T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1559 KARAR NO : 2026/289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.06.2023 NUMARASI : 2022/844 Esas 2023/501 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28.10.2022 KARAR TARİHİ : 20.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20.02.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.0…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1559 KARAR NO : 2026/289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.06.2023 NUMARASI : 2022/844 Esas 2023/501 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28.10.2022 KARAR TARİHİ : 20.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20.02.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2023 tarih 2022/844 Esas 2023/501 Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili, davalı ... ve .... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... plakalı araç sürücüsü ...'ın, 19.11.2021 tarihinde seyri esnasında direksiyon hakimiyetini kaybederek önce direğe ardından park halindeki mülkiyeti müvekkiline ait olan ... . plakalı aracına çarptığını, kazada ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, aracı kaza tarihinde .... Sigorta 4102100310156 poliçe numarası ile ZMMS Sigortalı oluğunu, müvekkili aracında meydana gelen zararın da kaza poliçe kapsamında teminat altında olduğunu, müvekkilinin araçta meydana gelen hasarın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurduğunu, ....'nun eksper olarak görevlendirildiğini ve toplam 48.248,22 -TL hasar bedeli tespit edildiğini, ancak sigorta şirketinin araçta meydana gelen hasar bedelini 21.919,00- TL kısmi olarak ödediğini, sigorta şirketinin poliçe limiti dolmadığından sorumluluğunun devam ettiğini, yapılacak bilirkişi incelemesi ile meydana gelen gerçek zararın tespit edileceğini, işbu nedenle davamızı belirsiz alacak davası olarak açmakta olduklarını, ....plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinin tespiti için 300,00-TL ekspertiz ücreti ödendiğini, davalı sigorta şirketinin de doğan gerçek zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu; netice itibari ile .... plakalı aracın ZMMS 4102100310156 poliçe numarası ile davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğundan .... plakalı araçta meydana gelen hasar ücreti ve ekspertiz rapor ücretinden sigorta poliçe limitleri kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğunu, 19.11.2021 tarihli kazada meydana gelen hasar ücretinden araç sürücüsü .... ve ruhsat sahibi ....'nin sigorta şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve davaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın davalı Sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 19.11.2021 tarihinde madıdı trafik kazasına karıştığını belirttiği ...plakalı aracın, 28.08.2021 başlangıç 28.08.2022 bitim tarihli ve 4102100390156 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile ... adına maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 43.000-TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarının davalı müvekkili sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu; davacının, dava dilekçesinde söz konusu kaza sebebiyle .... plakalı müvekkilinin aracında maddi hasar oluştuğunu belirttiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili talep edildiğini, işbu başvurunun belirsiz dava koşullarını taşımamakta olduğunu; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açılıp kesin ve gerçek zarar uzman bilirkişice tespit edildikten sonra, zamanaşımı süresi içinde ıslahla talebin artırılabileceğini denildiğini, buna göre başvuru sahibinin vekilinin alacağının kısmi olduğu gerekçesiyle şimdilik 500,00-TL maddi tazminat talebiyle yapmış olduğu işbu başvurunun hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddini talep ettiklerini, iş bu poliçe kapsamında, dava konusu kazanın müvekkili şirkete kaza sonrası ihbar edilmiş ve 4100871760/1 numaralı hasar dosyası açıldığını, davacıya ait araç üzerinde 21.919,00 -TL maddi hasar tespit edildiğini ve edilen bu tutarın 04.01.2022 tarihinde ödendiğini, dava öncesi poliçe kapsamındaki tüm sorumluluğun yerine getirilmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin temerrüde düşmemiş olduğunu belirterek temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın 19.11.2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin davalılar.... ve ... yönünden haksız fiil tarihinden, davalı .... Şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesi, ayrıca ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında davalılardan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde .... plaka sayılı araç sürücüsü ....'ın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar oluştuğu, aracın hasarının onarım bedelinin KDV dahil olmak üzere 41.833,34-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin davacı tarafın başvurusu üzerine dava açılmadan önce davacı tarafa 21.919,00-TL tutarında ödeme yaptığı, ödemenin mahsubu ile davacı tarafın bakiye hasar onarım bedeli alacağının 19.914,34-TL olduğu, davacı vekilinin 07.04.2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile hasar onarım bedeli tazminatı talebi yönünden dava dilekçesinde 500,00-TL olarak belirttikleri taleplerini 19.914,34-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği, davalı ....'ın ... plakalı aracın sürücüsü, davalı....'nin ise ... plakalı aracın maliki oldukları dikkate alındığında, davalılar .... ile .... yönünden temerrütün haksız fiil tarihi itibariyle oluştuğu, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, sigorta yönünden rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 14.01.2022 tarihinde vuku bulduğu, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı .... A.Ş. Vekili, davalı ... ve ...tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ....A.Ş. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçeden kaynaklanan sorumluluk limitinin 43.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ilk derece mahkemesince kurulan hükümde davalı şirketin dava öncesi gerçekleştirdiği ödemelerin dikkate alınmadığını, davalının 04.01.2022 tarihinde 21.919,00-TL hasar ödemesi ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararına istinaden 10.000,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığını, poliçeden kaynaklanan bakiye sorumluluğunun 11.081,00-TL olduğunu, ilk derece mahkemesince poliçe limiti dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin poliçe limiti üzerinden belirlenmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı .... ve davalı....istinaf başvuru dilekçelerinde özetle; Kazaya karışan aracın bir evrak eksikliğinin bulunmadığını, aracın kaza tarihinde geçerli bir sigorta poliçesinin bulunduğunu, araç sürücüsünün alkollü olmadığını ve sürücü belgesi bulunduğu halde zararın davalı araç maliki ve sürücüsünden tahsilinin istenemeyeceğini, sigorta şirketinin davacının zararlarını karşıladığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemişlerdir. GEREKÇE : Dava, istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 Esas - 2011/411 Karar, 17. Hukuk Dairesi'nin 20.05.2013 tarih ve 2012/8984 Esas 2013/7276 Karar sayılı ilamları) Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır (818 sayılı BK'nın 51. maddesinde de paralel düzenleme mevcuttur). Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacı kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir.(Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09.07.2025 tarih 2023/7069 Esas 2025/11699 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta davalı araç işleteni, sürücüsü ve ZMMS sigortacısı davacıya ait araçta trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasardan müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olup zararını, yukarıda sayılan zarar sorumlularının her birinden birlikte talep edebileceği, sürücünün alkolsüz olması veya geçerli bir sürücü belgesi bulunmasının sigortacı ile diğer hasar sorumluları arasındaki iç ilişkide önemli olduğu, esasen zararın işleten ve sürücü üzerinde kalmasına yol açabilecek alkol veya ehliyetsiz araç kullanma gibi olguların gerçekleşmemesinin sigortacı ile zarar sorumlusu arasında doğacak uyuşmazlıklarda dikkate alınabileceği, rücu sebeplerinin mevcut olmamasının davacının müşterek ve müteselsil talep hakkına bir etkisinin bulunmadığı gözetildiğinde zararın tüm davalılar yönünden hüküm altına alınmasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Davalı ... ve ....'nin bu husustaki istinaf itirazları yerinde değildir. Davalı ... A.Ş. Vekilinin poliçe limitini aşacak şekilde hüküm kurulduğuna yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle trafik poliçesinden dolayı geçerli araç başına maddi zarar teminatı 43.000,00-TL olup istinaf aşamasında sunulan ödeme dekontu ve belgelere göre davacının Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022.E.307679 başvuru sayılı 15.03.2023 tarih K.2023/70833 Karar sayılı hakem kararıyla 10.000,00-TL değer kaybı tazminatına karar verildiği, kararın İzmir 5.İcra Dairesi'nin 2023/4857 Esas sayılı takip dosyasında ilamlı icra yoluyla takibe konulduğu ve davalı sigorta şirketinin 07.04.2023 tarihli ödemesiyle dosya borcunun ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar ödeme karar tarihinden önce gerçekleştirilmiş ve ilk derece mahkemesine bu ödeme belgeleri sunulmamış ise de poliçe limitinde eksilmeye yol açan ödemelerin kanun yolu aşamasında sunulmuş olsa dahi dikkate alınması gerekmektedir.(Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 14.12.2023 tarih 2022/5751 Esas 2023/13535 Karar sayılı ilamı) Bu durumda tarafların sair istinaf itirazları yerinde değil ise de bakiye poliçe limitinin sunulan ödeme belgelerine göre değerlendirilmesinde, dava öncesinde yapılan 04.01.2022 tarihli 21.919,00-TL hasar ödemesi ile 07.04.2023 tarihli 10.000,00-TL tutarlı değer kaybı zararı ödemesi sonrasında davalının poliçe limitinden 31.919,00-TL eksilme gerçekleşeceği ve bakiye poliçe limitinin 11.081,00-TL olduğu dikkate alınarak sigorta şirketinin sorumluluğunun bu miktar ile sınırlandırılması ve yargılama giderlerinin de dava değeri ile sigorta şirketinin sorumluluk sınırı orantılanmak suretiyle belirlenmesi gerekirken sigorta şirketinin tazminatın ve yargılama giderlerinin tümünden sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir. Davalı ....A.Ş. Vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir. Bu durumda, davalılar .... ve ....'nin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ....A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... ve davalı ....'nin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı .... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarih 2022/844 Esas 2023/501 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; a-Maddi tazminat talebinin KABULÜNE, 19.914,34-TL maddi tazminatın davalı .... A.Ş.'nin yalnızca bakiye poliçe limiti 11.081,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına .... ve davalı .... yönünden haksız fiil tarihi olan 19/11/2021 tarihinden, davalı ... Şirketi yönünden ise rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 14/01/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.360,35-TL karar ve ilam harcından, 80,70-TL peşin harç ve 331,55-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 948,10-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, davalı .... A.Ş.'nin harcın yalnızca 344,69-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, c-Davacı tarafından yapılan 56,00-TL elektronik tebligat, 184,00-TL tebligat, 3,00-TL (KEP) posta masrafı, 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve 331,55-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.535,95-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ....A.Ş.'nin yargılama giderlerinden yalnızca 1.411,09-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, d-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, davalı ...A.Ş.'nin arabuluculuk ücretinin yalnızca 868,04-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, f-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalılar .... ve .... yönünden istinaf karar harcı olan 1.360,35-TL'den peşin alınan 341,50-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.018,85-TL harcın davalılar... ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar ... ve .... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı .... A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 7-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı .... A.Ş tarafından yapılan 738,00-TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... A.Ş'ye verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.