14. Hukuk Dairesi 2016/13160 E. , 2019/4918 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düş…
**14. Hukuk Dairesi 2016/13160 E. , 2019/4918 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, ... Köyü Muhtarlığı tarafından 1997 yılında köy yerleşim yeri olarak tespit edilen ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile İl İdare Kurulunun onayından geçerek askı ile ilan sonrası ... Valiliği tarafından kesinleştirilen arsa tahsis işlemi ile müvekkiline 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiğini, müvekkilinin de 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazın etrafını telle çevirdiğini, sonrasında köy muhtarının taşınmazın köye ait olduğunu belirterek taşınmazı boşaltmasını istediğini, müvekkilinin kesinleşmiş tahsis kararına ve bedelini ödemiş olmasına rağmen tapusunu alamadığını beyanla, köy tüzel kişiliği adına tescil edilen 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ilan edilen hak sahibi listesinin incelenmesi sonucunda dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda arsa tahsisi ile ilgili idari bir karar bulunması ve idari tahsis kararlarına karşı açılacak davaların idari yargının görev alanında olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı açılan tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar olarak gösterilmiştir. Yargı yetkisinin ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu belirtilmiş yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar vereceğine ilişkin bir düzenleme de mevcut değildir.