4. Hukuk Dairesi 2011/14748 E. , 2011/13590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Belediye Başkanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/05/2004 gününde verilen dilekçe ile faturanın iptali ve muarazanın meni istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizliğe dair verilen 15/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakim
**4. Hukuk Dairesi 2011/14748 E. , 2011/13590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Belediye Başkanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/05/2004 gününde verilen dilekçe ile faturanın iptali ve muarazanın meni istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizliğe dair verilen 15/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, genel aydınlatma yerlerine ilişkin düzenlenen faturanın iptali ve muarazanın men'i istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur. Davalı ...'ın, sermayesinin tamamı devlete ait olan ve tekel niteliğindeki mallar ile temel mal ve hizmet üretmek ve pazarlamak üzere kurulan bir kamu kuruluşu olduğu tartışmasızdır. Kuruluşun yasal dayanağı ise 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'dir. Diğer yandan, hizmetin gereği gibi ve kolaylıkla yürütülebilmesi için ...'a bağlı müesseseler de oluşturulmuştur. Müesseselerin, ayrı tüzel kişilikleri vardır. Anılan kararnamenin 4/2. maddesinde, TEDAŞ'ın bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olacağı açıkça belirtilmiştir. Bu durum, bağlı müesseseler için de aynıdır. Yasanın açık düzenlemesinden, davalı kamu kurumunun, kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları altında yapacağı anlaşılmaktadır. 28 Mart 1945 tarih ve 1/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde: "Devlet İktisadi Teşekkülleri özel hukuk prensiplerine tabi olmak üzere kurulmuş müesseselerdir. Bu müesseselerin hukuk hayatında görülen sair teşekküllerden farkının sermayelerinin devlete ait olması ve bazı yönetim organlarının tayin usullerinde mevcut hususiyetten ibarettir. Gerçi bu teşekküllerin görecekleri vazifelerden bir kısmı devletin ekonomik politikasıyla ilgilidir. Ancak bu keyfiyet, İktisadi Devlet Teşekküllerine kamu hukuku müessesesi vasfı vermeyip sadece kurucusunun devlet oluşundan ve kuruluşunun bir kanuna dayanmakta bulunmasından ileri gelmektedir" denilerek bu kuruluşların özel hukuk tüzel kişisi oldukları belirtilmiştir. İdari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yöneltileceğine ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerlerinde sadece ilgili idareye karşı dava açılabileceğinden özel hukuk tüzel kişileri hakkında idare mahkemelerinde dava açılamaz. Bu açıklamalar ışığında, davalının bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı; ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve ve özel hukuk tüzel kişisi olduğu açıktır. İşin esası incelenmesi gerekirken, yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya uygun bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.