10. Hukuk Dairesi 2024/2711 E. , 2024/5365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/18 E., 2023/448 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ta
**10. Hukuk Dairesi 2024/2711 E. , 2024/5365 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/18 E., 2023/448 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: l. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait işyerinde davalı Kurum denetmeni tarafından yapılan denetim sonucunda tanzim edilen 29.08.2012 tarih 2012/MG-126 sayılı rapora göre ..., ... ... ve kimlik tespiti yapılmayan 10 kişi hakkında sigortasız çalıştıklarına dair tespit yapıldığını, denetmen raporunda yapılan tespitlerin işyerindeki fiili çalışma koşullarına aykırı olduğunu, tuğla fabrikalarının genel çalışma prensiplerine de uymadığını, yapılan tespit işleminin sosyal güvenlik ilkeleri ve olağan yaşam koşulları ile hiçbir şekilde bağdaşır yanı olmadığını, bu nedenle Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; denetmen raporunun aksi ... oluncaya kadar geçerli olduğunu, idari para cezasının iptali istemiyle iş mahkemesinde dava açılamayacağını, davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 2. Davalı ...'a dava dilekçesi tebliğ edilmiş; ancak davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2015 tarih 2013/74 Esas 2015/316 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, 29.08.2012 tarihli ve 2012/MG-126 sayılı SGK denetmen raporunun ve buna ilişkin Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 14.05.2018 tarihli ve 2016/2634 Esas, 2018/4691 Karar sayılı bozma ilamında; "....Mahkemenin, Kurum raporunda kimlik bilgileri tespit edilememiş olan 10 kişi ve alt kimlik bilgileri tespit edilememiş olan ... ... isimli kişi hakkında verilen kararı yerindedir. Ancak tüm kimlik bilgileri tespit edilmiş olan ... hakkında ise adı geçen hakkında yapılan tespit ve iptali istemi doğrudan adı geçenin hak alanını ilgilendiren bir durum doğurduğundan ...’a husumet yöneltilmek suretiyle davaya dahil edilmeli ve gerekli inceleme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 23.05.2019 tarihli ve 2018/308 Esas 2019/194 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin l l.12.2019 tarihli, 2019/4956 Esas, 2019/9736 Karar, sayılı ilamında; "...Dava, davalı Kurumda 432331.0101.45 işyeri numarasıyla işlem gören davacı işverene ait işyerinde, 29.08.2012 tarih ve 126 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporu ile işyerinde kimliklerinin tespit edilemediği belirtilen 10 kişi ile alt kimlik bilgileri bilinmeyen ... ... isimli kişi ile ...’a ait bildirimlerin hiç yapılmadığının yani işyerinde kayıt dışı çalışmaların tespitine ilişkin raporun iptaline dair olup davada tartışılması gereken husus rapor ile tespit edilen çalışmaların fiilen var olup olmadığıdır. Dolayısıyla, Mahkemece sadece rapor kapsamında tahakkuk ettirilen idari para cezalarının Manisa 1. İdare Mahkemesinin 2013/483-484 ve 485 Esaslara kayden açılan davalar sonucunda iptaline karar verildiği gerekçesiyle başkaca araştırma yapmadan davanın kabulü isabetsizdir. Zira idari para cezalarının iptali, fiili çalışmanın varlığının tespiti açısından bağlayıcı ve belirleyici değildir. Buna göre Mahkemece, davacının iddiasının araştırılması yönünden; sigortalılarla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar davalı Kurumdan ve davacı işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve sigortalıların çalışmalannı bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyalarının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, ayrıca iptali istenen tutanak ve rapor nedeni ile Kurumun yaptığı başka işlem var mı araştırılmalı, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre, karar verilmelidir. ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...601.045 sicil numaralı işyerinden dava konusu 01.08.2011-27.06.2012 tarihleri arasındaki dönem içerisindeki aylarda işveren tarafından verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde hizmet bildirimi olan ve sigortalılık süreleri iptal edilmeyen kişilerin tanık olarak beyanları alınmıştır. Bordro tanıklan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’in alınan beyanlarında işyerinde sezonluk çalışma olduğunu, Kasım (ya da Aralık)-Mart ayları arasında çalışmanın olmadığını, ...’ın denetim yapılmadan öncesinde yakın bir tarihte işe girdiğini ifade etmişlerdir. Yine bordo tanıkları ..., ..., ... ve ...’un alınan ifadelerinde, işyerinde sezonluk çalışma olduğunu ifade etmişlerdir. Bozma ilamı öncesinde ...’ın alınan ifadesinde, çalışmasının sezonluk olduğunu, 2011 yılının 7, 8 ve 9. ayında fabrikada çalışmaya başladığını, 14.05.2012 tarihinde işe başladığını, belirtilen dönemde geçici olarak çalıştığından ve sürekli işe gelmediğinden sigortasız olarak gözükebileceğini beyan etmiştir. 601.045 sicil numaralı işyerinde sezonluk çalışma olup olmadığı yönünde yapılan incelemede; Akhisar Ticaret ve Sanayi Odasının 13.03.2013 tarihli yazısında işyerinde iklim şartlarına göre yılda 8 ay çalışmanın olduğu, kış aylarında çalışmanın olmadığı belirtilmiştir. Yine tanık olarak beyanları alınan çalışanlarında işyerinde sezonluk çalışma olduğunu, kış aylannda yani Kasım ( ya da Aralık)-Mart ayları arasında çalışmanın olmadığını ifade etmişlerdir. Ayrıca işveren tarafından verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde de Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarında sigortalı çalışan bildiriminin diğer aylara kıyasla önemli oranda az olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, 601.045 sicil numaralı işyerinde Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarında üretime yönelik çalışmanın olmadığı sabittir. Uyuşmazlık konusu dönem olan 01.08.2011-27.06.2012 tarihleri arasındaki sigortalı ...’ın çalışması yönünden yapılan incelemede; yukarıda yapılan ayrıntılı açıklama doğrultusunda ve ...’ın alınan ifadesinde de belirtildiği şekilde işyerinde üretime yönelik çalışmanın olmadığı 2011/12, 2012/1, 2012/2 ve 2012/3 aylarında ...’ın çalışmasının olmadığı sabittir. Ayrıca ...’ın bir önceki sezon olan 2011/08, 2011/09, 2011/10 ve 2011/11 aylarında davacı işyerinde çalıştığına dair somut bir delil bulunmamaktadır. Kurum denetmen raporunda da bu yönde ayrıntılı bir değerlendirme bulunmadığından, Kurum denetmeni tarafından anılan aylardaki çalışma ile ilgili tespitin hangi gerekçede yapılmış olduğu belirgin değildir. Tanıklardan ... ve ...’in, davalı ...’ın denetime geldikleri tarihe yakın bir tarihte işe başladığı yönündeki beyanları, ...’ın alınan ifadesinde 14.05.2012 tarihinde işe başladığı yönündeki beyanı, sigortalı ...’ın işe giriş tarihi ve çalışmasına ilişkin başkaca kayıt ve delil bulunmaması, denetmen raporuna dayanak da bu yönde bir delil bulunmaması dikkate alındığında; ...’ın 13.05.2012 ve öncesi dönemde de yani 2012 yılı sezonu içerisinde olan 01.04.2012-13.05.2012 tarihleri arasında çalışmasının bulunmadığı, 14.05.2012 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı ve denetim tarihi olan 27.06.2012 tarihine dek çalışmasını sürdürdüğü kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 29.08.2012 tarih 2012/MG-126 sayılı rapora istinaden, 1. Kimlik bilgileri tespit edilememiş olan 10 kişi ve alt kimlik bilgileri tespit edilememiş olan ... ... isimli kişinin 601.045 sicil numaralı davacı işyerinde sigortalı bildirimi yapılmaksızın çalıştığı yönündeki Kurum işleminin iptaline, 2. Davalı ...’ın, 01.08.2011-13.05.2012 tarihleri arasında 601.045 sicil numaralı davacı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışmadığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde, Kurum işleminin yerinde olduğunu, çelişkili tanık anlatımlarına dayalı şekilde karar verildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında davacı vekilinin temyiz nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.