Ceza Genel Kurulu 2017/10 E. , 2021/484 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 347-616 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın TCK'nın 37/1, 42/1 maddeleri delaletiyle 109/2, 109/3-a-b, 29/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.11.2013 tarihli ve 347-616 sayılı hükümlerin, sa…
**Ceza Genel Kurulu 2017/10 E. , 2021/484 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 347-616 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın TCK'nın 37/1, 42/1 maddeleri delaletiyle 109/2, 109/3-a-b, 29/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.11.2013 tarihli ve 347-616 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 11.04.2016 tarih ve 4787-3570 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 15.07.2016 tarih ve 251181 sayı ile; "Somut olayda mağdurun, şüphelilere ait ...'da bulunan işyerinde daha önceden bir süre çalıştığı ve işten ayrıldığı, taraflar arasındaki alacak-verecek meselesinden dolayı daha önceden taraflar arasında görüşmeler olduğu, bu arada mağdurun sosyal medyada bir kısım paylaşımlarla sanıkların çalışanlarının paralarının ödemediklerine dair sosyal medyada bir kısım paylaşımlarda bulunduğu, ödeme güçlüğü yaşadıklarını ima edip alaycı sözlerle yardım teklif ettiği, 23.01.2013 günü saat 15.00 sıralarında sanıkların ...'dan ...'a gelerek araç kiraladıkları, mağdurun çalıştığı ... ... Petrol'e gittikleri, sanıkların bir süre mağdur ve patronu tanık ... ile oturduktan sonra mağdurla özel konuşmak üzere mağduru araca davet ettikleri, mağdurun binmek istememesi üzerine tanık ...'nun sanıkların kendisine mağdura zarar vermeyecekleri konusuna namus sözü verdiklerini söylemesi üzerine mağdurun araca bindiği, araç hareket ettikten sonra araç içinde araçta bulunan yangın tüpü ile ellerine vurmak baş kısmında iki ayrı yana sigara basmak suretiyle mağduru yaraladıkları, yine mağdurun bu haliyle fotoğraflarını çekerek mağdura ait telefon üzerinden yine mağdura ait sosyal medya hesabına yükledikleri, aynı hesaptan mağdurun ağzından mağduru tahkir edici sözler paylaştıkları, daha sonra mağduru araçtan indirip serbest bıraktıkları dosya kapsamı ile sabittir. Yerel mahkeme sanıkların mağdurun patronuna mağdura zarar vermeyecekleri konusunda namus sözü vermeleri ve bu şekilde mağduru ikna ederek araca binmesini sağlamaları halini 'hile' kabul etmiş ve sanıklar hakkında TCK.nun 109/2. maddesi gereğince uygulama yapmıştır. Gerçekten de tanık ...'nun anlatımlarına, güvenlik kamerası kayıtları ve mağdurun duruşmadaki anlatımlarına göre sanıkların araca binmesini sağlamak için mağdura yönelik cebir ve tehdidi bulunmamaktadır. Burada çözülmesi gereken sorunlardan ilki sanıkların mağdurun patronu olan tanık ...'na namus sözü vermelerinin hile niteliğinde olup olmadığı, ikincisi eylemin başında değil fakat devamında mağdura karşı işlenen kasten yaralama suçu atılı suçun cebirle işlendiğinin kabulünü gerektirip gerektirmediğine ilişkindir.