Ceza Genel Kurulu 2017/1122 E. , 2020/381 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 71-519 Sanık ...'ın bilişim sistemine veri yerleştirme suçundan TCK'nın 244/2-3, 43, 62 ve 51/1-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine ilişkin Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.12.2009 tarihli ve 798-1352 sayılı hükmün sanık müdafisi ve katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi ü…
**Ceza Genel Kurulu 2017/1122 E. , 2020/381 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 71-519 Sanık ...'ın bilişim sistemine veri yerleştirme suçundan TCK'nın 244/2-3, 43, 62 ve 51/1-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine ilişkin Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.12.2009 tarihli ve 798-1352 sayılı hükmün sanık müdafisi ve katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 12.12.2013 tarih ve 31922- 29069 sayı ile; "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 100. maddesinde yer alan 'Elektronik ortamda hazırlanacak bilgi ve belgeler adli ve idari makamlar nezdinde resmî belge olarak geçerlidir.' şeklindeki düzenleme karşısında sanığın bir başkasına ait şifreyi kullanarak çalışmayan kişilerin çalışmaya başladıkları yönünde e-bildirge hazırlaması şeklindeki eyleminin resmî evrakta sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesince 30.10.2014 tarih ve 71-519 sayı ile; sanığın TCK’nın 204/1, 43/1, 62/2 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafisi ve katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 13.09.2017 tarih ve 13703-5542 sayı ile; "I-) Sanığın Sosyal Güvenlik Kurumuna e-bildirge ile bilgisayar ortamında sahte işe giriş bildirgesi düzenleyerek iş yerinde çalışmayan kişileri sigortalı olarak gösterdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; e-bildirge, imza ve şifre ile bilgisayar ortamında işe giriş bildirgelerinin verilmesi eyleminde, sahte oluşturulmuş maddi varlığı haiz, somut bir belge olmadığı, eylemin bu hâli ile TCK'nın 244. maddesi 2. fıkrasında yazılı sisteme veri yerleştirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı ile yazılı şekilde resmî belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmuş olması, II-) Kabule göre de; 1-) Bozma öncesi verilen 09.12.2009 tarihli ilk hükmün katılan vekili tarafından vekalet ücretine hasren temyiz edildiği ve bozma sonrası sanığın kazanılmış hakkı doğduğu hâlde CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılarak sanık hakkında daha ağır cezaya hükmolunması yasaya aykırı, 2-) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 140-85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 05.10.2017 tarih ve 14853 sayı ile;