T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/153 Esas KARAR NO:2026/58 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:02/03/2023 KARAR TARİHİ:28/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından sigortalı ... plaka aracın 09.08.2010 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresind…
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/153 Esas KARAR NO:2026/58 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:02/03/2023 KARAR TARİHİ:28/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından sigortalı ... plaka aracın 09.08.2010 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın gerçekleştirdiği trafik kazası nedeniyle ... ile ... hayatını kaybettiğini, müvekkilinin ve ... kartalın yaralandığını, müteveffa ...'ın müteveffanın ve ...'ın oğulları olduğunu, müvekkilinin oğlunu kaybederek onun desteğinden mahrum kaldığını, müteveffa ...'ın ...'ın eşi olduğunu, ...'ın da eşini kaybederek onun desteğinden mahrum kaldığını, bu sebeple .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan kök raporda ... için destekten yoksun kalma tazminatının 110.467,25 TL, ... için destekten yoksun kalma tazminatının 23.758,00 TL, ... için maluliyet tazminatının ise 108.642,27 TL olarak hesaplandığı, 18/07/2022 tarihinde alınan ek rapor da ise 6)Davacı ...' ın “müteveffa oğlu ...’ ın desteğinden yoksun kalması nedeniyle nihai ve gerçek maddi zararının 89.519,08 TL olduğu, ancak ıslah edilen ve ek dava ile talep edilen tutarının aşılamayacağı," şeklinde denildiği, müvekkili ... için taleplerinin 40.000,00 TL olduğunu bu yüzden kalan bakiye alacakları olan 49.519,08 TL için ıslah talep etme zorunlulukları olduğunu, bakiye kalan 49.519,08 TL alacaklarının olduğunu, bu kalan bakiye için davalı şirkete başvurduklarını, başvuruya bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, bakiye kalan 49.519,08 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, ...’ın vefatı nedeniyle, 14/12/2010 tarihinde toplam 18.405,58.-tl ödeme yapıldığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumlarının hesaplanması için dosyanın atk'ya gönderilmesi gerektiğini, pmf yaşam tablosunun esas alınarak tekrar aktüer hesabı yapılması gerektiğini, davacının destekten yoksun kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini, istiap haddinin aşılıp aşılmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 15/05/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1- ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile ZMM sigortası kapsamında sigortalanan ... plaka sayılı araç tarafından 09.08.2010 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın gerçekleştirdiği trafik kazası neticesinde ... ile ... hayatını kaybetmiş, ... ciddi şekilde yaralanmış, ... hafif yaralanmıştır. 2- Müteveffa ..., müvekkil ... ve ...’ın oğludur. Davacılar oğlunu kaybederek onun farazi desteğinden yoksun kalmıştır. Yine bu kazada ... ciddi şekilde yaralanmış ve maluliyeti oluşmuştur. 3- 09/08/2010 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç; davalı şirkete 04/03/2010 - 2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 156.594,42.-TL’dir. ...’ın vefatı nedeniyle, 14/12/2010 tarihinde toplam 18.405,58.-TL ödeme yapılmıştır. 4- ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı dosya ile takip edilen davada 18.07.2022 tarihli Ek rapor ile ıslah sonrası ölen oğlu ...’ın farazi desteğinden yoksun kalması sebebiyle bakiye kalan 49.519,08 TL maddi tazminatın, ölüm ve kaza tarihi olan 09.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsili talebiyle işbu görülmekte olan davayı açmıştır. 5- Davalı Sigorta şirketi davacı dava öncesinde dava konusu kaza sebebi ile ...’ın vefatı nedeniyle, 14.12.2010 tarihinde toplam 18.405,58 TL ödeme yapıldığını yine de Usule ilişkin olarak, dava dilekçesinde dayanak gösterilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyanın celbini ve anılan davada verilen karar kesinleşinceye kadar bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6- .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas Sayılı dosyası için ... Karar Numarası ile 20.12.2016 tarihli dava için kararını vermiştir. Buna göre; “Davacı ..., maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile 10.000,-TL maddi tazminatın, 14/12/2010 temerrüt tarihinden 98.642,27TL’nin 09/08/2012 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” İSTİNAF yolu açık olmak üzere 22.11.2022 tarihinde karar vermiştir. 7- T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2023/303 no.lu dosyaya ait ... no.lu İstinaf Mahkemesi Kararı (.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2022 Tarihli ... Esas- ... No.lu kararı) ile ilgili kararını vermiştir. Davacı ... ile ilgili olarak; “Davacı ...'ın, maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile 10.000,00-TL'sinin 14/12/2010 temerrüt tarihinden tarihinden, 98.642,27-TL'sinin 09/08/2012 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir. Sonuç Olarak Buna göre davacı ...’ın Trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar nedeniyle Bakiye kalan maddi tazminat alacağı olarak talep ettiği 49.519.08 TL maddi tazminatı talep etme hakkı olacağı, Faiz ve başlangıç tarihi ile ilgili olarak takdirin Sayın Hakimlikte olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 18/12/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmaz üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 25/02/2025 tarihli bilirkişi ön raporunda özetle;" tarafımdan talep edilen çalışma, uzmanlık alanımın dışında olduğundan dosyanın Sigorta Hukuku ve Tazminat Hesapları Uzmanı tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı, tarafımdan verilecek ek raporun sağlıklı olamayacağı bu nedenle bu Ön Raporumun kabulünü ve bu görevlendirmeden affımı olurlarınıza saygılarımla arz ederim." şeklinde talepte bulunduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 07/05/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca bilirkişi heyetine yeni bir bilirkişi eklenerek ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 20/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1-...'ın hak sahiplerine ödenebilecek tutarlar 175.000,00 TL teminata göre Hak Sahipleri Hesaplanan Toplam Tutar Oran Poliçe Teminatı Teminata oranlanan Eşi Hanife 183.219,57 185.781,11 = 0,9420 175.000,00 172.586,97 Kızı Hamide 2.561,54 185.781,11 = 0,9420 175.000,00 2.412,89 Toplam 185.781,11 174.999,86 2- "Karayolları ZMSS Genel Şartları A.1 maddesi ile Yüksek Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 29.11.2012 tarih ve 2012/14651 Esas ve 2012/13312 Karar sayılı kararı gereği davacı ...'ın sigortalı aracın işleteni olması nedeniyle maddi tazminat talep edemeyeceği; ancak; takdir Sayın Mahkemeye ait olduğundan iş bu ek raporda da davacı ... yönünden maddi zarar hesabının yapıldığı," ... Hak sahiplerine ödenebilecek tutarlar 175.000,00 TL teminata göre Hak Sahipleri Hesaplanan Toplam Tutar Oran Poliçe Teminatı Teminata oranlanan Anne Sema 89.519,08 181.766,04 = 0,9628 175.000,00 86.186,82 Baba ... 92.246,96 181.766,04 = 0,9628 175.000,00 88.813,16 Toplam181.766,04 174.999,98 3- ...'ın iş göremezlik zararı Geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 258.425,2 TL olarak hesaplanmış olup, Sigorta Şirketlerinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğundan sigorta şirketinden 175.000,00 TL talep edilebileceği, Ancak; Davalı Sigrta Şirketi tarafından 14.0.2.2010 tarihinde sigorta şirketi tarafından ...'a 18.405,58 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olup, dosyada mevcut Aktüerya bilirkişisi tarafından son yapılan hesaplama tarihili bilirkişi rapor tarihi itibarıyla 18.405.58 TL nin güncel değeri 39.282,11 TL olarak hesaplanmış olup, hesaplanan tutar poliçe teminat limitinden düşüldükten sonra sigortacıdan talep edilebilecek tutar (175.000,00 - 39.282,11) = 135.717,89 TL olarak hesaplanmıştır. " şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Davacının huzurdaki davadan önce meydana gelen dava konusu kazaya ilişkin olarak .... Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında tazimnat isteminde bulunduğu, yargılama sırasında bakiye zarar iddiası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., Sayılı dosyasının açıldığı ve bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği , .... Asliye Ticaret mahkemesince verilen 10/11/2020 Tarihli ilk karar ile ; " Davacı ...’ın, müteveffa ...’ın desteğinden yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kabulü ile 40.000-TL. destekten yoksun kalma tazminatının, 14/12/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " C) Mahkememizin ... Esas Sayılı Asıl Dosyası ile Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı Dosyasından, 1-Davacı ...’ın, müteveffa ...’ın desteğinden yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 7.894-TL. destekten yoksun kalma tazminatının, 14/12/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebinin reddine, " şeklinde karar verildiği, mahkemece verilen kararın davalı birleşen dosyalar davalısı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kaldırılması üzerine ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılamada mahkeme dosyası ile birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı Dosyasının tefrikine karar verildiği ve ilgili mahkemenin ... E. Sayısına kaydedilerek arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı gerekçesi ile birleşen destekten yoksun kalma istemine ilişkin davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verildiği görülmüştür. İlgili mahkemenin istinafın kaldırma ilamı sonrası yaptığı yargılama ile 22/11/2022 tarihinde veriği karar ile "Davacı ...’ın, müteveffa ...’ın desteğinden yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kabulü ile 40.000-TL. destekten yoksun kalma tazminatının, 14/12/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verildiği ayrıca davacı ve dava dışı kişilerin tazminat istemleri hakkında hüküm tesis edildiği, mahkemece verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 07/06/2023 tarih ve 2023/303 esas ... sayılı kararı ile incelenerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı huzurdaki davada bakiye destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunduğunu bildirmiştir. Davacının bakiye tazminat alacağının bulunup bulunmadığı var ise ne miktarda olduğunun tespiti için ilgili mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporları incelenmiş, mahkememiz dosyası kapsamında bilirkişi raporu aldırılmış, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilk kararına ve kaldırma ilamından sonra verilen kararına karşı hangi taraflarca yasa yoluna başvurulduğu, taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşup oluşmadığı hususları değerledirilmiş ve inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık kapsamında “usuli kazanılmış hak” kavramının üzerinde durulmasında fayda bulunmaktadır. Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka, usule ilişkin kazanılmış hak denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir. Bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukukî esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21E., 1960/9 K. sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulî kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulî kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 E., 1959/5 K. sayılı kararı). Konu ile ilgili emsal yüksek mahkeme içtihatlarına bakıldığında ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2021/694 E., 2022/648 K. Sayılı kararında " Şu hâlde yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yukarıda da belirtildiği üzere mahkemece verilen ilk karara yönelik davacılar vekilinin bir temyiz itirazının bulunmadığı, kararın davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edildiği, dairece "muhteme yaş süresinin PMF 'y göre belirlenmemesi ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği esas alınmaması " gerekçesiyle kararın bozulduğu ,bozma sonrası alınana maluliyete dair raporda davacı tarafın maluliyetinin % 35,2 ve iyilşeme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği ,, bu itibarla davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hak kapsamında önceki kararda hükmedilen maddi tazminat miktarlarının maddi tazminat zarar tavanını oluşturduğu, bu tavanın aşılmasının mümkün olmadığı, ilk karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden, davalı taraf lehine aleyhe hüküm kurma yasağı oluştuğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı lehine oluşan aleyhe hüküm kurma yasağı gözönünde bulundurularak açılan iş bu ek davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/1896 E., 2025/914 K. Sayılı kararında "Davacı tarafça Dairemiz ortadan kaldırma kararı öncesi alınan hesap raporunda belirtilen toplam 110.776,00 TL maddi tazminattan, davalı... tarafından yapılan ödeme gücelleştirilerek düşüldükten sonra kalan miktar olan 61.848,86 TL üzerinden istemini ıslah ettiği ve mahkemece verilen ilk kararda bu miktar esas alınarak hüküm kurulduğu, davalıların istinafı üzerine Dairemiz ortadan kaldırma kararından sonra alınan aktüer hesap raporunda davacının maddi zararının 846.600,74 TL olduğunun belirlenmesi üzerine davacının ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/145 esas sayılı dosyasında 181.753,73 TL bakiye maddi tazminat için ek dava açtığı, asıl ve ek davanın birleştirildiği, ek davanın davalılar lehine oluşan usuli müktesep hak nedeniyle reddedildiği, mahkemece verilen ilk hükmün davacı tarafından istinaf edilmediği, yine ortadan kaldırma kararından önce alınan maluliyet raporuna ve hesap raporuna davacı tarafından itiraz edilmediği, ortadan kaldırma kararı ile birlikte davalılar lehine usuli kazanılmış (müktesep) hak oluştuğu, bu nedenle taraflardan birinin istinafı üzerine kararın ortadan kaldırılması ve mahkemece bu karara uyulması durumunda artık o tarafın aleyhine hüküm verilemeyeceği, bu nedenle Mahkemece usuli kazanılmış hak nedeniyle ek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır." Nitekim ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2024/1089 E., 2024/1173 K. Sayılı kararında da benzer yönde değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür. Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; davacının huzurdaki davadan önce meydana gelen dava konusu kazaya ilişkin olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunduğu, bu mahkemece yargılama sırasında birden fazla aktüerya raporu alındığı ve alınan raporlar ile birden farklı miktarlara ulaşıldığı, mahkemece ilk karar verilmeden önce alınan son raporun 18/06/2019 Tarihli olduğu ve bu raporda davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 47.894,06-TL olarak hesaplandığı, mahkemece bu rapor doğrultusunda 10/11/2020 tarihinde verilen kararla (... E., ... K. Sayılı karar ile) 40.000-TL nin asıl davada, 7.894-TL nin ise .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Asıl Dosyası ile Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı Dosyasından hüküm altına alındığı , mahkemece verilen bu karara karşı davacı tarafça yasa yoluna başvurulmadığı, davalılar tarafından istinaf isteminde bulunulduğu, istinaf mahkemesince kararın kaldırılmasına ilişkin verilen karar sonrasında .... Asliye Ticaret Mahkemesince birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasının tefrikine karar verilerek tefrik edilen dosyanın arabuluculuk yoluna başvurulmadan açıldığı gerekçesi ile usulden reddine karar verildiği, asıl dava kapsamında ise davacının 40.000-TL. destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınmasına hükmedildiği (.... Asliye Ticaret Mahkemesinin bozma sonrası .... Sayılı kararı ile), böylece mahkemece hüküm altına alınan tazminat tutarının 40.000-TL olarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin istinaf kaldırma ilamı sonrası esas numarası olan ... ( eski ... Esas, ... Karar) sayılı dosyasında istinaf kaldırma ilamı sonrası alınan 18/07/2022 tarihli rapor ile davacının destekten yoksun kalma tazminatının 89.519,08-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça da huzurdaki davada bu rapor ile hesaplanan 89.519,08-TL tazminattan, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin istinaf kaldırma ilamı sonrası esas numarası olan ...sayılı kararı ile hüküm altına alınan 40.000-TL düşülerek huzurdaki davada 49.519,08-TL bakiye tazminat isteminde bulunduğu ancak davacının zararını 89.519,08-TL olarak hesaplayan aktüerya raporunun, ilgili mahkemece verilen ilk kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasından sonra devam eden yargılama sırasında alınana rapor ile tespit edildiği, istinaf ilamından önce mahkemece alınan 18/06/2019 tarihli rapor ile davacının tazminat tutarının 47.894,06 TL olarak hesaplandığı ve mahkemece bu rapora göre verilen ilk kararın davacı tarafça istinaf edilmediği bu hali ile ilk hükümden önce alınan raporda belirlenen 47.894,06 TL tazminat miktarlarının maddi tazminat zarar tavanını oluşturduğu, bu tavanın aşılmasının mümkün olmadığı, ilk karar davacı tarafça istinaf edilmediğinden, davalı taraf lehine aleyhe hüküm kurma yasağı ve usuli kazanılmış hak oluştuğ oluştuğu kanaatine varılmakla davacının toplam zararın olan 47.894,06 TL den , .... Asliye Ticaret mahkemesinin ... (eski ... Esas, ... Karar ) sayılı dosyasında hüküm altına alınan 40.000-TL tutarın düşülmesi ile davacının bakiye destekten yoksun kalma zararının 7.894,06-TL olduğu kanaatine varılmış açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 7.894,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3 - Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4 - Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 7.894,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5 - Davalı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 7.894,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6 - Davacı tarafça yapılan 222,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 205,50 TL ilk masraf (179,90 TL başvurma harcı + 25,60 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 8.427,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.343,47 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7 - Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 2.622,63 TL'sinin davacıdan 497,37 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2026 Katip ... Hakim ...