1. Hukuk Dairesi 2012/2159 E. , 2012/5337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu taşınmazı eşiyle birlikte 30.01.1995 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara devrettiklerini, davalıların sözleşmenin gereklerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile tapu kaydının iptaline ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, sözleşmenin gereklerini yerine g
**1. Hukuk Dairesi 2012/2159 E. , 2012/5337 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu taşınmazı eşiyle birlikte 30.01.1995 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara devrettiklerini, davalıların sözleşmenin gereklerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile tapu kaydının iptaline ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, sözleşmenin gereklerini yerine getirdiklerini, davacının, yanında kalan ve 2003 yılında evlat edindiği F. isimli kadının telkiniyle davayı açtığını, bu kişinin davalıların davacıyla görüşmesini de engellediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının eşinin vefatından uzun bir süre sonra ve ömrünün sonlanmasına az bir zaman kala davayı açtığını, davalıların bakım borcunu yerine getirmediklerinin kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi 'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değer yönünden reddedilerek gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine aykırılık iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, yargılama sırasında 29.10.2010 tarihinde vefat etmiş ve fakat avukat M.. S.'e verilen vekaletnamedeki açık hüküm nedeniyle davaya devam edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm vekile tebliğ edilerek onun tarafından temyiz edilmiştir. Oysa, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının dava dışı iki evlatlığı, diğer bir deyişle mirasçısının bulunduğu görülmektedir. Hal böyle, olunca davacının mirasçılarına tebligat yapılarak onların huzuru ile yargılamanın yürütülmesi, böylece taraf teşkilinin sağlandıktan sonra işin esası hakkında tüm deliller değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, anılan usul kuralı gözardı edilerek davanın reddedilmesi doğru olmadığı gibi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı vekiline yükletilmesi de isabetsizdir. Davacı vekilinin, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.