki beyanları ile tanık beyanlarının örtüştüğü, örgüte ait evlerde "ablalık" yaptığı, örgüt içerisinde "bölgeci" olarak faaliyet yürütme şeklindeki eylemleri ile örgütün ideolojisini benimsediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında Bank ... dökümlerine ilişkin bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; sanığın Bank ...'da ilk hesap açılışını 09.01.2012 tarihinde yaptığı, 31.12.2013 tarihi itibariyle mevduat hesap bakiyesinin 0,98 TL olduğu, 2014 yılı Mayıs ve Ağustos aylarında 2 adet hesap açılışı yapıldığı, 2014 yılı Eylül ayında 1 adet nakit girişi ile hesaba 395,00 TL para yatırıldığı, 2013 yılı Ağustos ayında Öz Fetih Özel Eğitim Öğretim A.Ş., 2013 yılı Aralık ayında Elvan Özel Eğitim Öğretim A.Ş, 2015 yılı Mart, Nisan, Haziran, Ağustos, Kasım aylarında Beşer A.Ş tarafından maaş ödemesi işlemleri ile hesaba giriş kaydı yapıldığı, sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine 2014 yılı Eylül ayında hesabına para yatırdığı ve hesap hareketlerine bakıldığında FETÖ ile iltisaklı olması sebebiyle khk ile kapatılan okulların bağlı bulunduğu Öz Fetih Eğitim Öğretim A.Ş., Elvan Özel Eğitim Öğretim A.Ş. ve Beşer Eğitim Kurumları A.Ş'nda çalıştığı anlaşılmıştır. Tanıkların sanığın örgüt içerisinde "bölgeci" olarak faaliyet yürüttüğüne ilişkin beyanları, örgütün finans kaynağı olan bankada örgüt liderinin talimatları sonrası bankaya destek çıkılması amacıyla para yatırdığına ilişkin hesap açılışı ve hesap hareketleri, yine FETÖ ile iltisak ve irtibatları bulunduğunun tespiti üzerine KHK ile kapatılan kurumlarda çalıştığı, sanığın savunmasında örgütle bağına ilişkin yer alan anlatımlar, örgütün faaliyeti çerçevesinde bir kısım yapmış olduğu faaliyetlere ilişkin beyanları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu dolayısıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, sabit görülmüştür. Her ne kadar sanık hakkında sabit görülen eylemi nedeniyle silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan cezalandırılması talebi ile de kamu davası açılmış ise de, sanığın FETÖ/PDY'nin kurucuları arasında olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, yukarıda unsurları açısından açıklandığı üzere örgüt yönetme suçunun oluşması için failin geniş bir alanda hakimiyet kurması geniş bir alana ait faaliyetleri denetlemesi, geniş bir alanda iş bölümü ve görev paylaşımı yapması gerektiği, dosyamız sanığın ise örgüte ait evlerde kaldığı, örgüt içerisinde örgüt evlerinde kalan ve evde bulunan öğrenciler ve evin ihtiyaçlarıyla ilgilenen kişi pozisyonunda bulunan "ablalık" görevini yaptığı ve yine 3-4 evden sorumlu olacak şekilde örgüt içerisinde "bölgeci" olarak adlandırılan görevi üstlendiği, ancak, örgütün başka kollarındaki örgüt mensuplarından sorumlu olduğuna, örgüt içerisinde iş bölümü görev dağılımı yaptığına belirtildiği üzere geniş bir alanda hakimiyet ve denetim faaliyeti kurduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığı bu doğrultuda sanığın eylemlerinin 314/2 nci maddesinde yer alan silahlı terör örgütüne üye olma kapsamında kaldığı, bir kısım polislerden sorumlu olması hususunun ise örgüt içerisindeki hiyerarşik konumunun belirlenmesi açısından önem arz ettiği ve TCK'nın 61 inci maddesi uyarınca ceza tayininde dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Sanığın hakkında sabit görülen eylemi nedeniyle TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca ceza tayin edilmiş, temel ceza belirlenirken sanığın örgüte ait evlerde ablalık yaptığı ve örgüt ile iltisaklı kurumlarda uzun süre çalıştığı, yine örgüt içerisinde 3-4 evden sorumlu olacak şekilde "bölgeci" olarak faaliyet yürüttüğü, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik konumu itibariyle kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı hususları doğrultusunda alt sınırdan uzaklaşılmış, eylemin 3173 sayılı yasa kapsamında terör suçu olarak kabul edilmesi nedeniyle 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin atfıyla 5 inci maddesi uyarınca cezasının yarı oranda arttırılmasına, sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanın alınmış olması, alınan beyanında bir kısım anlatımlarda bulunarak örgütün evlerinde kaldığı, "ablalık" yaptığı, 4 evden sorumlu olarak faaliyet yürüttüğü şeklinde anlatımları bulunmasına rağmen, örgütün faaliyetlerine ilişkin anlatımları ile teşhis ettiği şahıslarda tam bir anlatım bulunmadığı, dikkate alınarak cezasından 2/3 oranında indirim yapılmasına yine sanığın TCK'nın 62/1 inci uyarınca sanığın duruşmadaki iyi hali nazara alınarak cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilerek, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir halinin bulunmayışı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK'nın 62 nci maddesi uygulanmış ve sonuç ceza belirlenmiştir. Sanık hakkında örgüt mensubu olması nedeniyle ceza verilmesi dikkate alınarak TCK'nun 58/9 uncu maddesi yollamasıyla aynı yasanın 58/6 ncı maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanık hakkında soruşturma başladıktan sonra hürriyeti sınırlama sonucu doğuran gözaltı ve tutukluluk sürelerinin TCK'nın 63/1 inci maddesi gereğince cezasından mahsubuna Sanık hakkında aleyhe delil durumu ve mahkumiyet hükmü kurulmuş olması dikkate alınarak CMK'nın 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkmaktan yasaklanmasına karar verilmiş, Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.’ B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlerde kalan, örgüte ait evlerde ablalık yapan, 3-4 evden sorumlu olacak şekilde örgüt içerisinde bölgeci olarak faaliyet yürüten, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili anlatımlarda bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık şartlarının oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; 1. Anayasanın 138 inci maddesi birinci fıkrasının hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken temel cezanın tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 2. Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanık hakkında incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun üst sınırdan indirim yapılması gerekirken indirimin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2019/1066 Esas, 2021/269 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.