Başvuru, hükümlünün göndermek istediği mektuba sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hükümlünün göndermek istediği mektuba sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/5/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Ödemiş T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) PKK terör örgütüne üye olma suçundan hükümlü olarak bulunan başvurucu 20/2/2018 tarihinde gazeteci Ç.T.'ye iki sayfadan oluşan bir mektup göndermek istemiştir. Başvurucu, mektupta ceza infaz kurumunda yaşadığını iddia ettiği sorunları dile getirmiştir. Bu kapsamda sıcak su verilmediğinden, kalorifer ısısının yetersiz olduğundan, arama sırasında özel eşyalarının dağıtılarak ortalığa saçıldığından, radyo, kitap ve defterlerine el konulduğundan, masa, sandalye, tabak, çatal ve benzeri eşyaların kantinde fahiş fiyatla satıldığından, hastaneye sevk edilmediğinden, siyasi kimliklerinden dolayı ayrımcılığa maruz kaldıkları gibi saldırı tehdidi altında olduklarından, ortak etkinliklere çıkarılmadıklarından yakınmıştır. Bir memurun insanların boğazını sıkıp istediğini darp etmeye muktedir olduğu bir devletin ve hukukun güçsüz olduğunu ifade eden başvurucu son olarak yaşadığı sorunlara gazetede yer verilmesini talep etmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun (Disiplin Kurulu) 1/3/2018 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektubun muhatabına gönderilmemesine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; mektupta sıcak suyun verilmediği, kısmi ve genel aramaların saatlerce sürdüğü, ellerindeki kitap ve yazmış oldukları şiir, öykü, yazı ve defterlere idarenin tamamen keyfî tutumla el koyup soruşturma açarak keyfî cezalar verdiği, aynı şekilde radyolarına da keyfî tutumla el koyduğu, hastaneye götürülmedikleri ve bunun sebebinin idare olduğu, son olarak da kurumdaki sıradan bir infaz ve koruma memuru tarafından bile zamansızca ve sebepsizce darp edildikleri şeklinde ifadelere yer verilmesi nedeniyle, görevli memurun hedef gösterildiği ve küçük düşürüldüğü, ayrıca mektupta yalan yanlış beyanların bulunduğu vurgulanmıştır. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararına karşı Ödemiş İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan şikâyet 13/3/2018 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararda; mektubun kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, kişi ve kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış ifadeler içerdiği belirtilmiştir. Başvurucunun karara karşı itirazı Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 29/3/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, itiraz konu kararın usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Karar 12/4/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 10/5/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. (Ahmet Temiz B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20; Tayfur Tunç, B. No: 2017/36327, 10/3/2020, §§ 15-28; Rıdvan Türan, B. No: 2017/20669, 10/3/2020, §§ 15-28; Ahmet Kağanarslan ve Diğerleri, B. No: 2017/16227, 10/3/2020, §§ 18-31).