4. Hukuk Dairesi 2023/7744 E. , 2024/9726 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/901 E- 2023/365 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine /Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E- 2021/69 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması
**4. Hukuk Dairesi 2023/7744 E. , 2024/9726 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/901 E- 2023/365 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine /Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E- 2021/69 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ..., Davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Davacı ve Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını,davalı borçlunun borcu karşılayacak mal varlığının bulunmadığını bu nedenle aciz halinde olduğunu, davalının borcunu ödememek için malları arasında bulunan ... Mahallesi, 08D3A pafta 1294 ada 1 parsel B blok, Zemin kat, 1 nolu bağımsız bölüm, zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm, 1. Kat 3 nolu bağımsız bölüm, 2. Kat 4 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazlarını takiplerden hemen önce 31.03.2017 davalı ...'e muvazaalı bir şekilde devrettiğini, davalıların söz konusu devirleri alacaklıları zarara uğratmak ve mal kaçırmak amacı ile muvazaalı bir şekilde yapıldığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, emlakçı vasıtası ile tanıştığı diğer davalı ...'dan dava konusu malların parasını ödeyerek satın aldığını, bu sebeple söz konusu devir işlemlerin muvazaalı olmadığını, gerçek bir satış olduğunu, 1.020.000,00 TL nin bankadan çekildiğini, 370.000,00 TL rayiç bedelin taşınmazlar üzerinde ipoteği bulunan Ziraat Bankasına ödeme yapıldığını, ipotekli malın satın alınmasının muvazaalı işleme delalet ettiğini iddia edilmişse bu hususu kabul etmediğini beyan etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 16.02.2021 tarihli ve 2019/71 Esas ve 2021/69 Karar sayılı kararıyla; taşınmazların 31.03.2017 tarih ve 4652 yevmiye sayılı satış senediyle davalılar arasında devir edildiği, toplam devir bedelinin 370.000 TL olduğunun yazılı olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazların bir bütün olarak bar ve büro olarak kullanıldığı, fiiliyatta bütün oldukları, devir tarihindeki toplam bedellerinin ise 1.512.281,64 TL olduğu, davalı ...’in satış tarihi olan 31.03.2017 tarihinde bankadan 1.020.000 TL çekildiği, asıl satış bedelinin bu bedel olduğunu iddia ettiği, aynı gün taşınmaz üzerindeki ipoteklerin de kaldırıldığı, dolayısıyla satışın gerçek bir satış olduğu, satış bedeli ile rayiç bedel arasında misli farkın da bulunmadığı, taşınmazların fiilen bir bütün olduğu anlaşıldığında aslında tek bir satışın olduğu,4 farklı taşınmazdan bahsedilemeyeceği, yine dosyaya gelen Fethiye Belediyesi cevabına göre işyerinin ruhsatının davalı ...’e ait olduğu ve halen aktif olarak onun adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla taşınmazların davalı ... tarafından kullanıldığı, davalılar arasında aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerine dair bir delil olmadığı gibi, davalıların ayrı illerde ikamet ettikleri, aralarında borçlunun durumunu bilecek bir yakınlığın, akrabalığın olduğunun da kanıtlamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; borcun doğumundan sonra taşınmazların elden çıkarııldığı, ve borçlu davalının aciz içinde olduğu haciz tutanakları ile sabit olduğu, satış bedeli ile satış tarihindeki gerçek değeri arasında misli fark şartınında gerçekleştiğini, satışın daha yüksek bedel ile olduğu iddiasını kabul etmediklerini, ödemenin elden yapıldığı iddiasının ve taşınmazın aslında tek olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu zira dört bağımsız bölüm olduğunu, iş yerinin boş olduğunu, her iki davalının da iş yerini "bar" olarak işlettiğini ve davalıların arkadaş olduklarını ve ipotekli taşınmazı ipoteği kaldırarak aldığını, davalı unvanı ile birlikte iş yerini devir ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 gün, 2021/901 E- 2023/ 365 K sayılı kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1.İİK'nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu borçlu adına kayıtlı dava konusu taşınmazların her ne kadar takyidatlı tapu kaydında arsa vasfında olduğu belirtilmişse de tapu resmi senetlerinde dükkan/büro niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 28.03.2010 tarihli haciz tutanağında taşınmazın davalı borçlu tarafından "Efsane Legen Bar ve Club" adında bir işletme olarak kullanıldığının anlaşıldığı, davalı 3. Kişinin de satın alma tarihinden hemen sonra 08.08.2017 de bar işletme ruhsatı aldığı ancak işletmeyi aktif olarak kullanmadığı anlaşılmış olup, buna göre mahkemece tasarruf tarihinde taşınmaz üzerindeki işyerinin İİK madde 280/3 gereğince ticari işletme devri niteliğinde olup olmadığı hususu tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme bölümünün(1) nolu bendin de yer alan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oybirlliği ile karar verildi.