1. Hukuk Dairesi 2013/21711 E. , 2014/11276 K. "" MAHKEMESİ: GERMENCİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2013 NUMARASI : 2012/19-2013/442 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davacı Ayfer yönünden davanın kabulüne; davacı Hüseyin yönünden feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi.. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği g…
**1. Hukuk Dairesi 2013/21711 E. , 2014/11276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: GERMENCİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2013 NUMARASI : 2012/19-2013/442 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davacı Ayfer yönünden davanın kabulüne; davacı Hüseyin yönünden feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi.. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davacı Ayfer yönünden davanın kabulüne; davacı Hüseyin yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Mirasbırakan A.G..'in 11.2.2011 tarihinde öldüğü, geride davacılar ile birlikte davalıyı mirasçı olarak bıraktığı, mirasbırakanın 46 ada 83, 86 ve 87 parsel sayılı taşınmazlardaki payını üzerindeki hacizlerle birlikte 18.1.2011 tarihinde davalıya toplam 10.150,00-TL bedelle satış suretiyle temlik ettiği kayden sabittir. Davacılar, söz konusu devir işlemlerinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiği iddiasıyla eldeki davayı açmışlar, yargılama sırasında davacı Hüseyin davadan feragat etmiştir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706, Türk Borçlar Kanunun 237 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.