Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu tak
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ...ŞTİ.’nin keşide etmiş olduğu ... A.Ş. - ... Şubesi’ne ait 04,06.2015 keşide tarihli, 25.800,00-TL bedelli, ... numaralı çekin davacı Banka borçlusu ... Şti, tarafından temlik cirosuyla davacı Banka’ya devredilmiş olmasının akabinde, yasada öngörülen süre içerisinde ibraz edilmediğinden kambiyo vasfını yitirmiş çekten kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğümün... Esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile icra takibine geçildiğini,ancak davalı ...Şti. aleyhine başlatılan icra takibine, takibe konu borcun kendisine ait olmadığı, takibe dayanak teşkil eden çekin kambiyo vasfını yitirmiş olduğundan böyle bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini,davalı itirazlarının haksız ve dayanıksız olduğundan itirazın iptali gerektiğini, davalının borca, faizine ve fer’ilerine yönelik itirazının yerinde olmadığım, yasal sürede ibraz edilmediğinden dolayı çek her ne kadar kambiyo vasfını yitirmiş olsa da çekin altındaki imzanın davalıya ait olduğunun açık olduğunu, davalı tarafın itiraz dilekçesinde imzanın davalı firma yetkilisine ait olmadığı yönünde bir iddia da bulunmadığını,Yargıtay... Hukuk Dairesi Başkanlığının 08.12.2015 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında,“Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının vade tarihi keşide tarihinden önce olan 8.000,00-TL bedelli bonoya dayalı olarak ilamsız takip başlattığı, senedin düzenlenme tarihi 05.12.2012, Ödeme tarihi ise 25.01.2012 olduğundan, kambiyo senedi niteliğini haiz olmadığı, davalının senet altındaki imzaya karşı çıkmadığı, Yargıtay ...Hukuk Dairesinin 11.05.2010 günlü ve ... esas, ... Karar sayılı ilamında gösterildiği üzere, vade tarihinden sonraki bir keşide tarihini taşıyan senet kambiyo senedi niteliğini haiz değilse de, imzası inkar edilmediğinden borç ikrarına havi adi bir borç senedi niteliğinde olduğu, dolayısıyla bu senet sebebiyle borçlu olmadığını davalının yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, davalının herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayanağı delillerle geciktirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verildi” Hükmüne yer verildiğini,Ayrıca yine Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığının 17.04.2014 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında:“Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; süresinde ibraz edilmeyen çeklerin kambiyo vasfının kalmadığı, bu çeklere dayanılarak genel haciz yolu ile takip yapılamayacağı, süresi içinde ibraz olunamayan çeklerde hamilin, keşideciye veya cirantaya karşı müracaat hakkını kaybedeceği, bu hale göre davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerinden yararlanabileceği, bu durumda da ispat külfetinin davacı hamilin ispat etmesi gerektiği, kaldı ki davacının açmış olduğu davanın sebepsiz zenginleşme davası olmadığı, davanın itirazın iptali davası olduğu ve davacının temel borç ilişkisini gösterir belge ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.6762 TTK.’nun 726/1 maddesi gereğince, hamilin cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren 6 ay geçmekle zamanaşımına uğrar. Somut olayda takip dayanağı çek zamanaşımına uğradığından kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş olur.Bu durumda, taraflar arasında temel ilişki varsa bu çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacaklı alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise hamil, 6762 sayılı TTK'nun 730/14 maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanacağı belirtilen TTK’nun 644. maddesi hükmüne göre, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde keşideciden alacak talebinde bulunabilir. Böyle bir durumda keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür.Somut olayda, davalı (keşideci) ile ciro yoluyla çeke hamil olan davacı arasında temel ilişki bulunmadığından uyuşmazlığın 6762 sayılı TTK’nun 644. maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak davanın nitelendirilmesinde ve ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına, peşin harem istek halinde iadesine, 17.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildiğini,”Davalı tarafın, itiraz dilekçesinde imza inkârında bulunmadığından borç ikrarını havi senede dayalı olarak, Yargıtay içtihatları kapsamında (Eski TTK madde 644) Yeni TTK madde 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden takibin devamı açısından işbu davayı açma zaruriyetinin hâsıl olduğunu,Yukarıda açıklanan ve yargılama sırasında meydana çıkacak nedenlerden dolayı, borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasından yapmış olduğu itirazların İptaline ve takibin devamına, alacağımızın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına, masrafların davalılar üzerine bırakılmasına ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.