İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/815 esas 2026/109 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil no.su ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sis. Mak. Tic. Ltd. Şti’de davalı ile birlikte pay sahibi olduğun…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/882 KARAR NO : 2026/1028 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2026 NUMARASI : 2025/815 ESAS 2026/109 KARAR DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Limited şirket yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete kayyım atanması İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/815 esas 2026/109 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil no.su ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sis. Mak. Tic. Ltd. Şti’de davalı ile birlikte pay sahibi olduğunu, şirketi yönetim ve temsil yetkisi kuruluştan itibaren davalının olduğunu, davalı, şirketin araçlarını satarak satış parasını kendi üzerine aldığını, müvekkiline şirketle ilgili hiçbir bilgi vermediğini, davalının sorumsuz bir şekilde şirketi idare ettiği ileri sürülerek ihtiyati tedbir kapsamında davalı şirkete kayyım atanması ve sonuç olarak davalı şirket müdürünün şirketteki yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, dava konusu şirket davacı tarafından 20.07.2017 tarihinde tek ortaklı olarak kurulduğunu, 19.11.2019 tarihinde davacı şirketteki tüm payını (100 pay) davalıya devrettiğini, şirket tek ortaklı olarak müvekkili tarafından devam ettiğini, davacının şirkette pay sahibi olmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile;" 13.11.2019 tarihinde şirketteki 100 payını devretmesiyle pay sahipliği sona ermiştir. Bu nedenle somut dava için aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle esasa girilmeksizin davanın reddi gerektiği, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinden terkin işlemi ile birlikte davalının şirket müdürlüğü de sona ermiştir. Bir başka ifadeyle davanın ikamesinde hukuki yarar da bulunmamaktadır (HMK m 114/1-h). Hukuki yarar yokluğu da bir davanın reddi nedeni olmakla birlikte davacı sıfatına haiz olunması öncelikli olduğundan dava sıfat yokluğundan reddedilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkili ile davalı ortak olarak % 50 şer hisse ile ... Sis. Makine San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nde ortak şirket kurduklarını, bu şirketin kurulmasına müteakip müvekkilinin yurt dışında yaşaması sebebiyle şirketin yetkili temsilcisi olarak davalının atandığını, davalı müvekkili tarafından verilmiş olan satış vekaletnamesini kullanarak şirket adına kullanılan ... plakalı kamyonların satış işlemini gerçekleştirerek satış parasını aldığını, ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini, TTK'na göre, ortaklar hem şirketin zararına neden olan işlemler için şirket adına müdüre karşı dava açabileceği gibi doğrudan kendi zararlarına neden olan filler için de şahsi olarak dava açabileceklerini, TTK''na göre, limited şirketlerde ortaklar arasında hileli işlemler söz konusu olması halinde eski ortağın hisselerini satarken şirketin gerçek mali durumu hakkında müdür tarafından yanıltılması veya mal kaçırma amacıyla yapılan işlemler de şirket eski ortağının şahsen dava açma hakkının bulunduğunu, müvekkilinin şirket müdürü ve ortağı olan davalının hileli davranışı sebebiyle maddi zararının olduğunu, mevcut davada şirket temsilcisi ile iptal istenen işlemi yapan kişinin aynı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, limited şirket yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin müvekkili ile davalı yeğeni tarafından 2017 yılında kurulduğunu, müvekkilinin yurt dışında yaşaması sebebiyle yetkilerini davalı yeğenine devrettiğini, ancak davalının yönetim görevlerini kötüye kullandığını belirterek davalının şirket müdürlüğünden azline ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davada taraf sıfatı (husumet), dava konusu subjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Bu durumda, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet ehliyeti). Taraf sıfatı, usul hukukuna değil, maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, bir itirazdır. Bu nedenle mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu re'sen gözetmesi gerekir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, şirket müdürünün azline ilişkin eldeki davanın şirket ortakları tarafından açılabileceği, davacının ise 12/11/2019 tarihli genel kurul kararı ile dava konusu şirketteki paylarını davalıya devrederek şirketteki ortaklığını sona erdirdiği, bu sebeple davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 28/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır