1. Ceza Dairesi 2025/3565 E. , 2026/767 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/639 E., 2025/355 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edileb…
1. Ceza Dairesi 2025/3565 E. , 2026/767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/639 E., 2025/355 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2023/322 Esas, 2024/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.01.2025 tarihli ve 2024/639 Esas, 2025/355 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sanığın ceza ehliyetinin bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz ve davranışın bulunmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın ceza ehliyetinin bulunduğuna yönelik alınan raporların hukuka uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ve mağdurun aynı mahallede yaşamaları nedeniyle birbirlerini tanıdıkları, olay günü sanığın ayakkabı boyacılığı yapan mağduru çarşıda gördüğü, sanığın yanında bulunan bıçak ile mağdurun yanına gelerek göğsünden yaraladığı, sanığın eylemi neticesinde mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. 3. Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetin bulunmaması, bıçağı rastgele savurması, sanığın mağdurun göğüs bölgesinden tek bir bıçak darbesi ile yaralanmasına neden olduğu ve eylemine devam etmediği, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu ve mağdurda meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Kabule göre de; sanığın mağduru göğüs bölgesinden bir bıçak darbesiyle yaraladığı ve mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek asgari ile makul(orta) sınır arasında bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3-4) numaralı paragraflarında açıklandığı üzere sanık müdafiinin temyiz istemi suç vasfı ve fazla ceza tayini yönünden yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.01.2025 tarihli ve 2024/639 Esas, 2025/355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.