İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih, 2021/453 Esas ve 2022/682 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile müvekkili banka arasında imzalanan 17.12.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ile borçlu Tasf. Hal. ... Nak. Ve …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2869 - 2026/1034 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2869 KARAR NO : 2026/1034 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2022 NUMARASI : 2021/453Esas ve 2022/682 Karar DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. MÜTEVEFFA : ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih, 2021/453 Esas ve 2022/682 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile müvekkili banka arasında imzalanan 17.12.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ile borçlu Tasf. Hal. ... Nak. Ve Gemi Acente San. Tic. Ltd. Şti'ne kredi kullandırıldığını, diğer borçlular da sözleşmeyi müşterek - müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, takip tarihi öncesi ve sonrası borçluların başkaca bankalar ve alacaklılara olan borçlarını ödemedikleri için haklarında ihtiyati haciz kararları alındığını, icra takibi ve hacizler yapıldığını, takip tarihi itibari ile borçlular tarafından kredinin ödenmemesi nedeniyle .... Noterliği'nin 25/06/2019 tarih ve 17606 Yev. sayılı ihtarnamesi keşide edilerek borcun 56.272,12-TL üzerinden kat edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/402 D. İş 17/07/2019 tarihli kararı ile davalı borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak .... İcra Müd. 2019/8401 Esas dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı borçluların itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, borçlular tarafından yapılan itirazın genel ve sebepsiz nitelikte olduğunu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçluların itiraz dilekçesinde borcun ödendiğine dair herhangi bir belge de ibraz edilemediğini itirazların haksız, kötüniyetli ve takibi sürüncemede bırakmak amacı taşıdığını tüm bu nedenlerle borçluların itirazlarının iptaline karar verilerek takibin devamına karar verilmesini borçlular kötü niyetli olduklarından alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve usulden reddi gerektiğini, takibe konu olan alacak için başlattığı takibe borçlunun itiraz etmesi üzerine, bu itirazın kendisine bildirilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde alacaklının mahkemeye başvurarak itirazın iptali davasını açması gerektiğini, dava konusu takipte yer alan borca ve fer'ilerine ise 29.07.2019 tarihinde itiraz ettiklerini, itiraz üzerine 30.07.2019 tarihinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, ..., İcra Müdürlüğü'nün 2019/8401 Esas sayılı dosyası kapsamında bakıldığında, 30.07.2019 tarihinde durdurmasının yanı sıra, davacı banka tarafından 02.08.2019 tarihinde icra dosyasında talepte bulunduğunu, davacı bankanın 02.08.2019 tarihinde itirazdan ve takibin durdurulmasından haberdar olduğunu, borcun temelini oluşturan müvekkilinin kefaletinin Genel Kredi Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, sözleşme incelendiğinde genel işlem koşullarının, kefalete dair hükümlerinin ayrı ayrı açıklandığına ve kendilerince de kabul edildiğine dair bir beyanlarının bulunmadığını, ... A.Ş'nin itirazın iptali dava dilekçesinde müvekkili ...'ın müteselsil kefil olarak lanse edilse de müvekkili tarafından .... Noterliği 05.07.2019 tarih ve 19003 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kefaletten döndüğünü ve kelil olarak sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin tek sorumluluğunun ipotek vermiş olduğu taşınmazla sınırlı olduğunu, bunun dışında müşterek kefil sıtatıyla sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili tarafından banka lehine ipotek verilen taşınmazın satıldığını. sorumluluğunun ortadan kalktığını, bu konuda; Yargıtay 19. HD. 2012/14777Esas, 2013/2711 Karar, 13.02.2013 tarihli, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017712-356 E., 2019/711 K. 18.06.2019 kararı bulunduğunu, öncelikle yasal süresi içerisinde açılmayan davanın usulden reddine, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmudığından davanın esastan reddine, davacı banka aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine. karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içinde açılmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiği, davacı vekili tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/8401 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkillerine gönderilen ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde itiraz edilmesi nedeniyle 29.07.2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin ihtiyati haciz kararına dayanarak 02.08.2019 tarihinde icra dosyasına talepte bulunduğu, itirazın iptali davası açması süresinin bu tarihte başladığı, müvekkilleri adına yaklaşık 12 adet taşınmaz davacı banka tarafından satılarak parasının kendileri tarafından tahsil edilmekle taşınmazlar üzerindeki ipotekler ve yine satılan gemi bedellerinin borca mahsuben tahsil edilmek suretiyle rehinlerin kaldırıldığı, ipotek ve rehinlerin kaldırılmasının alacaklarının tahsili anlamına geldiği, bu taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılması yönünde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/167 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup halen devam ettiği, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olduğu dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin iddia edilen vakayı ispata elverişli araçlar olmadığı, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih, 2021/453 Esas ve 2022/682 Karar sayılı kararında, bilirkişilerin 23/06/2022 tarihli heyet raporlarında davacı bankanın davalılardan 64.687,74.TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelenerek öncelikle davalı ...'in kefalette eş rızası bulunmadığına ilişkin itirazı değerlendirildiği, kefalette eş rızası 6098 sa. TBK madde 584/1 uyarınca geçerlilik şartı olsa da Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca dava konusu genel kredi sözleşmesinde eşlerin aynı sözleşmeyi imzaladığı ve davalı ...'in eşi ...'ın imzası bulunduğu görülmekle eşlerden birinin kefalete muvafakatının bulunmadığı ve kefaletin geçersiz olduğu savunmasına itibar edilmediği, davalılardan ...'un kefaletten dönme ve tek sorumluluğunun ipotek vermiş olduğu taşınmaz ile sınırlı olması nedeniyle kredi sözleşmesinden sorumlu olmadığı yönündeki savunmasının değerlendirilmesinde ise; 6098 sa. TBK madde 599 "Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir. Kefil, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü içerdiği, madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere kefaletten dönme belirli şartlara tabi tutulduğunu, bu davalı açısından dosya kapsamına sunulan bilgi, belge ve deliller uyarınca borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumunun önemli ölçüde bozulduğu ya da kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü bir durumun ortaya çıkması söz konusu olmadığı gibi alınan bilirkişi raporları uyarınca kefaletten dönme tarihi olan 05.07.2019 tarihi itibariyle borcun devam ettiğini, kefaletten dönme şartlarının oluşmadığını, dolayısıyla davalının kefalet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğunun devam ettiği bilirkişi raporlarının birbirlerini destekler nitelikte olup, hükmü kurmaya elverişli olması ve davacının davasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/8401 Esas sayılı dosyası incelenmesinde Davacı tarafça müvekkilleri aleyhinde İlamsız İcra takibi başlatıldığını, müvekkilleri tarafından süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle icra müdürlüğü tarafından 30.07.2019 tarihinde takibin durdurmasına karar verildiği açıkça anlaşıldığını, İcra Müdürlüğü tarafından verilen durdurma kararının alacaklıya tebliği veya tefhimden itibaren 1 yıl içerisinde bu davanın açılması gerektiğini, alacaklı/Davacı’ya her ne kadar durdurma kararı tebliğ olunmasa da banka tarafından tarafından 02.08.2019 tarihinde icra dosyasında talepte bulunulmakla, davacı bankanın 02.08.2019 tarihinde itirazdan ve takibin durdurulmasından haberdar olmakla tevhim olunduğunu, dolayısıyla davanın, dava açma süresi geçtikten sonra açılması nedeniyle süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca yeterli inceleme yapılmaksızın ve yeterli delil toplanmaksızın usul ve esasa aykırı olarak karar verildiğini, davacı ... Anonim Şirketi Kredi verirken ... şirket üzerine kayıtlı gemi üzerine rehin koydurdu alacaklının gemi üzerinden rehini kaldırdı rehin kalkması borcun ödenmiş olması davaya cevap dilekçesinde geminin araştırılmasını istememize rağmen sayın mahkeme ve bilirkişiler dikkate alması gerektiğini, ayrıca ...'un kısıtlı olması ve ...'u kefil olması için mahkeme izin kararı olması gerektiğini, ...,un eşi ...'un muvafakati olduğunu, davacı tarafca ileri sürülen kefil sözleşmesindeki imzanın ...'a ait olmadığını, ... okuma yazmasının olmadığını, mahkeme ve bilirkişilerin dosyayı incelemeden karar verildiğini, mahkemenin 2021/453 E, 2022/682 K, sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bakımından yalnızca ipotek verilen taşınmaz kapsamında sorumluluk söz konusu olup işbu durumda üst sınır ipoteğinin varlığının aşikar olduğunu, bu meyanda; tek sorumluluğu ipotek vermiş olduğu taşınmazla sınırlı olan müvekkilinin müşterek kefil sıfatı ile sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil tarafından banka lehine verilen ipotekli taşınmaz satılmış ve paraya çevrilmiş olup müvekkilinin vermiş olduğu üst sınır ipoteği kapsamında herhangi bir borcunun kalmadığı izahtan vareste olduğunu, müvekkilin ipotek verilen taşınmaz paraya çevrilmiş olduğundan bankaya karşı herhangi borcu ya da sorumluluğu söz konusu olamayacağını, bilindiği üzere, bankaların genel kredi sözleşmeleri için tesis edilen ipoteklerde ipotek verenin ayrıca ipotek limiti kadar müşterek borçlu ve kefil olmasına ilişkin koşulların genel işlem şartları kapsamında denetime tabi tutulacağını, denetim kapsamında 01.07.2012 tarihinden itibaren imzalanmış olduğunu, bankaların kredi sözleşmelerinde ipotek verenin ayrıca müşterek borçlu ve kefil olarak belirlendiği şartlar TBK m. 21 uyarınca yazılmamış sayılacağını, yerel mahkeme tarafından gerekçeli karardan da anlaşılacağı üzere bu kapsamdaki itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmemiş olup, bu yönüyle de yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, ayrıca yerel mahkeme tarafından dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının hukuka aykırı olarak reddedildiğini, zira dosya içerisinde bulunan dilekçelerinde ve duruşmalarda izah ettiği üzere bilirkişi raporlarında müvekkili tarafından verilen ipotek ve bu ipoteğin paraya çevrildiği hususu hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, bu suretle bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı inceleme neticesinde tanzim edildiğini, tüm bu hususlara rağmen yerel mahkeme tarafından dosya içerisindeki itiraza uğramış bilirkişi raporlarının dikkate alınarak hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu yönüyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, huzurdaki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması, müvekkilinin ipotek ettirdiği taşınmazının davacı banka tarafından satılmış olması ve yine müvekkili tarafından keşide edilerek davacı bankaya gönderilen .... noterliği'nin 19003 yevmiye numaralı ve 05.07.2019 tarihli kefaletten dönmesi ve kefil olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığına yönelik ihtarnamesi gözetilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın kaldırılması ve müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih, 2021/453 Esas ve 2022/682 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, davalılar ile imzalanan 17.12.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ile borçlu Tasf. Hal. ... Nak. Ve Gemi Acente San Tic Ltd. Şti ne kredi kullandırıldığı, diğer borçluların sözleşmeyi müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, borçlular tarafından kredinin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/8401 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlular tarafından yapılan itirazın haksız olduğu belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş, davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiş mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Kefalet sözleşmesinin şekil şartlarını düzenleyen TBK'nın 583. maddesinde, "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesi bulunmaktadır. Diğer yandan TBK'nın 584. maddesine 28.3.2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 77. maddesiyle eklenen fıkrada ise " Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." hükmü getirtilmiştir. Anılan hüküm gereğince kefilin ticari faaliyeti veya ortak ya da yöneticisi olduğu ticari işletmeler için verilen kefalette eş rızası aranmaz. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı banka ile dava dışı Anmer Uluslararası Nakliyat ve Gemi Acenteliği San ve Tic Ltd. Şti arasında 17.12.2014 tarihli 300.000,00 USD bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesinin ... tarafından müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığı, davalı kefillerin kefalet sözleşmelerinin geçerli olduğu, davalı ...'ın borcun doğumundan sonra 05.07.2019 tarihinde kefaletten döndüğünü beyan ettiğinden, takip konusu kefalet sözleşmesinden kaynaklı olarak sorumluğunun bulunduğu, dosya kapsamına göre ...'un 06.05.2016 tarihinde kısıtlandığı, takibe ve davaya konu kredi sözleşmesinin ise 17.12.2014 tarihli olduğu, İİK'nin 67/1 maddesinde dava açma süresinin ödeme emrine itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtildiği, harici öğrenmenin tebliğ sayılamayacağı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/8401 Esas sayılı takip dosyasında davalılar tarafından yapılan itiraz dilekçelerinin davacıya tebliğ edilmediği, bu durumda davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, mahkemece bilirkişi raporu ile davalıların sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, denetime elverişli, dosya kapsamına ve kredi genel sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, davalılar tarafından takip konusu kredi borcunun ödendiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, 6100 sayılı HMK'nin 357 maddesi gereğince göre bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, dolayısıyla davalının ilk derece mahkemesinde ileri sürmediği imzaya ilişkin iddiasının incelenme imkanı bulunmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu esas alınıp davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davalılar vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih, 2021/453 Esas ve 2022/682 Kararına karşı davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.418,81.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.338,11.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 80,70.TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 28/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır