Başvuru, tazminat davasında uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tazminat davasında uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 9/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Dairesi Başkanlığında şef olarak olarak görev yapmaktayken Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü Kurumsal Hizmetler Daire Başkanlığı Alo 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bilgi hattında şef olarak görevlendirilmesine yönelik işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesince 25/12/2008 tarihli karar ile işlemin yürütmesinin durdurulmasına, 16/4/2009 tarihli karar ile de işlemin iptaline hükmedilmiştir. Başvurucu tarafından başka birimde görevlendirilmesine yönelik mahkeme kararıyla iptal edilen işlem nedeniyle sağlık durumunun bozulduğu ve emekli olmak zorunda kaldığı iddialarıyla 000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle 17/1/2014 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır. Mahkemenin 24/9/2014 tarihli kararı ile, dava konusu tazminat isteminin dayanağı işlem hakkında Ankara İdare Mahkemesince verilen 25/12/2008 tarihli yürütmenin durdurulması kararının idarece hemen uygulanması suretiyle başvurucunun 2/2/2009 tarihinde eski görevine geri döndüğü, işlemin kişisel kin ve garezle tesis edildiğine ilişkin bir tespitin yer almadığı ve başvurucunun manevi değerlerinde tazmin gerektiren bir eksilme olduğununun kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Danıştay İkinci Dairesinin 14/11/2017 tarihli kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 19/9/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 10/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 9/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.