Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1283 E. , 2024/4932 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1283 Karar No : 2024/4932 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava, Belediye Başkanı ... tarafından, ... Belediye…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1283 E. , 2024/4932 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1283 Karar No : 2024/4932 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava, Belediye Başkanı ... tarafından, ... Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu meclis kararıyla reddedilen "Yalova Belediyesi ve mücavir alan sınırları içerisinde Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) kurulabilmesi" ile ilgili talebin, Yalova ilinde yaşayan ve Yalova il sınırlarında bulunan karayollarını kullanan vatandaşlar için gerekli ve hatta elzem olduğu, Yalova il sınırları içerisinde gerekli görülen bölgelere EDS sistemi kurulmasında kamu yararının bulunduğu, davalı idarenin savunmasında, EDS kurulmasına yönelik talebin reddini gerektirecek kabul edilebilir hiçbir nedenin gösterilmediği, idarenin savunmasında, EDS sisteminin üsteleneceği görevin, görevli trafik memurlarınca, kaza ihtimali yüksek bütün kritik bölgelerde 7 gün 24 saat nöbet tutulmak suretiyle yerine getirilebileceğinin belirtildiği, ancak Yalova il sınırlarının tamamının yol güvenliğinin sağlanabilmesi için yeterli personelin bulundurulmasına imkan bulunmadığı ve bu yolun kurulacak EDS sisteminden daha etkin ve ucuz olmayacağı, sonuç olarak dava konusu işlem, kamu yararı gözetilmeksizin ve Yalova ilinde EDS sisteminin kurulmasının gerekliliğini ortaya koyan bilimsel araştırmalara ve istatistiklere aykırı tesis edildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, ... Belediye Başkanlığı görevini yürütmektedir. ... Belediye Meclisi Trafik Düzenleme Komisyonunun 30.10.2019 tarihli olumlu değerlendirme raporuna istinaden, Yalova Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'nün "Yalova Belediyesi ve mücavir alan sınırları içerisinde Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) kurulabilmesi" ile ilgili talebi, Yalova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla oyçokluğuyla reddedilmiştir. Söz konusu karar, Belediye Başkanlığı görevini yürüten davacı tarafından, 5393 sayılı Belediye Kanununun 23/1. maddesi kapsamında, konunun yeniden Belediye Meclisinde görüşülmesi talebi ile iade edilmiştir. Daha sonra aynı konu 02.12.2019 tarihinde yeniden Yalova Belediye Meclisinde görüşülmüş ve Meclisin ... tarih ve ... sayılı kararıyla oyçokluğuyla reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; dava dilekçesinde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin gösterileceği, 14. maddesinin (f) bendinde; dilekçelerin husumet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin (c) bendinde ise; davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine karar verileceği, 16. maddesinde, dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya tebliğ olunacağı, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edilerek dosyanın tekemmül ettirileceği, 27. maddesinde belli şartların birlikte gerçekleşmesi durumunda ancak davalı idarenin savunması alındıktan sonra yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceği, 31. maddesinde "tarafların vekilleri" konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde; tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması, dava takip yetkisine sahip olunması, vekil aracılığı ile takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamenin bulunması halleri dava şartı olarak belirlenmiş, 115. maddesinde ise; mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş ise davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceği hüküm altına alınmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Meclis kararlarının kesinleşmesi" başlıklı 23. maddesinde, " Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir. Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idarî yargıya başvurabilir. Kararlar kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderilir. Mülkî idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez. (İptal beşinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 04/02/2010 tarihli ve E:2008/27, K:2010/9 sayılı Kararı ile.) Kesinleşen meclis kararlarının özetleri yedi gün içinde uygun araçlarla halka duyurulur." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 43. maddesinde, "Belediye başkanının kendisinin, birinci ve ikinci derecedeki kan ve kayın hısımlarının ve evlatlıklarının, belediye ile ihtilâflı olduğu durumlarda dava açılması ve bu davada belediyenin temsili, meclis birinci başkan vekili, bulunmadığı takdirde ikinci başkan vekili veya bunların yetkilendireceği kişiler tarafından yerine getirilir." kuralına yer verilmiş, madde gerekçesinde ise; söz konusu kural ile belediye başkanı ve yakınlarının, belediye ile ihtilaflı oldukları durumlarda, belediye adına başkana karşı dava açılması ve açılan davada belediyenin temsil edilmesine ilişkin hususların düzenlendiği, böylece 1580 sayılı Kanunun önemli bir eksiği olan belediyenin kendi başkanına veya yakınlarına karşı temsili konusundaki belirsizlik ve bunun neden olacağı sakıncaların ortadan kaldırıldığı, madde ile belediyenin haklarının, başkana karşı bile güvence altına alındığı vurgulanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Belediye başkanı tarafından meclis kararının iptali istemiyle açılan davada, davalı idarenin, ilgili Belediye Başkanlığı olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, belediyeyi temsil yetkisi kendisine geçen kişinin 5393 sayılı Kanunun 43. maddesine göre belirlenmesi ilk derece mahkemesinin öncelikli meselesi olmaktadır. Zira; 6100 sayılı Kanunun 114. maddesinde; tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde temsilcinin gerekli niteliği sahip bulunması, dava takip yetkisine sahip olunması, vekil aracılığı ile takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamenin bulunması dava şartı olarak belirlenmiş, 115. maddesinde ise; mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında re'sen araştıracağı, dava şartı noksanlığını tespit ederse ve noksanlığın giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması yoluna gideceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda bahsi geçen nitelikteki bir davada, Belediye Başkanı davacı olduğundan, Başkan sıfatıyla belediyenin hukuk müşavirlerine veya avukatlarına Belediyeyi temsil etmeleri için verdiği vekaletname ile davanın belediye adına takibi mümkün olmayacak, meclis birinci başkan vekili, yokluğunda ise ikinci başkan vekili tarafından doğrudan ya da vekil edecekleri kişiler tarafından davanın takibi gerekecektir. Aksi halde 2577 sayılı Kanunun 16. maddesindeki, dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya tebliğ olunacağı, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edilerek dosyanın tekemmül ettirileceği açıktır. Bakılan davanın, Yalova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali amacıyla Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman tarafından, Yalova Belediye'si hasım gösterilmek suretiyle açıldığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 43. maddesi gereği belediyeyi temsil edecek kişinin tespitine yönelik gereken araştırmanın Mahkemece yapılarak dava dilekçesinin anılan madde uyarınca yetkili olan kişiye ya da vekiline tebliğinden ve davalı belediye adına savunması alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekiren, dava dilekçesinin Yalova Belediyesi'ne tebliğ edildiği, savunma ve cevapların da bu davalı idare tarafından verildiği görülmektedir. Bu durumda, Mahkemece dava dilekçesinin 5393 sayılı Belediye Kanunun 43. maddesine uygun bir şekilde maddede yazan kişi veya kişilere tebliği sağlanıp usulüne uygun olarak savunma alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekeceği tabiidir. Bu itibarla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 01/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.