T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/317 KARAR NO : 2025/1273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2022 NUMARASI : 2022/715 E. 2022/969 K. DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 25.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.09.2025 İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.12.2022 tarih 2022/715 E. 2022/969 K. sayılı kararın Dairemizce…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/317 KARAR NO : 2025/1273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2022 NUMARASI : 2022/715 E. 2022/969 K. DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 25.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.09.2025 İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.12.2022 tarih 2022/715 E. 2022/969 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, davalılar tarafından 01.04.2004 vade tarihli 30.000 Euro bedelli ve 01.05.2004 vade tarihli 5.000 Euro bedelli senetlerin, borç karşılığında müvekkili adına düzenlendiğini, senet bedellerinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle, 06.03.2007 tarihinde İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2013/1511 (eski numarası 2007/7479) sayılı dosyasıyla, 35.000 Euro karşılığı 61.810 TL olarak o dönemde dövize uygulanan %3 faiz oranı talebiyle ikame edildiğini, 02.06.2022 tarihinde borçlu ... tarafından yapılan 111.676,53 TL ödeme neticesinde dosyanın infaz olduğunu, ....Bankası verilerine göre icra takibinin ikame edildiği 06.03.2007 tarihinde 1 Euro'nun 1.87 TL-1.88 TL'ye karşılık gelirken, ödemenin yapıldığı 02.06.2022 tarihinde 1 Euro'nun 17,87-TL-17,60-TL'ye karşılık geldiğini, müvekkilinin temerrüt faizini aşacak şekilde zarara uğradığını, munzam zararının davalılar tarafından tazmini gerektiğini, müvekkilinin munzam(aşkın) zararı daha sonra ıslah edilmek üzere, şimdilik 2.750-Euro cinsinden alacaklarının, senetlerin vade tarihlerinden 02.06.2022 tarihine kadar Euro cinsinden alacağa işleyecek temerrüt faiziyle icra dosyasına yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde hesaplanacak munzam zararının, Euro cinsinden tahsilini istemiştir. CEVAP:Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı defiinde bulunduklarını, davacı tarafça 2007 yılında İzmir 20. İcra Dairesinde takip başlatıldığını ve talepte 35.000 Euro karşılığı 61.810,00-TL olarak belirtildiğini ve asıl alacağın %3 temerrüt faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, davacı tarafça icra dosyasına sunulan dilekçe ile senet alacağının üzerine işlenecek %3'lük faizin Euro cinsinden alacağın üzerine işlenerek hesap yapılması gerektiğine ilişkin talepte bulunulduğunu, icra dairesince alacaklı vekilinin 2007 yılındaki takip talebinde Euro alacağının TL'ye çevrilerek takibe geçtiği anlaşıldığından alacaklı vekilinin talebinin takibi genişlettiği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, bunun üzerine memur işleminin şikayeti ve işlemin iptali için İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesine açılan davanın derdest olduğunu, müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki borç ilişkisi kapsamında davacı adına düzenlendiği iddia olunan 01/04/2004 ödeme tarihli 30.000,00-Euro bedelli ve 01/05/2004 ödeme tarihli 5.000,00-Euro bedelli senetlerin vadelerinde ödenmemeleri neticesinde davacı tarafça İzmir 20. İcra Dairesinin 2007/7479 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi kapsamında borçlu tarafça yapılan 111.676,53-TL tutarındaki ödeme ile dosyanın infazen kapatılmasına rağmen borca konu döviz kurundaki artış dikkate alınarak davacının munzam zararının hesaplanması ve hesaplanacak zarar bedelinin Euro cinsi üzerinden davalıdan tahsili talebinde bulunulduğu, İzmir 20. İcra Dairesinin 2013/1511 E sayılı dosyasında, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlular aleyhinde 61.810,00-TL (35.000,00-Euro karşılığı) asıl alacak ve 5.485,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.295,00-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, 02/06/2022 tarihinde ... tarafından yapılan 111.676,53-TL bedelli ödeme neticesinde dosyanın infazen kapatıldığı, icra takibinin dayanağı, keşidecisi ..., kefili ..., lehtarı ... olan,23/12/2003 tanzim, 01/04/2004 vade tarihli, 30.000,00-Euro bedelli senet ile keşidecisi ..., kefili ..., lehtarı ... olan, 23/12/2003 tanzim, 01/05/2004 vade tarihli, 5.000,00-Euro bedelli senetler olduğu, icra dosyasında yer alan takip talebinde alacaklı vekilinin, alacak bedelini 61.810,00-YTL, işlemiş faiz bedelini 5.485,00-YTL, toplam alacağı ise 67.295,00-YTL olarak, asıl alacağın yıllık %3 temerrüt faizi ile tahsilini talep ettiklerini açık bir şekilde belirttiği, alacaklı vekilinin takip talebinde alacak bedeli ve işlemiş faiz bedeli açısından döviz cinsi üzerinden talepte bulunabilecekken, seçim hakkını kullanarak döviz cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığını talep ettiği, alacağın takip tarihindeki kur karşılığında Türk Lirası değerinin işlemiş faizi ile birlikte borçlu tarafından ödenmesi neticesinde borcun sona ermiş olduğu, takip talebinin düzenlenmesi ve icra dairesine sunulması anında seçimlik hakkını kullanan alacaklının, almış olduğu ödeme akabinde munzam zararının olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, dava konusu munzam zararın senetlerin vade tarihlerinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen 16 yıllık zaman kesitinde oluştuğunu, Anayasa Mahkemesi'nin ihlâl kararlarının bağlayıcılığı gözönünde tutularak enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, enflasyonist ekonomilerde ve/veya alacağın tahsil edilemediği 18 yıl gibi uzun bir zaman kesitinde, ülke ekonomik koşulları, enflasyon, paranın satın alma gücündeki değişimler ve sair nedenlerle munzam zarar oluştuğunun karine olarak kabul edildiğini, davacının munzam zararını açık ve somut bir biçimde ispatının beklenemeyeceğini, mahkemece, iddia ve beyanlar doğrultusunda gerekli ve yeterli araştırma yapılmadığını, dosyada uzman bilirkişi tarafından rapor düzenlenmediğini, mahkemece aşkın zararın hukuki nitelendirmesinde hata yapıldığını, icra takibinin ikame edildiği 2007 yılındaki Türk Lirasının satın alma gücü ile icra dosyasında tahsilatın yapıldığı 2022 yılındaki Türk Lirasının satın alma gücü arasında ciddi şekilde azalma yaşandığını, en azından vadeli mevduat veya kurları devamlı yükselen döviz yatırımlarında değerlendireceğinin kabulü gerektiğini, davacının munzam zararının, davalıların icra dosyasına yaptığı ödeme neticesinde ödendiğine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Dava, munzam zararın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davalılar tarafından davalı adına düzenlenen toplam 35.000 Euro tutarındaki senetlerin tahsili amacıyla davacı tarafça 2007 yılında İzmir 20. İcra Dairesinde takip başlatıldığı, takip talebinde 35.000 Euro karşılığı olarak 61.810 TL'nin %3 temerrüt faiziyle tahsilinin talep edildiğini, eldeki davada icra takibinin yapıldığı 2007 yılından icra dosyasında tahsilatın yapıldığı 2022 yılına dek aradan geçen sürede Türk Lirasının satın alma gücünde azalma nedeniyle oluşan munzam zararın davalıdan tahsilinin talep edildiği, icra dosyasında alacaklı vekilinin takip talebinde asıl alacak ve işlemiş faiz açısından döviz cinsi üzerinden talepte bulunabilecekken, seçim hakkını takip tarihi itibariyle Türk Lirası üzerinden kullandığı, alacağın takip tarihindeki kur karşılığında Türk Lirası değerinin işlemiş faizi ile birlikte borçlu tarafından ödenmesi neticesinde borcun sona ermiş olduğu, takip talebinin düzenlenmesi ve icra dairesine sunulması anında seçimlik hakkını alacağın Türk Lirası olarak ödenmesi yönünde kullanan alacaklının, yapılan ödeme sonrasında munzam zararı oluştuğunu kanıtlayamadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.