Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekili kurum tarafından dava dışı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı .... Ticaret Ltd.Şti. aleyhine Kurum'un rücu alacağının tahsili amacıyla İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2015/106 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak söz konusu şirketin tasfiye edildiğini belirterek ....Ticaret Limited Şirketi'nin sicil kaydının ihyasına karar verilmesini istemiştir.Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; TTK'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. Maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğuğu şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının tasfiye memurunun sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurunun alacaklılarının hakkını korumakla yükümlü olduğunu, vadesi gelmeyen borçlardan ihtilaflı veya şarta bağlı borçların notere tevdii ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.