10. Hukuk Dairesi 2022/9862 E. , 2023/10020 K. MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1902 E., 2022/459 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/69 E., 2019/48 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacı ..…
**10. Hukuk Dairesi 2022/9862 E. , 2023/10020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1902 E., 2022/459 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/69 E., 2019/48 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacı ... davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalıya bağlı Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'nde çalıştığını, kepçe operatörü olarak işe alınmasına karşın tarım ve sera onarım işinde çalıştırıldığını, Müvekkilinin 18.10.2016 tarihinde, işletme müdür ve şefinin talimatları doğrultusunda seraya naylon örtü çekmek için seranın üstüne çıktığını, bu işin yapılması sırasında yere düşüp yaralandığını, müvekkilinin belinin kırıldığını, dava tarihi itibariyle tedavisinin devam ettiğini, İşverenin iş güvenliği yönünden tedbir almaması nedeniyle olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek, maddi ve manevi tazminatın hüküm altına alınmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının mevsimlik işçi statüsünde, tarım işçisi olarak çalışmakta iken 18.10.2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralandığını, davacının sözleşme süresinin bitmesinden sonra yeniden işe alınıp çalıştırıldığını, bu yeniden işe alınma sırasında işyeri hekimi tarafından düzenlenen 28.2.2017 tarihli raporda "Bahçe kültürleri tarım işçisi işinde bedenen ve ruhen çalışmaya elverişlidir" şeklinde rapor verildiğini, İş güvenliği ile ilgili risk analizlerinin yapılması, işçilerin iş güvenliği konusunda bilgilendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması için Erzincan OSGB ile anlaşıldığını, davacının işe başlamadan önce iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirildiğini, eğitim verildiğini, maluliyetin varlığı ve oranını belirlenmesi için rapor aldırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; toplanan kanıtlara dayanılarak ilamda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının oluşa ve müvekkilinin yaralanma derecesine uygun olmadığını, talep ettikleri miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili; Kusur ve hesap raporuna ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, olayda tarafların kusurlarının birbirine yakın olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın yüksek olduğunu, müvekkilinin harçtan muaf olmasına rağmen harç konusunda aleyhine hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile A)1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davalı Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, B)I-Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber Kanun'un olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, II) 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 125.188,85-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, genel itibarıyla istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417.maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 2.Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli kararında davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği ve bu tutarın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından davacı yönünden maddi tazminat talepleriyle ilgili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz istemiyle ilgili, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.