Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1889 E. , 2024/1240 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/1889 Karar No:2024/1240 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıya ait iş yerinde 26/08/2010 tarihinde yapılan denetimde, araçları…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1889 E. , 2024/1240 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/1889 Karar No:2024/1240 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıya ait iş yerinde 26/08/2010 tarihinde yapılan denetimde, araçların yakıt deposuna mineral yağ ve motorin karışımı ürün ikmal etmek suretiyle lisansız olarak bayilik faaliyetinde bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 57.232,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının iş yerinde yapılan denetimde, araçların akaryakıt deposuna mineral yağ ve motorin karışımı ürün ikmal etmek suretiyle lisanssız olarak bayilik faaliyetinde bulunduğunun tespiti üzerine ön araştırma ve soruşturma başlatılmadan idari para cezası verildiği, ancak idari para cezası verilmesine ilişkin davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı kararının ön araştırma ve soruşturma başlatılmadan idari para cezası verilemeyeceği gerekçesiyle ... İdari Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, davacının, hakkında petrol kaçakçılığı suçundan açılan kamu davasından da ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararıyla beraat ettiği, ... İdare Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı iptal kararının kesinleşmesinden sonra yeniden aynı eylemi nedeniyle soruşturma başlatıldığı, davacı şirkete savunma istem yazısının tebliğ edilemediği ve akabinde 57.232,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurulu kararının alındığı, bu kararın davacı şirketin Kurum kayıtlarında bulunan iş yeri ve ikametgah adreslerine tebliğe çıkarıldığı, ancak tebligatların bila tebliğ geri döndüğü, söz konusu kararın 28/12/2016 tarih ve 29932 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararı ile de 57.232,00-TL idari para cezasının kesinleştiğinden bahisle davacı şirkete 08/06/2017 tarihli ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; 5015 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, Kurum'un yapacağı her türlü tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine tabi olduğu, yine aynı düzenlemedeki hüküm uyarınca, ilanen tebligat yapılması gereken durumlarda, ilanen tebligatın Resmî Gazete'de yayımlanması gerektiği, 7201 sayılı Kanun'un ilanen tebligatı düzenleyen 28. maddesinin birinci fıkrasında, adresi meçhul olanlara tebligatın ilanen yapılacağı, ikinci fıkrasında, tebligat yapılamıyan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kimsenin adresinin meçhul sayılacağı, üçüncü fıkrasında, adresin meçhul olması halinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edileceği, bununla beraber tebliği çıkaran merciin, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine soracağı ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettireceğinin hüküm altına alındığı; Davacı şirket hakkında idari para cezası verilmeden önce usulüne uygun şekilde savunma istem yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, davalı idarece savunma istem yazısını içeren tebligatın bila tebliğ dönmesi nedeniyle, Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca adres araştırması yaptırılarak tespit edilecek adrese tebligat yapılmasının sağlanmamasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu, idari para cezasının kesinleşmesi aşamasında tebligatın davacı şirketin adresinden taşınmış olduğundan bahisle geri dönmesi nedeniyle, öncelikle davacının Kuruma bildirmiş olduğu adresine, bilinen adresine tebligat yapılamadığı takdirde ise adres araştırması sonucunda tespit edilen adrese tebligat yapılması ve adres araştırması sonucunda tespit edilen adres bulunamadığı taktirde ilanen tebligat yapılması gerektiğinden, adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğ edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıya yapılan tebligatlarda gerekli araştırma ve tespitlerin yapıldığı, tebliğ tarihinde geçerli olan ve adı geçen şahsın Mernis ve Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında yer alan adreslerine gerekli tebligatların yapıldığı, davacının davalı idareye herhangi bir adres bildiriminde bulunmadığı, davacının devamlı adres değiştirerek kendisine tebligat yapılmasını imkansızlaştırdığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.