T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/224 KARAR NO : 2026/291 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2025 NUMARASI : 2025/690 Esas - 2025/1184 Karar DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi KARAR TARİHİ : 20/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2025 tarih 2025/690 Esas 2025/1184 K…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/224 KARAR NO : 2026/291 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2025 NUMARASI : 2025/690 Esas - 2025/1184 Karar DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi KARAR TARİHİ : 20/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2025 tarih 2025/690 Esas 2025/1184 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı tarafına ait olan mali müşavirlik ofisinde 24/06/2025 tarihinde meydana gelen yangın sonucu ofisinde bulunan müşterilerine ait limited ve anonim şirketlere ait ortaklık pay defteri, müdürler kurulu defteri ve genel kurul müzakere defterlerinin kullanılamaz hale geldiğini, yine fiilen tutulan limited, anonim şirketi ve bilanço esasına göre defter tutan şahıs şirketlerine ait yevmiye, envanter, damga vergisi ve defteri kebir defterleri ile işletme hesabına göre defter tutan işletme defterleri ve serbest meslek defterleri, müşterilerine ait gelir gider faturaları ile işyerinde çıkan yangın ile sonrasında itfaiye müdahalesi nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek TTK'nın 82 maddesi gereğince zayi olduklarına yönelik zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava niteliği itibariyle hasımsız açılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi ve devamı uyarınca ticari defterlerin zayi olduğunu bildiren tacirin iş bu davayı açmasının gerektiği ticari defterlerin saklanma yükümlülüğünün tacirin sorumluluğunda olduğu, iş bu davanın ise tacirin ticari defterlerini yanında bulunduran mali müşavir tarafından açıldığı, davacı sıfatına göre davacı tarafın aktif husumet yokluğunun bulunduğu kanaatine varılarak davanın aktif husumet yokluğunda nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin ofisinde yangın çıktığını, İBB itfaiye dairesi raporu, polis merkezi amirliği itfaiye tutanakları ile vergi dairesinin yoklama fişi tespitine göre tereddüte yer verilmeyecek şekilde ispatlandığını, yangın ve zayi durumunun resmi makamlarca tespit edildiğini, müvekkilinin hukuki yararı ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, yere mahkemenin TTK 82/7 maddesindeki tacir ifadesinin şekli olarak yorumlayıp müvekkilinin dava açma ehliyetinin olmadığını savunduğunu ancak bu yorumun müvekkilinin cezai ve idari yaptırımlarla karşı karşıya bıraktığını, SMMM olarak müvekkilinin mükelleflerin defterlerini ve VUK ve meslek yasası gereğince ofisinde muhafaza ettiğini, yangın soncu zayi olması durumunda defter ve belge gizleme veya görevi ihmal suçlamaları ile karşılaşmaması için zayi belgesi kararına ihtiyaç duyulğunu zayi belgesi kararının zorunlu olduğunu, davanın çekişmesiz yargı işi olup, çekişmesiz yargıda şekli taraf ehliyetinden ziyade maddi gerçeğin tespitinin esas olduğunu, dosyada mevcut itfaiye raporu, vergi dairesi yoklama fişine göre yangının müvekkilinin iradesi dışında gerçekleşen bir afet olduğunun kanıtlandığını, buna göre mahkemenin davacının defterlerin zilyedi ve muhafızı olduğu gerçeğini gözardı ederek davanın tarafı olamayacağını kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. GEREKÇE : Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Maddede düzenlenen (30) günlük süre hak düşürücü süredir. 6102 sayılı TTK'nin 82/7. maddesine göre zayi belgesi verilmesine ilişkin dava tacirler tarafından açılabileceğinden tacir sıfatına haiz olmayan kişinin bu dava yönünden aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. ( Yargıtay 11. HDB'nın 13.03.2018 tarih ve 2016/9303 E. 2018/1919 K. Sayılı ilamı ) Somut olayda, davacı müvekkilinin muhasebeci olup bu işi nedeniyle kendi ofisinde bulunan dava dışı mükellefleri ait belgelerin yangında zayi olduğunu ileri sürerek bu defter ve belgelerin zayi olduğu yönünde zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Başka bir anlatımla zayi belgesi verilmesi istenilen belge ve defterlerin dava dışı üçüncü şahıslara ilişkin olduğu ihtilaf konusu değildir. Davacı bizzat mali müşavir mesleğini eldeki davayı açmıştır. Bu bakımdan davacının şahsı adına açmış olduğu bu davada aktif dava sıfatı bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla dava konusu yangında zayi olan defter ve belgelerin zayi nedeniyle iptali bu defter ve belgelerin sahibi olan tacirler tarafından açılabileceği gözetildiğinden davacının üçüncü kişilere ait defter ve belgelerin zayi nedeniyle iptali istemesi hususunda aktif dava sıfatı bulunmamakta olup bu gerekçelerle talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.