Başvuru, ceza yargılaması sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte yapıların müsaderesine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; orman sınırları içerisinde yapı inşa ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ceza yargılaması sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte yapıların müsaderesine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; orman sınırları içerisinde yapı inşa ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 24/3/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1947 doğumlu olup Çanakkale'nin Ezine ilçesinde yaşamaktadır. Ezine Orman İşletme Şefliği tarafından Ezine ilçesi Geyikli beldesi Dalyan köyü 318 parsel sayılı orman vasfındaki alana başvurucunun iki adet restoran ve bir adet tuvalet inşa ettiği gerekçesiyle 15/7/2014 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuştur. Ezine Cumhuriyet Başsavcılığının 18/8/2014 tarihli iddianamesiyle başvurucunun işgal ve faydalanma suçundan 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir. Başvurucu savunmasında; üzerinde yapılar inşa ettiği taşınmazın miras olarak intikal ettiğini, orman sınırları içerisinde kaldığını sonradan öğrendiğini ve suç duyurusu sonrası yapıları artık kullanmadığını beyan etmiştir. Beraatini talep eden başvurucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesini de kabul etmiştir. Başvurucu müdafii de taşınmazın 2/B statüsünde olduğunu, bu hususun araştırılması gerektiğini ve suç işleme kastı olmadığını ifade etmiştir. Ezine Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından 6831 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası ile yapıların müsaderesine ilişkin olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin uygulanması ihtimaline binaen başvurucuya ek savunma hakkı verilmiştir. Başvurucu, önceki savunmalarını tekrar ettiğini beyan etmiştir. Mahkeme 24/4/2015 tarihinde orman, kadastro ve inşaat uzmanı teknik bilirkişiler ile birlikte mahallinde keşif yapmıştır. Orman ve kadastro uzmanı teknik bilirkişilerin raporunda, kesinleşen Mahkeme hükmü gereğince suça konu alanın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiştir. Raporda, taşınmazın orman örtüsü ile kaplı olmayan güney tarafında eski yıllarda yapılıp terk edilmiş hâlde iki adet restoran ve bir adet tuvaletin olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme 30/9/2015 tarihinde başvurucunun kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde işgal ve faydalanma suçunu işlediği gerekçesiyle 6831 sayılı Kanun'un maddesinin birinci ile ikinci fıkraları uyarınca ve 1/6 oranında takdiri indirim de uygulandıktan sonra 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Ancak Mahkeme, koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi uyarınca HAGB'ye ve başvurucunun 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca suça konu alanda bulunan iki adet restoran binası ile tuvaletin 6831 sayılı Kanun'un maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un maddesine göre müsadere edilmesine karar vermiştir. Başvurucu 6/10/2015 tarihinde HAGB kararına itiraz etmiş, ayrıca müsadere kararı hakkında da temyiz talebinde bulunmuştur. Mahkeme, müsadere kararının temyiz talebini reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, müsadereye konu yapıların suç konusunu teşkil etmesi ve suçta kullanılmış olması nedeniyle müsadere kararının esas hükmün tabi olduğu kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiştir. Başvurucu 28/10/2015 tarihinde bu kararı temyiz etmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulamada dosyanın temyiz sürecinin devam ettiği anlaşılmıştır. Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi 12/2/2016 tarihinde başvurucunun HAGB hükmüne ilişkin itirazının reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; HAGB koşullarının gerçekleştiği, savunmaların gerekçeli kararda tartışıldığı ve karşılandığı, dolayısıyla HAGB kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilmiştir. Nihai karar 23/2/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Süleyman Başmeydan [GK], B. No: 2015/6164, 20/6/2019, §§ 23-