Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1519 E. , 2024/2799 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1519 Karar No : 2024/2799 DAVACI : ... Co.Ltd. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Kamboçya menşeli ve/veya çıkışlı 55.08, 55.09 (5509.52, 5509.61 ve 5509.91 gümrük tarife alt pozisyonları hariç), 55.10(5510.20 gümrük tarife alt pozisyonları hariç) ve 55.11 gümrük tarife pozisyonlarında yer alan "sentetik ve suni devamsız liflerden i…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1519 E. , 2024/2799 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1519 Karar No : 2024/2799 DAVACI : ... Co.Ltd. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Kamboçya menşeli ve/veya çıkışlı 55.08, 55.09 (5509.52, 5509.61 ve 5509.91 gümrük tarife alt pozisyonları hariç), 55.10(5510.20 gümrük tarife alt pozisyonları hariç) ve 55.11 gümrük tarife pozisyonlarında yer alan "sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler (kesik elyaf ipliği)" ticari tanımındaki eşyanın ithalatına yönelik olarak başlatılan ve T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmanın tamamlanması neticesinde, işbirliğinde bulunan davacı firma da dahil olmak üzere soruşturma konusu ülkede yerleşik firmalara 0,80 ABD doları/kg dampinge karşı kesin önlem uygulanması yolunda alınan kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin 24/03/2021 tarih ve 31433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/12 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in kendilerinden yapılacak ithalatlar yönünden iptali ve anılan Tebliğ'de firmanın unvanına yer verilmesi suretiyle muafiyet tanınması istemiyle dava açılmıştır. DAVACININ İDDİALARI: Ticari sır mahiyetinde olanlar dahil soruşturma kapsamında taraflarından talep edilen her türlü bilgi ve belgeleri Ticaret Bakanlığı'na verdikleri, eksiklik bildirimi yazısına karşı kendilerine yeterli sürenin verilmediği, önlemin daha önceden uygulandığı ülkelerden ithalatlarının olmadığı, Kamboçya ülkesinden işbirliğine gelen tek firma oldukları, bu nedenle kendilerine muafiyet tanınmasının gerektiği, önleme konu ülkelerden ham madde ve yarı mamül ithalatı yapıldığı hususunun salt evrak üzerinden gerçekleştirilen soruşturma ve Trademap isimli veri tabanından edinilen bilgilerle kanıtlanamayacağı, yerleşik bulundukları ülkede faaliyet gösterilen sektörde büyük kapasitede ve çok sayıda personelle Kamboçya yetkili makamlarınca denetlenen üretim alt yapısı ve hammadde ile Kamboçya menşeli üretim yaptığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tevsik edildiği, soruşturmacı otoritenin pandemi koşullarını öne sürerek yerinde doğrulama soruşturması yapmadığı, kendilerini de kapsayacak şekilde uygulanan önlemin ticari itibarını zedelediği iddia edilerek 2021/12 sayılı Tebliğ'in kendilerinden yapılacak ithalatlar yönünden iptali ve anılan Tebliğ'de firmanın unvanına yer verilmesi suretiyle muafiyet tanınması ve yargılamanın duruşmalı yapılması istenilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: Kamboçya'da mukim davacı firmanın soruşturma kapsamındaki soru formuna verdiği cevaplardan iplik üretiminde bulunmadığı, iplik boyama işlemi yaptığı, yurt içi piyasaya sabit oranda satışlarının bulunmasına rağmen soruşturma döneminde bu satışlarda ciddi oranda artışın görüldüğü, Kamboçya'da mukim bir şirketten iplik alımında bulunulduğu beyan edilmesine karşın, alım yapıldığı bildirilen firmanın iplik üretimi değil, dış ticaret taşımacılık faaliyeti yürüttüğünün anlaşıldığı, davacı firmanın soru formuna yanlış/yanıltıcı beyanda bulunduğu, Covit-19 salgını nedeniyle soruşturma kapsamında yerinde doğrulamanın yapılamadığı ve ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin mevzuat çerçevesinde yerinde doğrulama ziyaretine ilişkin bir zorunluluğun bulunmadığı, firmaya ait özel bilgilerin Genel Nihai Bildirim Raporunda yer almadığı, bu nedenle ticari itibarının zedelendiğinden söz edilemeyeceği, Trademap veri tabanından edinilen bilgilerin davacı firmayla alakalı değil, Kamboçya'nın soruşturma konusu ürünlere ilişkin genel dış ticaret istatistikleri ile ilgili olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ:Kamboçya'dan soruşturma konusu eşya ithalatında ciddi artışın bulunması, Kamboçya'dan yapılan ithalatın büyük kısmını teşkil eden 55.08 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan eşyanın birim fiyatlarının dampinge karşı önlem uygulanan Çin Halk Cumhuriyeti ithalat birim fiyatlarının ve genel ithalat birim fiyatlarının altında kalması, soruşturma konusu dönemde, Kamboçya'nın önleme tabi Çin Halk Cumhuriyeti'nden önemli miktarda 55.08 tarife pozisyonlu eşya ithalatının bulunması ve Kamboçya'nın anılan eşyada ciddi miktarda ihracatı bulunmuyorken, düşük seviyedeki ihracatın büyük kısmının Türkiye'ye yapılıyor olması, ihracatçı firmaların büyük kısmı tarafından iplik üretimi yapılmayıp iplik boyama işlemi gerçekleştirilmesi ve bu işlemin yeterli katma değeri sağlamaması göz önünde bulundurulduğunda, yürürlükteki dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılındığı anlaşıldığından, haksız rekabetin önlenmesi amacıyla soruşturma konusu eşyanın Kamboçya menşeli ithalatına Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için öngörülen önlem ile aynı oranda dampinge karşı önlem uygulamasına ilişkin 2021/12 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile getirilen önlemlerin davacı yönünden hukuka aykırılık taşımadığı anlaşıldığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, 24/03/2021 tarihli ve 31433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/12 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile 55'inci fasılda yer alan "sentetik ve suni devamsız iplikler (kesik elyaf ipliği)" ticari tanımındaki Kamboçya menşeli eşyaya "0.80 dolar" dampinge karşı önlem konulmasına ilişkin uygulamanın, davacı ... Co. Ltd açısından iptali ve Tebliğde davacı firma unvanına yer verilmek suretiyle muafiyet tanınması istemine ilişkin bulunmaktadır. İthalatta haksız rekabet hallerinden dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın tespiti, bu hallerde soruşturmanın açılması, yürütülmesi ve sona ermesi ile, soruşturma sonucunda alınabilecek önlemler 01/10/1989 tarih ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenmiş, 21/07/1999 tarih ve 4412 sayılı Kanunla; Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) Tokyo Round müzakereleri sonucunda formüle edilen, Türkiye’nin de taraf olarak imzaladığı ve 31/12/1994 tarihinden geçerli olmak üzere onayladığı Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Kuruluş Anlaşması EK’ini oluşturan “GATT’ın VI’ncı Maddesinin Yürütülmesine Dair Anlaşma (Anti-Damping Anlaşması)” ile “GATT VI, XVI ve XXIII’üncü Maddelerinin Tefsiri ve Uygulanması ile İlgili Anlaşmaya (Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması) işlerlik kazandırmak ve Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında Gümrük Birliği kurulmasına dair 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı uyarınca AB müktesebatına uyum sağlamak amacıyla, 3577 sayılı Kanunda önemli değişiklikler yapılmıştır. Özellikle, 4412 sayılı Kanun'un 13’üncü maddesiyle 3577 sayılı Kanunun 15’inci maddesinde yapılan değişiklikle, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde, GATT 1994'ün VI’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma ile Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması hükümlerinin dikkate alınacağı hükme bağlanmak suretiyle, dampinge veya sübvansiyona konu olan ürün ithalatına karşı Türk sanayiinin etkili bir şekilde korunmasına dönük işlem ve alınacak önlemleri düzenleyen mevzuatın genel çerçevesi çizilmiştir. 20/10/1999 tarih ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ile 30/10/1999 tarih ve 23861 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik de, ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuatın, idari düzenlemeler kısmında yer almaktadır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 1' inci maddesinde; bu Kanunun ithalatta haksız rekabet hallerinde, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı 2' nci maddesinin (a) bendinde; Damping;'' bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olması", (c) bendinde "İhraç fiyatı; ihraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatı,"(d) bendinde, Benzer Mal; "dampinge veya subvansiyona konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir malı, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer özellikleri yaşıyan başka bir mal", (e) bendinde, Normal Değer;" 1. ihracatçı veya menşe ülkede tüketime konu olan benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyat, 2- ihracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyatı veya menşe ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen fiyat", (g) bendinde, Damping marjı; "normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktar,"(i) bendinde, Zarar;" bir üretim dalında maddi zararı, maddi zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesi olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 3' üncü maddesinde; önlem alınmasını gerektiren hallerin; dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olduğuna değinilmiş, 4'üncü maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği,şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği öngörülmüş, 5'inci maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün görevleri belirlenmiş, 13'üncü maddesinde ise; soruşturma sonucunda, dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi alınacağı kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 4'üncü maddesinin (i) bendinde, yürürlükteki dampinge karşı veri veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı veri ve telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu hallerin önlemin etkisiz kılınmasına ilişkin hallerden olduğu öngörülmüş,18'inci maddesinde yerli üretim dalının tanımı yapıldıktan sonra, üreticilerin ihracatçılar veya ithalatçılarla ilişkili bulunmaları veya kendilerinin dampinge veya sübvansiyona konu olduğu iddia edilen malın ithalatçısı olmaları halinde yerli üretim dalının, üreticilerinin geri kalan bölümünü ifade edebileceği belirtilmiş, 38'inci maddesinde ise yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticiler, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunanda önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebileceği, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği; 38'nci maddesinde ise, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin, damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğünce yapılan soruşturmada; 55.11 Gümrük Tarife Pozisyonunda (GTP) sınıflandırılan eşyanın Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Endonezya ve Hindistan menşeli ithalatında 2009/1 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile dampinge karşı önlem konulduğu; 2014/2 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile sırasıyla Malezya, Pakistan, Tayland ve Vietnam menşeli eşya ithalatına yönelik önlemin yürürlüğe girdiği; öte yandan aynı önlemin 2015/8 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile devamına karar verildiği; aynı eşyanın ithalatında 2018/38 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında uygulanan dampinge karşı yürütülen önlemlerin Tayvan menşeli ithalat için ÇHC için uygulanan uygulamaya teşmil edildiği; soruşturma dönemi olarak 01/01/2017-31/12/2019 döneminin esas alındığı; bu dönem için sadece davacı tarafından gerekli bilgi ve belgeler sağlanmak suretiyle işbirliğinde bulunması nedeniyle soruşturma dönemi itibarıyla bu firmanın ithalatının gelişimi incelenmiş, soruşturma konusu eşyada Kamboçya menşeli ithalatta sıfır olan gümrük vergisinin diğer ülkelerden gerçekleşen kısmında vergi oranının %4-%5 arasında değiştiğinin saptandığı, gelişmekte olan ülkelerden gerçekleştirilen ithalatta gümrük vergisi oranının %3,2-%4 olarak uygulandığı; eşyanın ithalatının 2020/8 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğde öngörülen kayda alma uygulamasına tabi olduğu ortaya konulmuş ve 2020/4 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile Kamboçya menşeli eşya için başlatılan önlemlerin etkisiz kaldığına dair soruşturmanın tamamlandığı açıklanmıştır. Soruşturma kapsamında davacı ... Co. Ltd ile ... Sdn. Bhd. adlı firma tarafından soru formuna cevap verildiği, bilgilerde bulunan eksikliklerin giderilmesine ilişkin yazılara .... Sdn.Bhd. Tarafından cevap verilmediği; davacı tarafından işbirliğinde bulunulmasına karşın Kamboçyada mukim olan ve işbirliğine davet edilen diğer firmalarca zamanında ve usulüne uygun olarak başvuruda bulunulmadığı, ancak Covid 19 pandemisi koşullarından dolayı işbirliğinde bulunan davacı firma nezdinde yerinde doğrulama soruşturması gerçekleştirilemediği; dampinge karşı önlemin Kamboçya menşeli ithalat yoluyla etkisiz kılınıp kılınmadığı hususunun mevzuat hükümleri çerçevesinde ve eldeki veriler kapsamında incelenebildiği belirtilmiştir. Soruşturmada, 2017-2019 döneminde eşyanın genel ithalat miktarı ve tutarındaki düşüş seyrine karşın, Kamboçya'dan ithalatının gerek ithalat miktarı gerekse ithalat tutarı bazında sürekli bir artış seyri izlediği; eşyanın ÇHC'den ithalatında gerçekleşen birim fiyata göre yüksek fiyatla gerçekleştiği; Uluslararası Ticaret Merkezi Ticaret Atlası (Trademap) verilerine göre soruşturma döneminde Kamboçya'nın soruşturma konusu eşyaya dair toplam ithalatının miktar ve değer bazında artış gösterdiği ve ihracatının büyük oranda Türkiye'ye gerçekleştiği, öyle ki; Türkiye'ye ihracatının miktar bazında payı 2017 yılında %17 iken 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla % 73 ve %56 seviyesinde gerçekleştiği; aynı dönemde ÇHC'nin ihracatının azalma seyrinde olduğu, Soruşturma döneminde Kamboçyanın söz konusu eşyanın ithalatının büyük oranda ÇHC'den yapıldığı;soruşturma döneminde Türkiye dışında başka ülkelere ciddi miktarda ihracatı bulunmayan ve ÇHC'den büyük miktarda ithalatı bulunduğunun tespit edildiği; bu durumun, Kamboçya'nın Türkiye'ye ihracatının üretim faaliyetine dayanmadığı, damping önleminden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulamaya işaret ettiği; öte yandan soruşturma formu üzerine sunulan belgelere göre ... Co. Ltd'nin boyama ve sarma makineleri bulunmasın karşın iplik üretiminde kullanılan taraklama, cer, ring iplik makinesi bulunmadığının, diğer ülkelere ihracatının 2018 yılında başladığı, düşük miktarda ihracatın da yurt içi piyasaya yapıldığının anlaşıldığı; firmadan yapılan ithalat miktarındaki artış ve ithalat fiyatının ÇHC'den gerçekleşen ithallat fiyatlarının altında oluştuğu da gözetildiğinde, firmadan yapılan ihracat nedeniyle yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığının görüldüğü; firma tarafından Kamboçya'da mukim bir işletmeden pamuk ipliği ve dikiş ipliği satın alınarak boyama işlemi yapıldığı, üretimde kullanılan tüm hammaddenin Kamboçya menşeli olduğu beyan edilmiş olup yapılan incelemede iplik üretiminde bulunmadığı, faaliyetinin ithalat, ihracat, dış ticaret ve taşımacılık olduğu anlaşılan firmanın ihraç ettiği ipliğin tümünün ithal edildiğinin anlaşıldığı;soru formuna verilen cevap formunda satın aldığı iplik miktarı ve birim fiyat bilgisine yer vermeyen firmanın verdiği bilgiler değerlendirilerek kullanılan ipliğin boyanmış iplik maliyeti içindeki payı hesaplandığında satın alım miktarının büyük yer teşkil ettiği, bu yönüyle üretim maliyetlerine göre %30 oranında katma değer sağladığının hesaplandığı; başka bir deyişle ipliklerin boyanması işlemlerinin yeterli katma değeri sağlamadığının tespit edildiği; tüm bu tespitlerin dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı neden veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulamanın varlığına ve firma ile yapılan ticaretin gerçekleşme şeklinde değişikliğe işaret etiği; tüm bu tespitler doğrultusunda soruşturma konusu eşya için ÇHC menşeli ithalatta uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin Kamboçya'dan ithalatına teşmil edilmesine karar verildiği ortaya konulmuştur. Bu durumda, davalı idare tarafından, Covid19 pandemisinden dolayı uygulanan uluslararası seyahat yasağı nedeniyle doğrulama incelemesi yapılamamasına karşın, soruşturmada işbirliğinde bulunan davacı firma tarafından incelemeye sunulan bilgi ve belgelerle, gerek davacı firma gerek Kamboçya'da yerleşik diğer firmaların soruşturma konusu eşyanın 2017-2019 dönemine ilişkin olarak Türkiye'ye ve diğer ülkelere gerçekleştirdikleri ihracat miktar ve değerlerine yönelik olarak Trademap veri tabanından edinilen verilerden hareketle yapılan inceleme sonucu Kamboçya'da yerleşik firmalarca soruşturma konusu eşya için mevcut damping önlemlerinden kaçınma dışında yeterli bir haklı neden veye ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veye iş sonucu yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığı, bu nedenle önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulduğu sonucuna varıldığından, soruşturma konusu eşyanın Kamboçya menşeli ithalatına ÇHC menşeli eşya için öngörülen önlem ile aynı oranda dampinge karşı önlemin uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Dosyadaki belgeler dikkate alındığında, davacının ÇHC için uygulanan önlemin daha önce ithalatına teşmil edildiği diğer ülkelerle ticaretinin bulunmadığı, soruşturmayı yapan otoriteye gereken tüm evrak sunulmasına karşın soruşturmanın Trademap gibi genel veriler içeren veri tabanı esas alınarak ve yerinde doğrulama incelemesi yapılmadan gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğu yolundaki iddialarına itibar edilmesine de olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacı vekili Av ...'nin gelmediği, davalı idareyi temsilen Av. ...'ın geldiği görülerek Danıştay Başsavcılığı tarafından görevlendirilen Danıştay Savcısı...'ün katılımıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : MADDİ OLAY : Kamboçya menşeli ve/veya çıkışlı 55.08, 55.09 (5509.52, 5509.61 ve 5509.91 gümrük tarife alt pozisyonları hariç), 55.10(5510.20 gümrük tarife alt pozisyonları hariç) ve 55.11 gümrük tarife pozisyonlarında yer alan "sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler (kesik elyaf ipliği)" ticari tanımındaki eşyanın ithalatına yönelik olarak başlatılan ve T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmanın tamamlanması neticesinde, işbirliğinde bulunan davacı firma da dahil olmak üzere soruşturma konusu ülkede yerleşik firmalara 0,80 ABD doları/kg dampinge karşı kesin önlem uygulanması yolunda alınan kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin 24/03/2021 tarih ve 31433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/12 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in kendilerinden yapılacak ithalatlar yönünden iptali ve anılan Tebliğ'de firmanın unvanına yer verilmek suretiyle muafiyet tanınması istemiyle dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: T.C. Anayasası'nın 167. maddesinde, Devletin, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alacağı, piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önleyeceği; dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebileceği hükmü yer almaktadır. 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; dış ticaretin, ülke ekonomisinin yararına düzenlenmesini sağlamak amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler konulması ve kaldırılmasının, bu yükümlülüklere ilişkin esasların tespit edilmesi ve oluşan fonların kullanılmasının bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği; 2. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, bu Kanun kapsamındaki konularda düzenleme yapmaya Bakanlar Kurulu'nun yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Anti Damping Anlaşması'nın “Damping Tespiti” başlıklı 2. maddesinin 2.1 paragrafında, bu Anlaşma uyarınca, bir ülkeden başka bir ülkeye ihraç edilen ürünün ihraç fiyatının, normal ticari işlemler içinde, ihracatçı ülkede tüketime konu benzer ürünün karşılaştırılabilir fiyatından daha düşük olduğunda, söz konusu ürünün dampingli olduğu, yani bir başka ülkenin pazarına daha düşük bir fiyatla sokulduğunun kabul edileceği kurala bağlanmıştır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un "amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsayacağı hükme bağlanmış; "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, ''damping'', bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olması; ''ihraç fiyatı'', ihraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyat; ''benzer mal'', dampinge veya sübvansiyona konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir mal, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer özellikleri taşıyan başka bir mal; ''normal değer'', ihracatçı veya menşe ülkede tüketime konu benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyat yahut ihracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyat veya menşe ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen fiyat; ''damping marjı'', normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktar; ''zarar'', bir üretim dalında maddi zararı, maddi zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesi şeklinde tanımlanmış; aynı Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği; 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu; 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7. maddesinde yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı; 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi alınacağı hükümlerine yer verilmiştir. 3577 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin (d) bendinde, ''benzer mal'', dampinge veya sübvansiyona konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir malı, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer özellikleri taşıyan başka bir malı ifade ettiği; 5. maddesinin 3. fıkrasında, aralarında bir ortaklık ilişkisi veya telafi edici düzenleme bulunan taraflar arasındaki satışlarda uygulanan fiyatların, fiyatların bu ilişkiden etkilenmediği kanıtlanmadıkça, normal ticari işlem kabul edilmeyebileceği ve normal değerin hesaplanmasında göz önüne alınmayabileceği, aynı maddenin 6.fıkrasında, normal değerin belirlenmesi için benzer malın ihracatçı ülkenin iç piyasasında veya üçüncü bir ülkeye ihracatında birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderlerinin eklenmesinden oluşan tutardan daha düşük bir fiyatla satıldığı hallerde; bu satışların, fiyatları nedeniyle normal ticari işlemler içinde gerçekleşmiş olarak kabul edilmeyebileceği; 6. maddesinde, maliyetlerin normal olarak soruşturmaya konu olan ihracatçı veya üretici tarafından tutulan kayıtlar esas alınarak hesaplanacağı; 7. maddesinde, piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalatta normal değerin, Türkiye'de benzer mal için fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat veya Türkiye'de benzer malın birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle oluşturulan değer göz önüne alınarak hesaplanabileceği; 9. maddesinde, ihracatçı ile ithalatçı ya da üçüncü bir taraf arasında ortaklık veya telafi edici bir düzenleme bulunması nedeniyle ihraç fiyatının güvenilir olmadığı durumlarda, ihraç fiyatının, bağımsız ilk alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak oluşturulabileceği, bu durumda ithalat ile yeniden satış arasında gerçekleşen tüm gider ve karların hesaba katılacağı; 10. maddesinde, ihraç fiyatı ile normal değer arasında adil bir karşılaştırma yapılmasını teminen bu karşılaştırmanın, aynı ticari aşamada, tercihen fabrika çıkış aşamasında yapılacağı; fiyat karşılaştırmasında, satış şartları, vergilendirme, ticari aşamalar, miktarlar ve fiziksel özelliklerdeki farklılıklar ile karşılaştırmayı etkileyen diğer farklılıkların göz önüne alınacağı; 11. maddesinde, damping marjının, normal değer ve ihraç fiyatının, ağırlıklı ortalama veya işlem bazında karşılaştırılması suretiyle hesaplanacağı; 17. maddesinde, maddi zarar tespitinin somut delillere dayanması ve dampingli ithalatın hacmi ve bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli üretim dalı üzerindeki etkilerinin nesnel incelemesini içermesi gerektiği, bir ürünün birden fazla ülkeden ithalatının eş zamanlı olarak soruşturmaya konu olması halinde, bu ithalatın etkilerinin toplu olarak değerlendirilebileceği, böyle bir değerlendirmenin her bir ülkeden yapılan ithalat için damping marjı ve ithalat miktarının ihmal edilebilir oranlardan fazla olması ve ithal malların kendi aralarındaki ve ithal mallarla yerli benzer mal arasındaki rekabet şartları bakımından, ithalatın etkisinin toplu olarak değerlendirilmesinin uygun olduğunun belirlenmesi halinde yapılabileceği, dampingli ithalatın fiyatlarının Türkiye'deki benzer malın fiyatının önemli ölçüde altında kalıp kalmadığı veya bu ithalatın önemli ölçüde fiyatları düşürücü ya da fiyat artışlarını engelleyici etki yaratıp yaratmadığının inceleneceği, dampingli ithalatın üretim dalı üzerindeki etkisinin incelenmesi sırasında satışlar, kârlar, üretim, piyasa payı, verimlilik, yatırım hasılatı ve kapasite kullanımındaki fiili ve potansiyel azalma, büyüme veya yatırımları artırma yeteneği üzerindeki olumsuz etkiler dahil olmak üzere, üretim dalının durumu ile ilgili tüm etkenleri ve göstergeleri kapsayacağı ve dampingli ithalatın yerli üretim dalına zarar verdiği hususunun bu faktörler çerçevesinde ortaya konması, dampingli ithalat ile yerli üretim dalının maruz kaldığı zarar arasındaki nedensellik bağının mevcut delillere dayandırılması ve dampinge konu olan ithalat dışındaki nedenlerden kaynaklanan zararın bu ithalata atfedilmemesi gerektiği, dampingli ithalatın etkisinin en dar mal grubu ya da yelpazesinin incelenmesi suretiyle yapılacağı; 19. maddesinde, dampinge konu ithalattan zarar gördüğünü iddia eden üreticilerin İthalat Genel Müdürlüğüne yazılı olarak başvurabileceği, şikayetin, damping, zarar ve dampinge konu ithalat ile iddia edilen zarar arasındaki nedensel ilişkiyi gösteren delilleri içermesi gerektiği; başvuruda, başvuru sahibinin makûl olarak temin edebileceği, şikayette bulunanın kimliği ve ürettiği benzer ürün miktarı ve değeri ile ilgili açıklamaları, dampinge konu olduğu iddia edilen ürünün eksiksiz bir tanımını, menşe veya ihracatçı ülkenin veya ülkelerin adları, bilinen ihracatçı, üretici ve ithalatçılarının adları, menşe ülke iç piyasa fiyatları, ihraç fiyatlarının, iddia edilen zararın dampinge konu ithalattan kaynaklandığına ilişkin delillere ilişkin bilgilerin yer alması gerektiği; 18. maddesinde, yerli üretim dalının, benzer malın Türkiye'deki tüm üreticilerini veya bu malın Türkiye üretiminin önemli bir bölümünü gerçekleştiren üreticileri ifade edeceği; ancak, üreticilerin ihracatçılar veya ithalatçılarla ilişkili bulunmaları veya kendilerinin dampinge veya sübvansiyona konu olduğu iddia edilen malın ithalatçısı olmaları halinde, yerli üretim dalı, üreticilerin geri kalan bölümünü ifade edeceği, üreticilerin ihracatçılar veya ithalatçılarla ilişkili olduğu sayılani hallerde kabul edileceği, bu hallerin a) biri doğrudan veya dolaylı olarak diğerini kontrol ediyorsa, veya b) her ikisi doğrudan veya dolaylı olarak üçüncü bir şahıs tarafından kontrol ediliyorsa, veya c) bu ilişkinin ilgili üreticinin ilişkili olmayan üreticilerden farklı davranmasına neden olduğuna dair inandırıcı veya şüphe uyandıran geçerli gerekçeler bulunması şartıyla, ikisi birlikte doğrudan veya dolaylı olarak üçüncü bir şahsı kontrol ediyorlarsa, bu maddede belirtilen taraflardan biri, hukuken veya işlevsel olarak, diğer taraf üzerinde kısıtlama uygulayacak veya diğerini idare edecek bir konumda bulunuyor ise, bu tarafın diğerini kontrol ettiğinin kabul edileceği; 26. maddesinde, ilgili taraflardan birinin işbirliğine gelmemesi halinde geçici veya nihai belirlemelerin mevcut verilere göre yapılabileceği ve söz konusu taraf açısından soruşturmanın sonucunun işbirliğine gelinmesi haline nazaran daha az avantajlı olabileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 12/01/2009 tarih ve 27108 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2009/1 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ uyarınca, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya ve Hindistan menşeli 55.08, 55.09, 55.10, 55.11 gümrük tarife pozisyonlarında(5509.52, 5509.61, 5509.91, 5510.20 gümrük tarife alt pozisyonları hariç) yer alan "sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler(kesik elyaf iplikleri)" ithalatına yönelik olarak 0,23 ile 0,80 ABD doları/kg arasında değişen oranlarda dampinge karşı önlem uygulanmış, bu eşyaya yönelik olarak başlatılan nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin 22/05/2020 tarih ve 31134 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/8 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile mezkur ürünlerin ithalatında yürürlükte bulunan önlemin uygulanmasına devam edilmiş, 08/04/2014 tarih ve 28966 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2014/ 2 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile Malezya, Pakistan, Tayland ve Vietnam menşeli aynı ticari tanımlı eşyanın ithalatına dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuş, yürütülen önlemlerin etkisiz kılınması soruşturması sonucunda 01/07/2016 tarihli ve 29759 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2016/22 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya ithalatında uygulanan önlem, Tayvan menşeli olan ithalatlara; 16/10/2018 tarihli ve 30567 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2018/38 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ hükümleri kapsamında ise Bangladeş menşeli/çıkışlı olan ithalatlara teşmil edilmiştir. Olayda ise, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli anılan eşyanın ithalatına yönelik olarak uygulanan dampinge karşı önlemin Kamboçya menşeli ithalat yoluyla etkisiz kılınıp kılınmadığı hususunun ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında düzenlenen mevzuat hükümleri çerçevesinde incelenmek üzere soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır. Dosyanın ve soruşturma raporunun birlikte incelenmesinden, soruşturma konusu eşyanın Kamboçya'dan ithalatının, 2017 yılında 301 ton ve 1.3 milyon ABD Doları; 2018 yılında 969 ton ve 4.1 milyon ABD Doları; 2019 yılında 2.046 ton ve 8.3 milyon ABD Doları seviyesinde gerçekleştiği, soruşturma döneminde, genel ithalat miktarı düşerken Kamboçya'dan ithalatın hızlı bir biçimde artış gösterdiği, bunun yanı sıra, Kamboçya'dan yapılan ithalatın büyük bir bölümünün 55.08 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan eşyaya ilişkin olduğu, ithalatın miktar bazında incelendiğinde, 2017 yılında 300 ton seviyesinde iken, 2018 yılında bu oran %223 artarak 969 ton seviyesine; 2019 yılında ise %109 artarak 2 bin ton seviyesine yükseldiği; öte yandan Kamboçya menşeli söz konusu eşyanın ithalat birim fiyatlarının genel ithalat birim fiyatlarının; 2018 yılından itibaren de, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşyanın birim fiyatlarının altında kaldığı, Kamboçya'nın söz konusu eşyada çok düşük seviyede ihracatı bulunmasına rağmen, ihracatın büyük kısmının Türkiye'ye yapıldığı, soruşturma döneminde Türkiye'nin payının %27 den %76'ya çıktığı saptanmıştır. Trademap veri sisteminden temin edilen verilere göre, Kamboçya'nın 55.08 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan eşyada, 2019 yılı için Türkiye'ye ihracat miktarı 937 ton iken, Bakanlık verilerine göre, aynı yıl Türkiye'nin Kamboçya'dan ithalatının miktar bazında 2 bin ton seviyesinde olduğu tespit edilmiştir. Yapılan soruşturma kapsamında, Kamboçya'da mukim ithalatçılara ve yabancı üretici/ihracatçılara soru formları gönderilmiş, Kamboçya'da mukim davacı "... Co. Ltd." ile "..." ticari isimli firma soru formlarına cevap vermiş, ancak, verilen cevaplara ilişkin olarak eksiklik bildiriminde bulunulmuş, ... firması gönderilen eksiklik bildirimi yazısına geri dönüş yapmadığından, "iş birliğinde bulunmadı" olarak kabul edilmiş; davacı firma tarafından ise iş birliğinde bulunulduğu, önlemlerin etkisiz kılındığına yönelik belirlemeler için söz konusu verilerden yararlanıldığı anlaşılmıştır. Davacı hakkındaki incelemede, iplik üretimi yapılmadığı, hallaçlama, taraklama, cer ve iplik büküm işlemi gibi üretim süreçlerinin bulunmadığı, 45 adet boyama ve 164 adet sarma makinesine sahip olduğu ancak, iplik üretiminde kullanılan makinelere sahip olunmadığı, iplik alımı yapılan Kamboçya'da mukim "... Co. Ltd." isimli firmanın iplik üreticisi konumunda bulunmayıp, ithalat-ihracat işlemleri ile uğraşan bir dış ticaret taşımacılık firması olduğu, satın alındığı ileri sürülen ipliklerin ithal edildiği, davacı tarafından yanlış ve yanıltıcı bilgi verildiği, satın alınan ipliklerin boyanması suretiyle gerçekleştirilen işlemlerin yeterli katma değeri sağlamadığı, anılan firmanın Türkiye'ye satışlarının soruşturma döneminde ciddi oranda artış gösterdiği, diğer ülkelere ihracatının 2018 yılında başladığı ve gelinen aşamada ihmal edilebilecek kadar az olduğu, Türkiye'ye satış fiyatlarının Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalat fiyatlarının altında kaldığı, bu hususların dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azalttığı tespitleri yapılmıştır. Bu durumda, Kamboçya'dan soruşturma konusu eşya ithalatında ciddi artışın bulunması, Kamboçya'dan yapılan ithalatın büyük kısmını teşkil eden 55.08 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan eşyanın birim fiyatlarının dampinge karşı önlem uygulanan Çin Halk Cumhuriyeti ithalat birim fiyatlarının ve genel ithalat birim fiyatlarının altında kalması, soruşturma konusu dönemde, Kamboçya'nın önleme tabi Çin Halk Cumhuriyeti'nden önemli miktarda 55.08 tarife pozisyonlu eşya ithal edilmesi ve Kamboçya'nın anılan eşyaya ilişkin ciddi miktarda ihracatı bulunmamasına karşın, eşyanın büyük kısmını Türkiye'ye ihraç etmesi, ihracatçı firmaların bir çoğu tarafından iplik üretimi yapılmayıp, sadece boyama işleminin gerçekleştirilmesi ve bu işlemin yeterli katma değeri sağlamaması göz önünde bulundurulduğunda, yürürlükteki dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılındığı anlaşıldığından, haksız rekabetin önlenmesi amacıyla soruşturma konusu eşyanın Kamboçya menşeli ithalatına Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için öngörülen önlem ile aynı oranda dampinge karşı önlem uygulamasına ilişkin 2021/12 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile getirilen önlemlerin davacı yönünden hukuka aykırılık taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacı tarafından ihracatçı firmalar nezdinde yerinde doğrulama soruşturması gerçekleştirilemediği ileri sürülmüş ise de; idarenin sunduğu belgelere göre Covıd 19 virüsünden kaynaklanan pandemi koşulları sebebiyle yerinde doğrulama soruşturmasının yapılamadığı anlaşılmış olup, ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin mevzuat çerçevesinde böyle bir zorunluluk bulunmadığı da açıktır. Öte yandan, idareye yanlış ve yanıltıcı bilgi verdiği soruşturma raporu ile saptanan davacıya muafiyet tanınmamasında da hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı yargılama için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30(otuz) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.