3. Hukuk Dairesi 2024/2256 E. , 2025/3260 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1063 E., 2024/400 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/69 E., 2022/50 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün …
**3. Hukuk Dairesi 2024/2256 E. , 2025/3260 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1063 E., 2024/400 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/69 E., 2022/50 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 08.12.2015 tarihli temlik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca noterde alacağın devri sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu nedenle sözleşmeden dönüldüğüne dair ihtarname çekildiğini, davalı tarafa vermiş oldukları temliğin ÖTV ve KDV alacaklarının ödenmemesi sebebiyle hükümsüz kaldığını ileri sürerek; adi yazılı şekilde yapılan temlik sözleşmesinin ve alacağın devrinin hükümsüz kaldığının tesipitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında 08.12.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak bir süre sonra sözleşmeden vazgeçilerek 25.01.2016 tarihinde noterden resmi temlik sözleşmesi yapılarak vergi dairesine ibraz edildiğini, bu sözleşmenin geçerli ve son sözleşme olduğunu, bu sözleşmede alacağın hiçbir şart, koşul ve süre belirtilmeksizin temlik edildiğini, 08.12.2015 tarihindeki sözleşmeye herhangi bir atıfta bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 08.12.2015 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde "gerektiğinde noterde temlik sözleşmesi imzalayıp..." şeklinde hüküm tesis edilmişse de, sözleşme içeriğinde noterde akdedilmiş resmi temlik sözleşmesinin bu maddeye dayanıp dayanmadığı hususuna yer verilmediği, ayrıca tarafların noterde yapılan sözleşmenin aralarındaki ilk sözleşme gereğince imzalandığına dair bir irade de ortaya koymadığı, bu amaçla ilk sözleşmeye bir atıfta bulunmadıkları, yine ikinci sözleşmenin ilk sözleşmede temlik için öngörülen şartın gerçekleşmesi için öngörülen sürenin sona ermesinden sonra düzenlendiği, bu durumda, temlik edenin ilk sözleşmedeki koşulun gerçekleşmemiş olduğundan haberdar olduğu, her iki sözleşmenin birbirine bağlı olduğu kabul edildiği takdirde, ilk sözleşmenin koşulu gerçekleşmediğinden alacaklının 2. sözleşmeyi yapmaması gerektiği, noterde düzenlenen 25.01.2016 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF