Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (''SPK'') Kanun (Sermaye Piyasası Kanunu/SerPK) hükümlerine uygun olarak 22.01.2016 yılında geniş yetkili aracı kurum olarak faaliyet izni almış ve mevzuata uygun şekilde aracılık faaliyetlerini sürdüren bir aracı kurum olduğunu, müşterilerine verdiği sermaye piyasaları aracılık hizmetleri için davalı borçlu Banka'nın .... ilindeki ....Şube nezdinde hesabının bulunduğunu, müşterilerin hesaplarının bulunduğu ba
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Almanya'da yaşayan Türk asıllı Alman Vatandaşı olup Türkiye'den Almanya'ya dönüş yaptığı sırada 12.08.2016 tarihinde kendisine ait ... plakalı ... Limited model araç ve arkasındaki ... plakalı ... tipi römorkla İstanbul İli sınırında otoban orta şeridinde seyir halinde iken önüne kıran araç sebebi ile fren yapmak zorunda kaldığını, arkasında seyreden davalının sigortalısı ... adına kayıtlı ... plakalı kamyonetin arkadan çarpması sebebi ile de hem aracında hem de römorkunda maddi hasar meydana geldiğini, iş bu durumun taraflarca düzenlenen 12.08.2016 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında sabit olduğunu, kazaya davalının sigortalısı aracın sebebiyet verdiği ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin yurtdışına çıkışı sırasında kaza gerçekleştiği için aracını ve römorkunu Almanyada tamir ettirmek durumunda kaldığını, kazaya karışan araç davalı şirkete sigortalı olup müvekkilinin Almanya'ya döndüğünde hasarlı araç için 1.461,18 Euro römorku içinse 915,56 Euro olarak bilirkişi tarafından tespit edildiğini, 14.12.2016 tarihli dilekçe ile müvekkiline ait araç ve römork tamir bedeli olan 2.376,74 Euro maddi tazminatın TTK 1427. Madde gereğince hasarın ihbar edildiği tarihten sonraki 45 günden itibaren işleyecek Euro mevduatına uygulanan faizi ile ve hasar tespiti için yaptırılan bilirkişi ödemesi 296,31 Euronun ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 12/08/2016 tarihinde meydana gelen kazada araçta oluşan araç hasarını talep ettiklerini, ilgili hasar nedeniyle davacı tarafın aldırmış olduğu raporda tamirat masrafı olarak KDV'siz 1.227,88 Euro olarak hesaplama yapılmış olup şirketin bu tutarı davacı ...'ya 06/12/2017 tarihinde ödediğini, fatura aslı şirkete sunulmadığı için KDV ödemesi yapılamadığını, davacının talebi olan araç hasarına ilişkin ödeme gerçekleşmiş olması nedeniyle konusuz kalan davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 31.000.00 TL olup, yapılan ödeme düşüldüğünde 25.357,10 TL teminatı kaldığını, kabul manasına gelmemek kaydı ile şirketin kalan bu teminat ile sorumlu olduğunu davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; 1.148,86 Euro hasar bedelinin 30/12/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Ekspertiz masrafının yargılama giderlerinde değerlendirilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yüklenen borçların tavzih yolu ile değiştirilemeyeceği gerekçesi ile 09.07.2020 tarihinde taleplerinin reddedildildiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve Mahkeme bilirkişi raporunda görüleceği üzere 296,31 Euro ekspertiz masrafı olduğunu, maddi hata olduğunu, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. Davacı sigortalısı yabancı plakalı aracını, kayıtlı olduğu Almanya'da tamir ettirmiş ve orada araç mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre belirlenen ve ödenen araç hasarının ve ekspertiz ücretinin tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsilinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Yukarıda ifade olunan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurulduğunda, yabancı para borcunun alacaklısı olan davacı tarafın, fiili ödeme günündeki kur üzerinden talepte bulunma hakkına sahip olduğu gözetilerek ve davacının talebiyle de bağlı kalınarak ekspertiz ücretinin Euro olarak yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.