2. Ceza Dairesi 2016/7133 E. , 2016/13428 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza…
**2. Ceza Dairesi 2016/7133 E. , 2016/13428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II-Sanık hakkında müştekiler ... oğlu ...,......, ..., ... ve... ...'na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın işyerinde beraber çalıştığı müştekilere ait dolaplardan sırasıyla 150 TL, 60 TL, 70-100 TL, 80 TL, 80 TL ve 180 TL tutarındaki paraları çalması şeklinde gerçekleşen olayda, yasanın öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, sanık hakkında aynı Kanun'un 145. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III-Sanık hakkında müştekiler ..., ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında müşteki ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın ilk olarak müşteki ...'a ait dolaptan 2012 yılı Aralık ayı içinde 100 TL ile 10 manat (Azeri parası) çaldıktan sonra, 2013 yılı Ocak ayı içinde 75 TL parayı çalması ve son olarak 26.01.2013 tarihinde hırsızlık yaparken yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, suç tarihleri arasındaki yakın zaman dilimi de dikkate alındığında sanığın müşteki ...'a yönelik eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme suçu oluşturması karşısında, sanık hakkında bir kez mahkumiyet hükmü kurulup cezasının 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırılması yerine sanığın eylemlerinin iki ayrı tamamlanmış, bir kez de teşebbüs aşamasında kalmış hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanık hakkında müşteki ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; sanığın ilk olarak müşteki ...'e ait dolaptan 25.10.2012 tarihinde 650 TL çaldıktan sonra, 03.11.2012 tarihinde 200 TL ve 19.01.2013 tarihinde ise 150 TL parayı çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suç tarihleri arasındaki yakın zaman dilimi de dikkate alındığında sanığın müşteki ...'e yönelik eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme suçu oluşturması karşısında, sanık hakkında bir kez mahkumiyet hükmü kurulup cezasının 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırılması yerine sanığın eylemlerinin üç ayrı hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Sanık hakkında müşteki ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; kolluk tutanakları ve müşteki beyanına göre, sanığın müştekiye ait kilitli dolabın kapısını üstten çekmesi suretiyle oluşan boşluktan hırsızlık yaptığının belirtilmesine karşın, sanığın ise savunmasında, dolabı kendisine ait anahtarla açarak hırsızlık yaptığını belirtmesi karşısında, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Sanık hakkında müştekiler ..., ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın işyerinde beraber çalıştığı müştekilere ait dolaplardan sırasıyla 175 TL ve 10 manat; 1000 TL ve 40 TL tutarındaki paraları çalması şeklinde gerçekleşen olayda, yasanın öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, sanık hakkında aynı Kanun'un 145. maddesi uyarınca indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, sanık hakkında bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.