Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3856 E. , 2024/1049 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3856 Karar No : 2024/1049 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İzmir ili, Buca ilçesi, ... Camii İmam…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3856 E. , 2024/1049 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3856 Karar No : 2024/1049 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İzmir ili, Buca ilçesi, ... Camii İmam Hatibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ile Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı ile "özel belgede sahtecilik" suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, anılan Mahkemenin 20/09/2019 tarihli ek kararı ile de 5 yıllık deneme süresi sonunda "davanın düşmesine" karar verildiği, hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmayacağının 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrasında açıkça belirtilmiş olması karşısında, mahkûmiyet hükmünün bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, davacının, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "...(sahtecilik) suçundan mahkûm olmamak" şartının yitirildiğinden söz edilemeyeceği gibi, anılan hükmün tek başına Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan koşulun yitirilmesi sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihi olan 23/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin, davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının, (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan mahkumiyetle ilgili "genel şartı" kaybettiği için değil, (B) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "özel şartı" yitirdiği gerekçesiyle tesis edildiği, imam olarak görev yapan davacı hakkında soruşturma raporunda elde edilen deliller ve İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararı dikkate alındığında, din görevlisine yakışmayan eylemleri nedeniyle Yönetmelik'te din hizmetleri sınıfı için öngörülen ortak niteliği kaybettiği sonucuna varıldığından, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinin de dayanak alındığının görüldüğü, hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı ve düşme kararının görmezden gelindiği, ortak nitelik şartının atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlara atanmak için gereken bir şart olduğu ve davacının devlet memurluğunun sonlandırılamayacağı, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan düzenleme eksik olduğundan bu maddenin de iptali gerektiği, ayrıca davacı için çevrede bilinir olma koşulunun da gerçekleşmediği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz dilekçesinde; Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartı düzenlemesi ile davacının ünvanının yanında devlet memurluğuna da son verilebileceğinin değerlendirilmesi durumunda, bu düzenlemenin de iptalinin talep edildiği, ancak İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercileri açılan davalarda, davacının istemi ile bağlı olduğundan, bu istemi daraltacak veyahut genişletecek biçimde karar verilebilmesine hukuken olanak bulunmamakla birlikte, benzer bir iddia ile anılan maddenin eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle ilk derece olarak Dairemizde açılan davada; Dairemizin 07/06/2022 tarih ve E:2021/2071, K:2022/3325 sayılı kararıyla anılan Yönetmeliğin dayanağı ve üst hukuk normu olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'a, hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 05/03/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.