Başvuru, ödeme emrine karşı açılan dava reddedildiği için haksız çıkma zammı uygulanması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ödeme emrine karşı açılan dava reddedildiği için haksız çıkma zammı uygulanması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu şirketin 2002 ve 2003 yılları faaliyetlerine ilişkin hesap ve işlemleri vergi incelemesine tabi tutulmuştur. İnceleme neticesinde başvurucu adına vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapılmıştır. Anılan tarhiyata konu kamu alacağının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başvurucu şirket adına ödeme emri düzenlenmiştir. Başvurucu şirket tarafından ödeme emri içeriği gecikme faizinin yanlış hesaplandığı iddiasıyla ödeme emrinin gecikme faizine ilişkin kısmına karşı dava açılmış ancak dava reddedilmiştir. Ödeme emrine karşı açılan davanın reddedilmesinin ardından ödeme emrine konu alacağın %10'u oranında haksız çıkma zammının tahsili için başvurucu adına 2 No.lu ihbarname gönderilmiştir. Başvurucu 2 No.lu ihbarnameye karşı da dava açmıştır. Başvurucu dava sırasında hem söz konusu haksız çıkma zammının Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüş hem de ödeme emrinin tamamına değil yalnızca gecikme faizine ilişkin kısmına itiraz ettiği halde tamamı üzerinden haksız çıkma zammı uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İstanbul Vergi Mahkemesi 5/11/2018 tarihli kararında, ödeme emrine karşı açılan davanın retle sonuçlanan kısmının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğine vurgu yaparak %10 oranında haksız çıkma zammı hesaplanmasının hukuka uygun olduğu sonucuna varmıştır. Karar kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir. Başvurucu nihai hükmü 1/8/2020 tarihinde öğrendikten sonra 24/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru süresi içinde yapılmıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.