Başvurucu, tutukluluğun kanuni ve makul süreyi aşması ile yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, tutukluluğun kanuni ve makul süreyi aşması ile yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa'nın maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 19/9/2013 tarihinde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 24/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 24/7/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığının 15/8/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, kasten insan öldürme suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alınmış, İdil Sulh Ceza Mahkemesinin 23/6/2008 tarihli ve 2008/25 sayılı kararıyla tutuklanmıştır. Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2008 tarihli iddianamesiyle, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Midyat Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25/6/2009 tarihli mahkûmiyet kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 8/11/2010 tarihli ilamıyla başvurucunun yaşının tespitinin sağlanması ve yargılamanın açık yapılması gerekirken gizli yapıldığı gerekçesiyle bozulmuştur. Yargıtay kararı sonrası Midyat Ağır Ceza Mahkemesince verilen 8/3/2012 tarihli mahkûmiyet kararı Yargıtay Ceza Dairesinin 29/4/2013 tarihli ilamıyla Yargıtay bozma ilamına uyulmasına rağmen gizli oturumda yapılan işlemlerin yenilenmediği ve başvurucunun yaşının tespit işlemlerinin kanuna uygun yapılmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/106 sayılı dosyasında tutuklu olarak yargılanan başvurucu, 22/7/2013 tarihli dilekçesi ile tutukluluk halinin devamı kararına itiraz etmiştir. İtiraz, Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin 25/7/2013 tarihli ve 2013/342 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede, anılan kararın 30/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Başvurucu, 19/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 26/9/2013 tarihli ve E.2013/106, K.2013/181 sayılı kararıyla başvurucunun, kasten insan öldürmeye teşebbüs, silahla tehdit ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından toplam 17 yıl 12 ay 25 gün hapis ve 000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 6/11/2014 tarihli ilamıyla başvuru hakkında tehdit ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına, kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün ise kasten insan öldürme suçundan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar vermiştir. Yeniden yapılan yargılamada Mahkeme, 26/3/2015 tarihli kararıyla başvurucunun kasten insan öldürme suçundan cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Başvurucu hakkındaki dava Yargıtayda temyiz aşamasında derdesttir. B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetlisuç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedenininbulunması halinde, şüpheli veya sanıkhakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesibeklenen ceza veya güvenlik tedbiriile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerdebir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdurveya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçlarınişlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; ... Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), ....” 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Bir insanıkasten öldüren kişi, müebbet hapiscezası ile cezalandırılır.”